MİT'in Yargıtay'la ne işi olabilir ki!

Garip bağlantılar
Çakıcı kararını etkilemek amacıyla MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'ya ulaşması yargıyı sarstı. İkiliyi buluşturan müteahhit Süha Hakkı Şen'i Özkaya'ya evinin onarımı için, eski istihbaratçı polis Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya önerdi.
Baskı ters tepti
"Çakıcı'da gizli belge var, kaçabilir" diyen Kozinoğlu'nu uyardığını belirten Özkaya, evi için para vermediği iddiasını reddetti: "Dekont var." Yargı çevreleri, "Amaç zamanaşımı sağlamaktı" diyor. Yargıtay, bir cezayı onaylayıp birinin de artırılmasını istemiş, karar ulaştığı gün Çakıcı kaçmıştı.
'Özel izin' gerekir
Skandal, İstanbul Başsavcılığı Çakıcı firarını soruştururken patladı. Kozinoğlu ifade verdi. Özkaya-Yalçınkaya soruşturması, 'Neşter içtihadı'na takılabilir: Yargıç için özel izin yoksa dinleme bilgileri delil olamaz.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi
SONER ARIKANOĞLU / Arşivi

ANKARA - Çete lideri Alaattin Çakıcı dosyasının seyrini etkilemek amacıyla çalışan ve aralarında MİT'çi Kaşif Kozinoğlu'nun da bulunduğu grubun Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'ya kadar ulaştığı ortaya çıktı. Bunu doğrulayan Özkaya, 'Çakıcı davasını geciktirin' ricasını reddettiğini söyledi. Özkaya, Kozinoğlu'yla görüşmesine aracılık eden müteahhidine, villasının tadilat masrafını Çakıcı'nın ödediği iddasını yalanladı ve bu parayı ödediğine ilişkin dekontların da elinde bulunduğunu açıkladı.
Davanın seyri: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 7 Nisan tarihinde Alaattin Çakıcı'ya çete liderliği suçundan verilen cezayı onaylarken, Karagümrük Lokali baskınında aldığı hapis cezasını ise az bulmuş ve olaydaki her bir yaralama için ayrı ayrı ceza verilmesini istemişti. Yargıtay'ın bu kararı üzerine Çakıcı'nın yeniden tutuklanması gerekiyordu.
İstanbul DGM Başsavcılığı da, 3 Mayıs'ta Çakıcı için yakalama emri çıkardı. Ancak Çakıcı, aynı günün ilk saatlerinde, Antalya'dan özel bir yatla Yunanistan'a kaçmıştı. Kaçış, bundan hangi makamın sorumlu olduğu tartışmasına yol açmıştı. Kararla dosyanın İstanbul'a ulaştırılması arasındaki geçen sürenin uzunluğu nedeniyle sorumluluk Yargıtay'a atılmıştı. Yargıtay, işlemlerde bir gecikme olmadığını savunmuştu.
Kozinoğlu deşifre oldu: 14 Temmuz'da Avusturya'da yakalanarak Türkiye'ye iadesi amacıyla tutuklanan Alaattin Çakıcı'nın, eski MİT'çi Faik Meral'in pasaportunu taşıdığı ortaya çıktı. Çakıcı'nın cezasının onaylanma öncesi aşamalarda yargıda giriştiği kulisler ise, firarı soruşturan İstanbul Başsavcılığı'nın dosyasıyla deşifre oldu.
Soruşturmada Çakıcı için devreye giren ilk isim olarak MİT üst düzey yöneticisi Kaşif Kozinoğlu tespit edilmişti. Dönemin İstanbul DGM Savcısı, mahkeme kararına dayalı dinlemelere takılan Kozinoğlu'nun, Çakıcı'nın davasını etkilemek amacıyla yaptığı girişimler nedeniyle ifadesini almıştı.
Yargıtay'la temas: Soruşturmada asıl önemli bilgi, Alaattin Çakıcı için seferber olanların yargıdan üst düzey iki kişiyle temas kurdukları bilgisine ulaşılması oldu. Söz konusu kişilerin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ve Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya olduğu belirlendi.
Aracı müteahhit: Dosyaya giren bilgilere göre, Çakıcı adına Yargıtay kulisinde en önemli aracı, Bodrum'da müteahhitlik yapan Süha Hakkı Şen'di. Şen'in Özkaya'nın Milas'taki kooperatif evinin inşaat işlerini yaptığı, bu süreçte Kozinoğlu'nu Çakıcı davasıyla ilgili ricasını iletmek üzere Yargıtay Başkanı ile görüştürdüğü de bu soruşturmada ortaya çıktı. Kozinoğlu'nun yaptığı görüşmelerde, Özkaya'dan davada kararın geciktirilmesini istediği belirlendi. Kozinoğlu'nun gerekçesi şöyleydi: "Çakıcı'nın elinde devlet güvenliğiyle ilgili çok önemli gizli kaset var. Dava biter, cezası onaylanır ve kaçarsa bu belgeler Fransa'nın eline geçebilir."
'Atasagun'un izni var'
MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, Özkaya'ya, bu görüşmeyi MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un izniyle yaptığını da iletti.
Hesap bozuldu: Ancak yapılan tüm kulislere rağmen, dava istenen süre geciktirilemediği gibi, 1. Ceza Dairesi'nin 7 Nisan'da çete cezasını onaylayıp, baskın cezasının artırılmasını istemesi üzerine yargıya nüfuz girişiminde istenen sonuç sağlanamadı.
Yalçınkaya istihbarat şubesinden: Müteahhit Şen'i, tadilat işlerini yapmak üzere kendisine öneren kişilerden birinin Yargıtay Genel Sekreteri Ercan Yalçınkaya olduğu, bizzat Özkaya tarafından açıklandı. Yalçınkaya'nın polis kökenli olduğu kaydedildi. Polis Akademisi'nde okuyan Yalçınkaya'nın Yargıtay'dan önce Ankara Emniyeti İstihbarat Şubesi'nde çalıştığı belirlendi.
Asıl amaç kurtarmak
Yargıya nüfuz girişiminin asıl amacının, Çakıcı'yı hapisten kurtarmak olduğu ileri sürüldü. Yargıya nüfuz etmeye çalışan grubun, Çakıcı dosyasının bir süre Yargıtay'da bekletilmesi, sonra bozularak yerel mahkemeye iade edilmesi için kulis yaptığı, böylece davayı zamanaşımına uğratarak hapse girmekten kurtarılmasına çalışıldığı belirtildi.
Karagümrükspor Lokali baskını, Çakıcı' nın cezaevinden verdiği talimatla 22 Haziran 2000'de olmuştu. 15 kişinin yaralandığı olayla ilgili davanın ceza zamanaşımı 7.5 yıl. Bu sürenin 4 yılı dolmuş bulunuyor.



Özkaya'dan yalanlama
Yargıtay Başkanı Özkaya, Çakıcı'yla ilgili ricaların kendisine iletildiği bilgisini doğruladı, ancak bunun için kendisine rüşvet verildiği iddialarına tepki gösterdi. Özkaya, açıklamasında şunları söyledi:
Süha Hakkı Şen ile üç-dört ay önce, Bodrum'da bu işleri yapan bir müteahhit olarak tanıştım. İlk aşamada yaptığı işlerin faturasını getirdi, 25-30 milyar ödeme yaptım.
İş bittikten sonra kalanı da ödedim. Buna ilişkin dekontlar elimde. Şen, bana arkadaşı olan Kaşif Kozinoğlu'yla görüşmem ricasında bulundu. (Kozinoğlu'na) Yargının işleyişine kimsenin müdahale edemeyeceğini uygun lisanla, kesin biçimde anlattım. 'Sen bu işlere karışma' dedim ve kendisiyle bütün ilişiğimi kestim.
Ayrıca Şen, bu konuyu bana açtığında 1. Ceza Dairesi, Çakıcı aleyhindeki kararı zaten onaylamıştı. İstifa etmek kusuru kabul etmek olur.
Kozinoğlu hakkında, bunun bu şekilde yansımasına neden olan herkes hakkında suç duyurusunda bulunacağım, tazminat davası açacağım. Yanlış anlaşılma olabilir. Komplo da olabilir. Son bir senedir yargıya dönük muazzam bir karalama kampanyası var. Ben hep şerefimle yaşadım.
İstanbul Başsavcılığı'ndan da belgeleri istedim. Yargıtay soruşturacak. Tıpkı, Neşter davasında olduğu gibi, hemen evrakı istedik. Hele bir dosya gelsin. Yargıtay'ın yetkili kurulları soruşturma açılıp açılmamasına karar verir.
'Telekulak'a takılabilir
Yargıtay Başkanı Özkaya hakkında, İstanbul'dan gelecek dosya uyarınca herhangi bir soruşturma açılıp açılmayacağı önümüzdeki haftalarda netleşecek. Buna, Özkaya'nın başkanlığını yaptığı Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu karar verecek. Ancak, kurulun 'Neşter-2' soruşturmasında haziran
ayında aldığı içtihat kararının, başkana soruşturma açılması önünde ciddi bir engel oluşturacağı konuşuluyor. Çünkü, 1. Başkanlar Kurulu, 'Neşter'de rüşvetle suçlanan yargıçlar hakkındaki iddiaları, 'kanıtlar yasadışı yollarla elde edildiği' için işleme koymamıştı.
Kurul, suçlanan üyelerle ilgili telefon dinleme izni bulunmadığını gerekçe göstermişti.