Misyoner katliamı

Tehdit ediliyorlardı
Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar bastıkları için bir süredir tehdit edilen Zirve Yayınevi'nin Malatya İrtibat Bürosu, dün 19 ve 20 yaşlarındaki beş genç tarafından basıldı. Saldırganlar, ellerini bağladıkları Almanya vatandaşı Tilman Geske, Malatya'daki Hıristiyanların ruhani lideri Necati Aydın ve Uğur Yüksel'i bir süre sorguladıktan sonra boğazlarını kesti.
Avrupa'dan tepki yağdı
Polis, zanlıları kaçarken yakaladı. Zanlılardan biri üçüncü kattan atlayınca yaralandı. Gençlerden dördünün İhlas Vakfı'na ait bir yurtta kaldığı, beşinci gencin de aynı yurttan atıldığı belirtildi. Zanlıların cebinde "Beşimiz kardeşiz, ölüme gidiyoruz, dönmeyebiliriz" yazılı mektuplar bulundu. Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinden tepki yağdı.
  • Malatyalı vekiller: Türkiye baltalanıyor
  • 'Dini gerekçeyle yapılan saldırı dehşet verici'
  • MALATYA - Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar yayımlayan Zirve Yayınevi'nin Malatya İrtibat Bürosu dün vahşete sahne oldu. İncil dağıttığı ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğu gerekçesiyle bazı gruplardan tehdit alan yayınevi çalışanlarından Alman vatandaşı 46 yaşındaki Tilman Geske ile Malatya'daki Hıristiyanların 'pastörü', yani ruhani reisi olan 35 yaşındaki Necati Aydın ve Uğur Yüksel elleri bağlandıktan sonra boğazları bıçakla kesilerek öldürüldü. İhbar üzerine olay yerine giden polis, biri binadan atlayıp yaralanan beş zanlıyı gözaltına aldı.
    Merkezi İstanbul'da bulunan Zirve Yayınevi'nin Niyazi Mısr-i Mahallesi'ndeki Ağbaba İşhanı'nın üçüncü katında bulunan Malatya İrtibat Bürosu dün saat 13.00 sıralarında saldırıya uğradı. Saldırganlar, içerde bulunan Alman Tilman Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel'i, ağızlarını kapatıp ellerini arkadan iple bağlayarak etkisiz hale getirdi. Geske, Aydın ve Yüksel'i sorgulayan saldırganlar daha sonra üç kişinin boğazlarını bıçakla kesti. İşhanında günün en hareketli saatinde katliam yapan saldırganlar olay yerinden ayrılmadan polise ihbar geldi. İddiaya göre bir ihbar telefonuyla harekete geçen polis, hemen işhanına geldi. Bir ekip üçüncü kattaki yayınevine yönelirken, bir ekip de bina dışında önlem aldı. Zanlılar 19 yaşındaki Hamit Ç., Abuzer Y. ve 20 yaşındaki Salih G., Cuma Ö. gözaltına alındı. Yakalanacağını anlayan 19 yaşındaki Emre G. üçüncü kattaki yayınevinin balkonundan kendini boşluğa bıraktı. Ağır yaralanan Emre G. hastaneye kaldırıldı. Zanlıların cebinden 'Beşimiz kardeşiz, ölüme gidiyoruz. Dönmeyebiliriz, hakkınızı helal edin' yazılı not çıktı.
    'Bütün ihtimaller araştırılıyor'
    Yayınevine giren polisler kan gölüyle karşılaştı. Elleri bağlanıp boğazları kesilen Geske ve Aydın'ın cesedini bulan polisler, Yüksel'in ağır yaralı olduğunu gördü. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyata alınan Yüksel tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz, daha önce Hizbullah örgütünün kurbanlarının el ve ayaklarını arkadan bağladıktan sonra infaz ettiği hatırlatılınca, "Her türlü ihtimal üzerinde adli birimlerimiz ve Emniyet duruyor. Kısa sürede aydınlanacağını umuyorum. Eldeki unsunları çok iyi değerlendiriyoruz" karşılığını verdi.
    'İnançlı biriydi'
    Hepsi Malatyalı olan zanlıların üniversiteye hazırlık için dershaneye gittikleri, 'Işıkçılar' tarikatına bağlı İhlas Vakfı'nın Malatya Erkek Öğrenci Yurdu'nda kaldıkları ortaya çıktı. Eylemin lideri olduğu iddia edilen ve yaralanan Emre G.'nin ocak ayında kavga çıkardığı için yurttan atıldığı öğrenildi. Zanlıların kaldığı yurtta arama yapan polis, delil olabilecek bazı eşyalara el koydu. Yurt Müdürü Mustafa Erol, Emre G.'nin atılana kadar yurtta kaldığını kabul ederken, diğer dört zanlının öğrencileri olmadığını söyledi. Ancak ismini vermek istemeyen bir genç, Salih G. ve Cuma Ö.'yü tanıdığını belirterek, "Cuma oda arkadaşımdı. Genel olarak sessiz, zararsız biriydi. İnançlı, ancak ibadetine çok düşkün biri değildi" dedi.
    Erdoğan: Gerçek failler aranıyor
    Saldırıyı 'vahşet' olarak niteleyen Başbakan Tayyip Erdoğan, şöyle dedi: "Yayınevinin özelliği ve öldürülenler arasında bir Alman vatandaşının da bulunması olayın boyutlarını biraz daha genişletiyor. Gayretimiz faillerin bir an önce açığa çıkması. Zanlı olarak yakalananlar var. Ama gerçek faillere ulaşılmasına çalışılıyor." (Radika, dha, aa)