MİT büyüyor sıkıntı derinleşiyor

MİT büyüyor sıkıntı derinleşiyor
MİT büyüyor sıkıntı derinleşiyor
Başbakan Erdoğan, müfettişlerden gelecek rapor doğrultusunda istihbaratta iki başlılık ve MİT-Emniyet koordinasyonsuzluğunun giderilmesi konusunda yasal düzenleme talimatı verebilir.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Kamuoyundaki genel algı MİT ile Emniyet istihbaratının koordinasyon içinde çalışmak bir yana sürekli çekişme içinde olduğu yönündedir. Polislere göre MİT’in iç istihbarat kaynağının yüzde 80’i polisten gelen bilgilerden oluşuyor ve Emniyet istihbaratı keserse MİT’in eli kolu bağlanır. Buna karşın yurtdışı istihbaratı konusunda tek kaynak MİT ve MİT’ten emniyete giden istihbarat hem yetersiz, hem teyide muhtaç. Reyhanlı’daki patlama iki kurum arasındaki bu uyumsuzluğu ve çekişmeyi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. İstihbaratın tek elde toplanması projesi de emniyetin yetki ve donanım kaybetme endişesini derinleştiriyor.

Kavga göz önünde

AK Parti iktidarı döneminde Emniyet ile MİT arasındaki kavganın ilki Erzincan ve Erzurum’da yaşanmıştı. Erzincan’da görevli MİT yetkilileri Ergenekon bağlantılı bir soruşturmada gözaltına alınmak istendiğinde polislerle MİT ajanları çatışmanın eşiğine gelmişti.
Fakat iki kurum arasındaki en can alıcı kavga KCK soruşturmasında yaşandı. Polisin sağladığı bilgiler ışığında savcılar MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı sorgulamak istemiş, Başbakan buna izin vermediği gibi AK Parti hükümeti yasa değişikliği yaptırarak MİT çalışanlarının dokunulmazlık zırhını güçlendirmişti. Yine de PKK ’yla mücadelede görev almış birçok MİT görevlisi soruşturma nedeniyle teşhir olmaktan kurtulamamıştı.
Aynı dönemde, Adana’daki bir MİT çalışanının Suriyeli bir muhalifi Esad yönetimine para karşılığı iade etmesi de MİT’e karşı kullanılmıştı. MİT, personel hakkında soruşturma başlatıp konuyu adli mercilere taşısa da basına sızdırılan bilgiler, MİT’in işin içinde olduğunu ima eder nitelikteydi.
Ünlü şike davasında da MİT İstanbul Şube Başkanı’nın zanlı haline getirilmesiyle karşı karşıya gelen iki kurum, Uludere olayından sonra da çekişmişti. Hava Kuvvetleri’nin kaçakçıları MİT’in Fehman Hüseyin’le ilgili yanlış istihbaratı nedeniyle bombaladığı ileri sürülmüştü.
Son olarak Hatay Reyhanlı’da MİT’in bombalı saldırıdan iki gün önce polise çok detaylı bir istihbarat notu gönderdiğinin sızdırılması Emniyet’i zor durumda bırakmış, Emniyet de MİT’i eksik bilgi sunmakla suçlamıştı.

Reyhanlı’da kim haklı?

MİT’in Emniyet’i uyardığını, Emniyet’in geniş bir operasyon yapmaya hazırlanırken saldırının gerçekleştiğini Radikal Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can yazmıştı. Bir gün sonra Emniyet istihbaratının MİTten aldığı bilgilerle kendi birimlerine gönderdiği uyarı yazısını Radikal Ankara Haber Müdürü Ömer Şahin ele geçirdi ve Türkiye’ye duyurdu. MİT’in Emniyet’i uyardığı haberini üst düzey bir MİT yetkilisine sordum. “Doğrudur, Hatay bölgesindeki arkadaşlarımız detaylı ve başarılı bir çalışma yapmış ve polis ile paylaşmış” yanıtını verdi. Aynı yetkili, eylemcilerin Ankara’da eylem planladıklarını, hatta bir süre gözlem yaptıktan sonra Ankara’dan vazgeçtiklerini de söyledi. MİT’e göre, Türkiye’de adli kolluk görevi olmadığı için zanlılara operasyon yapmayıp, durumu polise bildirmek MİT’in temel sorumluluğu ve MİT Reyhanlı olayında bu sorumluluğu yerine getirmiş. Yine MİT’e göre, Emniyet’ten gelen “Eylem yerini yanlış bildirdi” savunması haksız. Çünkü, eylemin planlandığı ve hazırlıkların yapıldığı yerin Hatay ve ilçeleri olduğu yazılmış.

MİT’in rolü artabilir

Türkiye genelinde, personel avantajı nedeniyle istihbarat akışı Emniyet’ten MİT’e doğru gerçekleşiyor. Hatay bölgesinde son üç yılda durum değişmiş. MİT, Adana bölgesinde hem tek başına hem NATO müttefiklerinin kayıtlı istihbaratçılarıyla yoğun bir istihbarat çalışması yürütüyor. Bu çalışmanın temel hedefi Esad yönetiminin ve destekçi ülkelerin istihbarat birimlerine karşı yapılıyor. Ancak Cilvegözü saldırısından sonra MİT’in Türkiye’ye yönelik saldırı hazırlıklarına karşı da hassasiyeti arttırılmış. Haliyle de MİT ile polisin görev alanları Hatay’da sıkça çakışmaya başlamış. Bu çakışmanın nedenleri, Başbakanlık müfettişleri tarafından rapor halinde Başbakan Tayyip Erdoğan ’a iletilecek. Erdoğan, Washington’da kendisine eşlik eden MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dan da detaylı bilgi almıştı. İçişleri müfettişleri de Emniyet’in savunmasını dinleyecek. Bu gelişmeler ve raporlar ışığında Erdoğan’ın yurt genelinde istihbarat alanındaki iki başlılığı ve kurumlar arası çekişmeyi giderecek düzenlemeler yapılması talimatı vermesi kaçınılmaz. Kulislere göre yakın bir gelecekte şu gelişmeler yaşanabilir:
Telefon ve internet iletişiminin takibine dair mevzuat değişebilir ve sinyal istihbaratının tamamı MİT’te toplanabilir. Bu mümkün olmasa bile kuruma Hakan Fidan’la uyumlu çalışacak bir başkan atanarak, TİB ile eşgüdüm içinde çalışması fiilen sağlanabilir. TİB’e uzun süredir atama yapılmamasının gerekçesinin bu hazırlıklar olduğu konuşuluyor.
Emniyet istihbaratında görevlendirilecek yeni yöneticiler MİT’le uyumlu çalışma kapasitesine göre seçilebilir.
İstihbarat kurumları arasındaki eşgüdüm toplantıları artabilir. Yeni bir organizasyon şeması oluşturan MİT, koordinasyondan sorumlu olarak teknik ve personel altyapısını geliştirerek gelecek günlerde daha da güçlenebilir.