Mucize değil sadece ikinci bir şans

Onlar hırsızlık, cinayet, tecavüz gibi suçlardan 'hüküm giymiş' çocuklar. Sabahları Buca ilçesinde kaldıkları Çocuk Eğitim Evi'nden çıkıyor, minibüse, otobüse binip mahalle okullarına dağılıyorlar.
İçlerinde teşekkür, takdir alan, üniversiteye girip psikoloji okumaya başlayanlar var.

İZMİR - Onlar hırsızlık, cinayet, tecavüz gibi suçlardan 'hüküm giymiş' çocuklar. Sabahları Buca ilçesinde kaldıkları Çocuk Eğitim Evi'nden çıkıyor, minibüse, otobüse binip mahalle okullarına dağılıyorlar.
İçlerinde teşekkür, takdir alan, üniversiteye girip psikoloji okumaya başlayanlar var.
Kapılarında bir bekçi, okula gidenlerin arkasında bir görevli yok. Ama akşam olduğunda hepsi yine aynı eğitim evine dönüyor. Peki neden?
İzmir Çocuk Eğitim Evi'nin 2. Müdürü Ahmet Akar işin sırrının güven olduğunu söylüyor ve anlatıyor: "Çocuk kaçmak istese kaçar, ama buradan ayrılmak istemiyor. Çünkü onları dışarıda daha güzel bir hayat beklemiyor. Sorunlu ailelerden veya kötü arkadaş gruplarından geliyorlar. Burada sağladığımız imkânların yüzde 50'si evlerinde verilse, bu çocuklar suç işlemezdi. Biz sadece çocukların rehabilitasyonları üzerinde çalışmıyoruz. Zaman zaman aileleri çağırıyoruz. Saptanan sorunlara göre aileleri değişik kurumlara yönlendiriyoruz."
Türkiye'de çocuk suçlarında birinci sırada İstanbul var. Onu Diyarbakır izliyor. İstanbul Emniyeti'nin rakamlarına göre İstanbul'da suç işleyen çocukların sadece yüzde 2'si sokakta yaşıyor. Çocuk suçluların yüzde 81'i ailesinin yanında, yüzde 7'si yetiştirme yurtlarında kalıyor. 2006'da İstanbul'daki çocuk suçları arasında 1020 adam yaralama, 777 oto hırsızlığı vardı. Ama kimi zaman arkadaşının cep telefonu kontörlerine el koyduğu için 'hüküm' giyenler de oluyor.
Eğitimsizlik seddini aşmak...
Bir sosyal mucize yaratan İzmir Çocuk Eğitim Evi'nde hayattan ikinci bir şans isteyen 12-18 yaş arası 16 çocuk kalıyor. Eğitim evinde iki öğretmen,
iki psikolog, bir sosyal hizmet uzmanı, iki doktor, bir hemşire ve 28 de gardiyan görevli. Çocukların çoğu hırsızlıktan burada. Cinayet veya tecavüz suçu işleyenler de var. Bazıları meslek edindirme kursuna gidiyor, bazıları eğitimlerine devam ediyor.
Emniyet rakamlarına göre çocuk suçluluların yüzde 18'i okuma-yazma bilmiyor. Yani yeni bir hayat kurmak istediklerinde, önce eğitim hizmetine ulaşamamış olmaları önlerinde Çin Seddi gibi bir duvar yaratıyor. Kalan yüzde 63, sadece temel eğitime sahip.
15 yıldır çalışan eğitim evinin psikoloğu Abdurrahman Çalışkan gururlu: "Çocuklardan bazıları üniversiteyi kazandı. Cezasını tamamlayıp çıkan bir öğrencimiz şu anda dört yıllık üniversitede psikoloji eğitimi alıyor. Çocuklara, cinsel bilgi eğitiminden öfke kontrolüne kadar pek çok konuda destek veriyoruz. Sorunları en aza indirmek için seçim yoluyla hükümlülerden bir Onur Kurulu oluşturduk. Bir otokontrol sistemi kurduk. Bu durumda sosyal olanaklardan mesela spordan yararlanmaya sınırlama gibi disiplin cezaları uygulanıyor."
Tüm hükümlü çocuklar sinemaya, tiyatroya, havuza gidebiliyor, yalnız okuldan farklı olarak bu kez yanlarında görevli olması şartıyla. Hedef toplumla bütünleşmek. Madde bağımlısı çocuklara Ege Üniversitesi'nde tedavi sağlanıyor. Hepsinden önemlisiyse yeniden suç işleyerek dönen çocuk sayısının çok az olması. (aa, Radikal)