Muhafız Alayı inşaatında yolsuzluk

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı inşaatı ihalesine fesat karıştırıldığı iddasıyla 21 kişi hakkında dava açıldı.

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı inşaatı ihalesinde yolsuzluk yaparak ihaleyi alan firmaya 1 trilyon lira civarında haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla aralarında emekli subaylar ve ihaleyi alan firma yetkililerinin de bulunduğu 21 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların 'devlet alım satımına fesat karıştırma', 'dolandırıcılık' ve 'sahtecilik' suçlarından 4.5 yıl ile 26 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'nın sanık konumundaki subayların emekliye ayrılması nedeniyle görevsizlik kararı verdiği soruşturmayı tamamlayarak Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. İddianamede, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı binası inşaat faaliyetlerinin gizlilik esası uyarınca davetli firmalar arasından Limak şirketine ihale edildiği belirtildi. Binalarda kullanılacak andezit taşı imalatının 1997'den itibaren başladığı anlatılan iddianamede inşaatların birbirini takip eden üç ayrı ihaleyle yapıldığı belirtildi. İddianamede 375 milyar lira bedelli ilk ihalenin yapıldığı 20 Mayıs 1997'de, Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı'nda kontrol, inceleme onayı ve ita amiri olarak; Ali Kargılıoğlu, Yılmaz Kuday, Zafer Toklu, Serper Eren, Tuğrul Balaban ve Nedim Duman'ın görevli oldukları kaydedildi. Bu kişilerin, Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Daire Başkanlığı'nda görevli sanıklar Haluk Göğüş, Tayfun Sayarlı, Hüseyin Tekel ve Yaşar Ceylan tarafından sunulan fiyatlar üzerinde çok küçük düzeltmeler yaptıkları, böylece Hitit firmasına fahiş fiyatlarla andezit imalatı yaptırıldığı ileri sürüldü. İddianamede, bu yolla müteahhit lehine 194 milyar 937 milyon lira fazla ödeme yapıldığı kaydedildi.
İhale kapsamında 1998 yılı andezit taşı işlemlerinde, müteahhit firma tarafından bu kez Aks, Hitit ve Çanmersan firmalarından alınan tekliflerin Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı'na sunulduğu anlatılan iddianamede, Aks'nin rayiç bedellerinin üzerindeki teklifinin Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Dairesi'nde görevli sanıklar Mustafa Özer, Ahmet Kurt, İlker Kırdım ve Mevci Özsu tarafından onaylanması sonucunda ise 110 milyar 89 milyon lira fazla hakedişe neden olunduğu ifade edildi.

Rakamlar büyüyor
Keşif bedeli 600 milyar lira olan ikinci ihale kapsamında, en az üç firmadan andezit fiyatı alınması gerekirken, sadece Hitit firmasının teklifinin ticaret odası onayı olmadan hakedişe girdiği anlatılan iddianamede, "Sanıklar, ilk ihaledeki fahiş fiyatların esas alınarak ödemelerin devamını sağlamıştır. Müteahhit lehine 109 milyar 759 milyon lira fazla hakediş ödenmiştir" denildi.
İddianamede 2 trilyon 957 milyar lira keşif bedelli üçüncü ihalede ise sanıklar Haluk Göğüş, Seracettin Kefeli, Haldun Demir ve Hüseyin Tekel'in, ihale dosyasına faturalı imalat koymaları gerekirken, maktuen fiyat oluşturdukları öne sürüldü. Aynı yıl aynı imalat için maktuen fiyat tarifi için objektif bir neden bulunmadığı anlatılan iddianamede, sanıkların, yasal prosedürün firma lehine olması için çalıştıkları savunuldu. İşin boyutu ve gelecek yıllara etkili olacağı dikkate alınarak, piyasa araştırması sonucu fiyat oluşturulması gerektiğine işaret edilen iddianamede, sanıkların, yüksek ve yanlış fiyatı sabitledikleri ve ihale şartı haline getirilen fiyatlara ilişkin ileriki aşamada yapılabilecek kontrolleri engelledikleri öne sürüldü.
İddianamede, toplam 1 trilyon 21 milyar 281 milyon 537 milyon 764 lira fazla hakedişe neden olunduğu, müteahhit alacağının 207 milyar 427 milyon lirasının ödenmeyerek bloke edildiği belirtildi.

Hukuki değerlendirme
Sanıkların bu işlemlerle devlete ait artırma eksiltme ve yapım işlerine iştiraken fesat karıştırdıkları savunulan iddianamede Limak firmasının yetkilileri Sezai Bacaksız, Sıttık Kaya, İbrahim Karadeniz ve Aydın Çelikcan'ın andezit firmasından aldıkları faturalardaki meblağları değiştirerek, sanayi odasının sahte mührüyle idareye sundukları belirtildi. İddianamede bu eylemin 'resmi evrakta sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' olduğu savunularak 46. Noter Başkatibi Bahattin Harmandar'ın faturaları asıllarını görmeden onaylayarak 'sahtecilik' suçunu işlediği belirtildi. Limak yetkilileri Bacaksız, Kaya, Karadeniz ve Çelikcan hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'evrakta sahtecilik' başlıklı 339. maddesinin 1. fıkrası, 'dolandırıcılık' suçunu tanımlayan 504. maddesinin 7. fıkrası ve cezayı artıran haller başlıklı 80 ve 522. maddeleri uyarınca 9'ar yıldan 26 yıl 3'er aya kadar ağır hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Tutuklu sanıklar Hüseyin Tekel, Zafer Toklu, Ali Kargıoğlu, Tuğrul Balaban ile tutuksuz 12 sanığın, 'devlet alım satımına fesat karıştırma' fiilini düzenleyen TCK'nın 205 ve ceza artırımını öngören 80. maddeleri uyarınca 15 yıldan az olmamak üzere ağır hapisleri istenen iddianamede, noter başkatibi Harmandar'ın ise 'evrakta sahtecilik' başlıklı 339. maddesinin 1. fıkrası ve ceza artırımını öngören 80. maddesi uyarınca, 4.5 yıldan 15 yıla kadar ağır hapsi talep edildi.