MİT laptopu çaldırmış

MİT laptopu çaldırmış
MİT laptopu çaldırmış
MİT, Meclis komisyonuna faaliyetlerini açıklarken bir ajanın evinden, içinde proje bilgisi olan bilgisayarın nasıl çalındığını da anlattı.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

Meclis Yasadışı Dinleme Komisyonu’na bilgi veren MİT mensupları teşkilatın espiyonaj (casusluk) ve kontrespiyonaja (karşı casusluk) yüzde 65, terörle mücadeleye ise yüzde 35 civarında ağırlık verdiğini açıkladı. 27 Şubat’ta AK Parti Milletvekili Zeyid Aslan’ın başkanlığında toplanan Meclis Yasadışı Dinleme Komisyonu’na gelen MİT mensupları yasadışı dinlemelerle ilgili bilgi vermişti. Basına kapalı toplantının tutanaklarına göre MİT mensupları komisyona şu bilgileri verdi: 

MİT’İn gözü Surİye füzelerİnde: “Uçakların, gemilerin veya bazı silah sistemlerinin radarları var. Bunların sinyalleri üzerinden tespit yapmaya çalışıyoruz çevre ülkelere yönelik olarak, ülke güvenliğini sağlamak amacıyla. Mesela, işte, SAM füzeleri vardır biliyorsunuz, bunların üzerinde radarlar vardır. Bu füzeler çalıştığı zaman bizim haberimizin olması gerekir. Bizim de bu tür Türkiye sathında konuşlanmış sistemlerimiz var.
Ağırlık espİyonaj ve kontrespİyonajda: Yaptığımız çalışmalar, espiyonaj, kontrespiyonaj ve terörle mücadele kapsamında yoğunlaşıyor ve bakıldığı zaman bunların oranlarına -özellikle espiyonaj ve kontrespiyonaj ağırlıklı faaliyetlerimiz devam ediyor- yüzde 65 civarında, terörle mücadele ise yüzde 35 civarında.

MİT’İn krİpto analİzİ sorunu: MİT olarak karşılaştığımız bazı sıkıntılar var. Bunlardan birincisi özellikle kripto analiz konusu çünkü dünyaya genel olarak baktığınız zaman her şey çok açık, herkes tarafından erişilir olmaya başladı. Hemen hemen her şey kriptolanmaya başladı. Tabii ki MİT açısından bu çok da olumlu bir durum değil, kripto analiz bu yüzden gittikçe önem kazanıyor. Bu nedenle yatırımların hızlandırılması gerekli.
Casusluk ağı artık daha karışık: Eskiden ülkemizde faaliyet gösteren bir yabancı istihbarat servisinin temsilcilerini tespit etmeniz daha kolaydı. Artık günümüz dünyasında, sadece o istihbarat servisinin uzantısı olan insanlar yok; ülkemize o kadar çok yabancı şahıs gelmeye başladı ki turist, öğrenci, işadamı, gazeteci, akademisyen gibi. Bu küresel ekonomi düzeni içerisinde ilişkiler çok daha karmaşık.
Telefon ÖNLEMLERİ: Sistemlerinizi antivirüslerle, cep telefonlarınızı dinlenmeye karşı birtakım yazılımlarla koruyabilirsiniz ama o telefon bizim için her zaman dinleme cihazıdır. Biz evimize girerken o telefonu hiçbir zaman salonun baş köşesine getirip koymayız. Toplantı yaptığımız özel odalarda masalarımızın üstünde telefonlar hiçbir zaman olmaz, özellikle gizlilik dereceli…
Proje çalındı: Yine daha bireysel örneklere dönersek yurtdışında bir ortak projede görev yapmak üzere altı ay-bir sene kadar eğitim almak üzere bulunan bir uzmanımızın evine hırsızlık maskesiyle girildiğini, o projeyle ilgili bilgilerin yer aldığı dizüstü bilgisayarının çalındığını öğrendik. Çeşitli cep telefonlarının, USB belleklerin, projelerle ilgili toplantılarda rahatlıkla paylaşılabildiğini, yabancılar tarafından hediye edildiğini, hatta bazı cep telefonu şirketlerinin yeni geliştirdikleri bir telefonun test amacıyla, promosyon amacıyla önemli firmalarımızda çalışanlara dağıtıldığını -bu promosyonların beraberinde getirdiği çok büyük riskler var- gördük. 

Komisyon MİT mensubunu deşifre etti

Toplantının başında Komisyon Başkanı Zeyid Aslan, tutanaklara MİT mensuplarının isimlerinin yazılmamasını istedi. Ancak bir MİT mensubu, diğer MİT’çinin ‘birinci ismini’ söyleyerek, “biraz önce …. Bey bahsetti” dedi. CHP ’li Mehmet Siyam Kesimoğlu, ismi tekrar ederek, ‘… Bey kim?’ diye sordu. Bunun üzerine MİT mensubu, “Biraz önce sunum yapan daire başkanımız” yanıtı verdi. Kesimoğlu, başka bir isim söyleyerek “…dememiş miydiniz?” diye sordu. Bu defa MİT mensubu istihbaratçının birinci ve ikinci ismi ile soyadını açıkça söyledi. Karışıklığın, Kesimoğlu’nun MİT’çinin birinci ismini bilmemesinden kaynaklandığı ortaya çıktı. İsim, tutanaklara da açıkça yazıldı.