@ismailsaymaz

MOBESE'ye değil tanığa inandılar

MOBESE'ye değil tanığa inandılar
MOBESE'ye değil tanığa inandılar
Taksim'de geçen haziranda üç genci dövüp içlerinden birinin beyin kanaması geçirmesine yol açtıkları iddiasıyla haklarında 'kasten yaralama' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan üç polisin, emniyet tarafından kusursuz bulunduğu ortaya çıktı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Taksim’de üç genci dövüp içlerinden birinin beyin kanaması geçirmesine yol açan ve haklarında ‘kasten yaralama’ suçundan ötürü 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan üç polisin, emniyet tarafından kusursuz bulundukları ortaya çıktı. Polisin, yere düşen gençlerden birinin kafasına tekme attığını anı gösteren MOBESE kaydını dikkate almayan Polis Teftiş Kurulu, “Olayla ilgili polisin göstermiş olduğu sabır ve tarafsız görev bilincinin kendisini memnun ettiğini” savunan ve “Polis ayağını ölçtü ama tekme atmadı, vazgeçti” diyen bir tanığın ifadesini dayanak göstererek, “ ceza tayinine mahal olmadığı” sonucuna vardı.
Şırnaklı üç arkadaş 35 yaşındaki Mervan Kurt, 31 yaşındaki Ahmet Usal ve 24 yaşındaki Murat Şalcı geçen yıl 6 Haziran’da İstiklal Caddesi’nde eğlenip alkol aldı. Gece saat 02.00 sularında caddede Murat Şalcı ile bir grup arasında tartışma çıktı. Tartışmaya Güven Timleri müdahale etti. Üç arkadaştan Ahmet Usal’ın ifadesine göre, on kadar sivil polis tarafından dövüldüler:
“Beş kişi vurmaya başladı. Biri saçımdan tutarak yüzüme, ikisi göğüs kafesime, biri ayağıyla enseme vuruyordu. 150 metre ilerideki karanlık ara sokağa götürdüler. Orada dört şahıs vücudumun her yerine tekme tokat vurdu, yerde sürükledi. Silopili olduğumu söyleyince küfrettiler. Hastaneden sonra Taksim Polis Merkezi’ne götürüp dördüncü katta beni dövdüler. Bizi suçlu göstermek için ‘Polisin telsizini niye kırdın’ diye ifademizi aldılar.”
Mervan Kurt da polisten dayak yediğini anlattı. Taksim İlkyardım Hastanesi’ne götürülen Murat Şalcı’nın beyin kanaması geçirdiği saptandı. Şalcı’nın yüzünde, vücudunun çeşitli noktalarında darp izleri belirlendi. İstanbul Adli Tıp Şubesi’nin 8 Haziran tarihli raporunda da Ahmet Usal ve Mervan Kurt’ta darp izleri tespit edildi. Polis Murat Turan, Levent Karadeniz, Burak Mugul ve Erdem Ata’nın olaydan bir saat sonra hazırladıkları tutanakta ise üç gencin kendilerine yumruklarla saldırıp küfrettiği öne sürülürken, “Şalcı kafasını yere vurmaya ve kendisine zarar vermeye başladı” denildi. Tutanakta ayrıca Şalcı hakkında geçmişte “terör örgütü üyeliği ve propagandası suçundan” kaydı olduğu yazıldı. MOBESE kayıtlarında polislerden birinin, yerde yatan Şalcı’nın kafasına tekme attığı an belli olduğu halde ilk dava, polislerin hazırladığı tutanak üzerine, üç gence açıldı. Gençler ‘hakaret ve kasten yaralama’ suçlarından mahkemelik oldu. Polisler hakkındaki soruşturma ise 13 ay sonra tamamlandı. Dört polis hakkında Şalcı’yı ‘vücutta kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama’ suçundan altışar, iki arkadaşına karşı ‘kasten yaralama’ suçunu iki kez işlemekten dokuzar olmak üzere, toplam 15’er yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ‘Polislerin görevleri gereği kavgaya müdahale ettikleri, polisin direnci kırmak için zor kullandığı ve zor kullanma sırasında orantısız güç kullandığı’ savunuldu.
Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığı, yürüttüğü disiplin soruşturması çerçevesinde hem polislerin hem de gençlerin ifadesini aldı. Soruşturma sonunda, polisin görevini yaptığı, kimliklerini gösterdikleri, cop, göz yaşartıcı gaz ve silah kullanmadıkları halde kişilerin karşılık verdiği ileri sürüldü. Kendisine polis Erdem Ata’nın tekme attığını beyan eden Şalcı ile arkadaşı Mervan Kurt’un kimi ifadelerinden yola çıkılarak, bu yaralanmanın kavga sırasında gerçekleşmiş olabileceği ve MOBESE kayıtlarının da karanlıktan ötürü seçilemediği ifade edildi. Ayrıca, “gazetelerde polis aleyhinde haberleri görüp rahatsız olduğu için emniyete e-mail atan” Cemil Kenan adlı bir kişinin tanıklığı yeterli sayıldı. Gönderdiği e-mailde “Gencin bayılıp yere düştüğünü, polisin tekme atmadığını, ayağını ölçtüğünü, sonra da tekme atmaktan vazgeçtiğini” iddia eden Kenan, müfettişler tarafından da dinlendi. İfadesinde, “polisin herhangi bir şiddet kullanmadığını, sadece yasanın kendilerine vermiş olduğu yetkileri kullandıklarını, kendilerini tebrik etmek istediğini” kaydetti. Bunun sonucunda kurul, polisler için ceza tayinine mahal olmadığını sonucuna vardı.