Muhbir 'hayatını' geri alma peşinde

Muhbir 'hayatını' geri alma peşinde
Muhbir 'hayatını' geri alma peşinde
Polis muhbiri T.K. deşifre olunca uyuşturucu çetesiyle baş başa kaldı. Çete,kızına tecavüz etti. Devlet koruma sağlamazken iddiasına göre 1 milyon liralık 'ikramiye'si de ödenmedi.
Haber: FATİH YAĞMUR - fatih.yagmur@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul ’da bir oto döşemecisinde çalışan T.K., sigara ve çay kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir çete için lüks ciplerde 2 bin euroya ‘zula’ denilen gizli bölmeler yapıyordu. Ancak bir süre sonra şüphelenip araştırınca zula yaptığı araçlarda yüklü miktarda uyuşturucu taşındığını öğrendi. Bunun üzerine İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’ne başvurdu. Polis T.K.’yı ciddiye almadı. T.K., çetenin işlerini yapmaya devam etti. Daha sonra Interpol ve Narkotik’te görev yaptığını söyleyen E.Y. adlı komiserle irtibata geçti. E.Y., T.K.’nın kimlik fotokopisi ve iki fotoğrafını alarak muhbirlik statüsüne geçirdi. T.K., 2007’den itibaren Emniyet’te resmi muhbirliğe başladı. Ardından, polisin de yönlendirmesiyle uyuşturucu çetesine sızdı.
Çete T.K.’yı önce uyuşturucu yapımında kullanılan kimyasal maddeleri temin etmek için kullandı. Giderek çetenin güvenini kazanınca büyük uyuşturucu baronları için yapmaya başladı. Bu arada yaptığı işleri de ihbar etti.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kendisine gönderdiği resmi yazıda üç ayrı operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddeler şöyle açıklanıyordu: “27 Mart 2009’da 56 kilo eroin, 8 Ekim 2009’da 35 kilo 390 gram esrar, 15 Ekim 2009 tarihinde de 142 kilo 550 gram esrar ele geçirilmiştir. Bu operasyonlar neticesinde tarafınıza üç ayrı ödemede toplam 57 bin lira ödeme yapılmıştır.”

Habib Kanat baskınında şok
T.K.’nın iddiasına göre yakalattığı en büyük balık ise Habib Kanat oldu. Eylül 2009’da Kanat’ın depolarına yapılan baskınlarda 400 kilo uyuşturucu ele geçirildi. Uyuşturucunun değeri 2 milyar lira olarak açıklandı. Ancak T.K., bu yakalamanın avantajını yaşayamadı. İddiasına göre polisler usulsüzlük yaparak alacağı parayı kendilerine yazdı. T.K. bu olayı şöyle anlattı: “Operasyon benim verdiğim istihbaratla yapıldı. Ama Emniyet Genel Müdürlüğü bana operasyon bilgisinin Emniyet’e ait olduğunu ve bu olaydan ödeme yapılamayacağını söyledi. Daha sonra bu konuda İçişleri Bakanlığı müfettişleri soruşturma da başlattı ve ifademi aldılar. 1 milyon 250 bin liralık alacak davası açtım.”
T.K.’nın hayatı, deşifre olmasıyla değişti. İşte T.K.’nın ağzından deşifre olma öyküsü:
“Bir gün Ö.D. adlı şahsa ait lüks bir cip, zula yapılması için bırakıldı. Cipin 50 kilo eroin taşıyacağını öğrendim. Polis cipin anahtarının kopyasını çıkardı. Ama immobilizer’ı tanıtmayı unutmuşlar. Polis çalıştığım işyerine anahtarcıyı getirdi ve aracın immobilizer’ına anahtarı tanıtmaya çalıştı. Meğer o gün Ö.D.’nin adamları bizi takip ediyormuş. Şüphelenip sevkıyatı iptal ettiler. Daha sonra sevkıyatı Kocaeli’ye kaydırdılar. Bu bilgileri de Emniyet’le paylaştım ve operasyon yapıldı. Bu operasyonun ardından çete benden şüphelenip sürekli tehdit etmeye başladı.”
T.K. tehditler üzerine koruma talebinde bulundu. Ancak kendisine İçişleri Bakanlığı Tanık Koruma Kurulu’ndan gelen yanıtta yakalanan kişilerin yalnızca iki yıl ceza aldığı ve bu durumda koruma kapsamına girmediği bildirildi.

‘Aileme zarar verdiler’
T.K., ailesinin korunmadığını ve çetenin kızına musallat olduğunu ifade ederek sonraki süreci şöyle anlattı: “Polis beni kullandıktan sonra görüşmek istemedi. Çete üyeleri lise 2’ye giden kızımı uyuşturucu bağımlısı yapmışlar. Kızımı AMATEM’e götürdüm. Üç kişi de tecavüz etmiş. Görüntülerini de çekerek tehdit etmişler. ‘Kendi rızasıyla ilişkiye girdik’ dediler ve delil yetersizliğinden savcılıkta serbest bırakıldılar. ”
T.K. ve ailesi korkudan eve kapanmış. T.K. kızıyla ilgili davanın 7 Mart’taki duruşmasına da koruma sağlanmadan gidemeyeceklerini belirtiyor. İçişleri’nin açtığı soruşturmadan da bir sonuç çıkmazsa Meclis önünde oturma eylemi yapmaya hazırlanıyorlar. Şimdilik tek umutları, T.K.’nın alamadığı ihbar ikramiyeleri için açtığı 1 milyon 250 bin liralık davayı kazanmak.