MİT'in Yargıtay'daki kulisi Çakıcı'yı kurtarmak içinmiş

27 Temmuz'da gitti
İstanbul Başsavcılığı, 'yargıda Çakıcı kulisi' dosyasını 27 Temmuz'da Yargıtay Başsavcılığı'na yollamış. Dosyada, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun ve aracıları müteahhit Hakkı Süha Şen'in telefon kayıtları önemli yer tutuyor.
Kademeli talepler
Başsavcı Nuri Ok'un tatilini kesip işleme koyduğu dosya, Özkaya'nın, "MİT, Çakıcı davasının geciktirilmesini istedi" sözünü doğrulamıyor. Kayıtlar, kulisteki ana amacın 'Çakıcı lehine karar' almak olduğunu, 'bu olmazsa' geciktirme istendiğini gösteriyor.
Her aşamada bilgi
Çakıcı'nın cezası onaylanınca da kulis kesilmemiş. Bir yemekte ve bir de Yargıtay'da buluşan Kozinoğlu ile Özkaya ve Şen arasında kesilmeyen telefon irtibatı, MİT'in Çakıcı dosyasındaki her aşamadan yakından haberdar olduğu izlenimini veriyor.
Muhatabı Atasagun
Bir ayrıntı: Özkaya, evi için 10 Haziran ve 1 Temmuz'da son iki ödemeyi yapmış; yani, Şen 1 Haziran'da gözaltına alınıp, dinlendiklerini öğrendikten sonra... Bir de usul: Protokol gereği Özkaya, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile muhatap olmalıydı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay'a iki hafta önce ulaşan dosyadaki bilgiler, MİT'in Yargıtay'da yaptığı kulisin sadece Çakıcı davasının geciktirilmesini sağlamaya değil, lehine karar çıkarmaya yönelik olduğu iddialarını güçlendirdi. Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın müteahhide yaptığı ödemelerden ikisini (12 milyar lira) müteahhidin ifadesine başvurulmasından, dolayısıyla telefon dinlemesine takıldığını öğrenmesinden sonraki tarihlere rastlaması dikkat çekti.
MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun Özkaya'yla görüşmesinde davayla ilgilenme nedeni olarak 'Alaattin Çakıcı'nın elinde devlet güvenliği için önemli bilgiler var. Hapse girer veya kaçarsa bilgileri alamayız. Davanın geciktirilmesi yararlı olur" şeklinde göstermesine karşılık, kulisin amacının bu kadar masum olmadığı iddiası güçlendi.
İstanbul Başsavcılığı'nın Ankara'ya gönderdiği dosyada, müteahhit Hakkı Süha Şen'in aracı yapıldığı MİT-Yargıtay görüşmelerini yansıtan telefon dinleme kayıtları önemli yer tutuyor. Yargıtay Başkanı, Kaşif Kozinoğlu'nu kabulünü normal gösterip, asıl amacın istihbarat olduğunu söyledi. Buna karşılık, bu dökümlerde, MİT'in davayla ilgilenme nedeninin, öncelikle davanın lehe sonuçlanmasını sağlamaya (ceza kararının bozulması) yönelik olduğu, bu olmayacaksa geciktirilmesini sağlanmaya çalışıldığı görüşünü kuvvetlendiren kimi ayrıntıların bulunduğu bildirildi. Bu arada, Çakıcı
adına cezası onandıktan sonra da, karar düzeltme aşaması-MİT kulisinin sürdüğü kesinleşti. Bu da davanın geciktirilmenin ötesinde, karar değişikliği beklentisini güçlendiren unsur olarak gösterildi.
Başsavcı: Aranmadım
Yasaya göre, ceza davalarında karar düzeltme isteminin sonuç vermesi öncelikle Yargıtay Başsavcılığı'nın bu görüşü paylaşmasına bağlı. Bu yüzden, bu aşamadaki ricanın sonuç doğurması Başsavcılığa ulaşmaya bağlıydı. Radikal, Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok'a bu süreçte Yargıtay içinden ve dışından herhangi bir telkin gelip gelmediğini sordu. Ok, 'Hayır, bana ne o aşamada ne de öncesinde Çakıcı dosyasıyla ilgili herhangi bir rica, telkin iletilmedi. Buna kimse zaten cesaret edemezdi' diye konuştu.
Ok, dosyanın ceza onandıktan 21 gün sonra kendilerine gönderilmesinde bilinçli geciktirme olduğu iddialarına karşılık da, benzer sürenin hemen her davada geçtiğine dikkat çekti. Yargıtay Başsavcılığı önceki aşamada zaten Alaattin Çakıcı'nın cezasının onanmasını istemişti. Başsavcılık, karardan 21 gün sonra kendisine gelen dosyadaki karar düzeltme istemini hızla reddedince, Çakıcı dosyası kapanmış ve infaz için dosya İstanbul'a gönderilmişti.
Sürekli konuşmuşlar
Yargıtay'daki dosyada, MİT'in Çakıcı davasıyla ilgili yalnızca karar tarihinin değil, olası kararın ne yönde olacağına ilişkin sorulara yoğunlaştığını gösteren ayrıntılar da bulunduğu belirtildi. MİT'çi, müteahhit ve Yargıtay Başkanı arasındaki görüş alışverişinin bir kezle sınırlı olmaması, bir yemekte, makamda ve ayrıca çok sayıda telefon konuşmasında konunun gündeme gelmesi dikkat çekti. Yargıtay'dan MİT'in istediği ve Özkaya'nın 'hukuki değerlendirmelerde bulundum' dediği bilgiler arasında, dairenin hangi aşamada ne yaptığı, kararını ne zaman oluşturup bunu ne zaman açıklayacağı konusu dışında, kararın ne yönde çıkacağı, dolayısıyla Çakıcı'nın ne yapacağını belirleyebilecek bilgilerin de bulunduğu kaydedildi.
Ödeme tarihlerine dikkat
Özkaya, Çakıcı'nın villasının tadilat masraflarının alınmaması için müteahhide talimat verdiği iddiasını daha önce reddetmişti. Dünkü açıklamasının ekine de hem villayı satın almasına hem de müteahhide yaptığı ödemelerin dekontlarını koydu. Buna göre, Özkaya, müteahhide ilk ödemesini 28 Nisan 2004 (10 milyar), ikincisini 18 Mayıs 2004 (3 milyar),
üçüncüsünü 10 Haziran (5 milyan), son ödemesini ise 1 Temmuz'da (7 milyar) yapmış. İşte bu son iki ödeme tarihi dikkat çekti. Bu tarihler, Hakkı Süha Şen'in, Çakıcı'nın firarıyla ilgili soruşturma çerçevesinde gözaltına
alındığı, dolayısıyla Başkan Özkaya'nın bu çerçevedeki telefon dinlemelerine takıldığını öğrenmesinin sonrasına rastlıyor. Şen, 1 Haziran'da gözaltına alınıp serbet bırakılmıştı. Bu sorguda Yargıtay-MİT ilişkileriyle ilgili de ayrıntılı sorular sorulduğu ortaya çıkmıştı.
Özkaya yanlış yaptı
Hâkim üstünde nüfuz kullanmak, yani yargıya müdahale etmek Türk Ceza Kanunu'nun 232. maddesi gereğince suç sayılıyor ve kanun müdahalenin şekline göre 6 aydan 2 yıla kadar hapis öngörüyor. MİT'çi Kozinoğlu, yargı sürecindeki bir dosya konusunda doğrudan talepte bulunduğundan suç işliyor. "MİT yargıya hiçbir şekilde müdahale edemez" diyen Yargıtay Başkanı Özkaya'nın bu talep karşısında şikâyet mekanizmasına başvurması gerekiyordu.
Kozinoğlu'nun amacı MİT'in yürüttüğü bir operasyonun selameti açısından 'önemli bir talebi' içerse bile, görüşmenin şekli ve düzeyi tartışma konusu oldu. Özkaya'nın, Kozinoğlu'nu reddedip, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile temasa geçmesi gerekirdi. Özkaya açıklamalarında bunu yaptığını ima ediyor, ancak MİT'ten herhangi bir açıklama gelmiyor.