Münevver Karabulut'un son günü

Münevver Karabulut'un son günü
Münevver Karabulut'un son günü

Cem Garipoğlu aylar sonra tatbikat için götürüldüğü Bahçeşehir?deki villaya girmek istememişti. Münevver Karabulut öldürüldüğünde 18 yaşındaydı. FOTOĞRAF: ERHAN SEVENLER / AA

Türkiye'nin aylardır konuştuğu Münevver Karabulut cinayetinin ayrıntılarını hazırlanan iddianame ortaya koydu. İddianameye göre Münevver'in yaşadığı son gün şunlar yaşandı: Cem öğlen testere aldı... saat 14.00'da Münevver'in okulu önünde buluştular... Saat 18.40'da korsan takside Cem ve bagajda Münevver'in cesedi vardı
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi
ERTAN KILIÇ / Arşivi

İSTANBUL - Sıradan bir gündü... Şişli’deki bir evde bir anne Nagehan Karabulut her günkü gibi kızı Münevver’i okula uğurladı. Aynı saatlerde Bahçeşehir’deki bir evde de benzer manzara yaşanıyordu. Anne Tülay Garipoğlu kızını okula yolculadı, oğlu Cem ise odasında uyuyordu. Normal başlayan günün sonunda bu iki ev, Türkiye’yi sarsan bir cinayetin odağı oldu. Münnever sabah çıktığı evine bir daha dönemedi...
Karabulut cinayetinin ardından katil zanlısı Cem Garipoğlu tam 197 gün sonra yakalandı. Münnevver’in cinayet günü yaşadıkları, cinayetin sebepleri ve Cem’in nerede saklandığıyla ilgili pek çok senaryo ortaya atıldı. Cinayetle ilgili hazırlanan iddianame Münnevver’in son gününü da ayrıntılarıyla ortaya çıkardı. 

Çantadaki pantolon
Münevver 3 Mart 2009 sabahı her zamanki gibi annesi tarafından uğurlandı. Sabah saatlerinde mahalleden arkadaşı Damla Keleş’le karşılaştı. Damla arkadaşı Münevver’in çantasındaki pantolonu gördü. “Neden pantolon taşıyorsun yanında” diye sordu. Münevver, “Cem etek giymeme kızıyor, onunla buluşacağım, o yüzden sonradan pantolon giyebilirim” diye cevap verdi ve evinin önünden servise binip okuluna gitti. Münevver, Cem’le mesajlaşıyordu.  Birbirlerine karşılıklı olarak yedi mesaj attılar... Bir gece önce de MSN’de konuşmuşlardı. Cem bu konuşmada “Büyük bir planım var” demişti. Münevver, Cem’in bir sürpriz yapacağını düşünüyordu...

Öğlen testere aldı
Cem ise öğleye kadar Bahçeşehir’deki evindeydi. Saat 12.23’de bir taksi çağırdı. Yaklaşık 20 dakika sonra taksiye binerek Bahçeşehir toplu konut alanındaki alışveriş merkezine geldi. Bir nalbur dükkanına giren Cem, testere satın alarak eve döndü. Taksi ise kapı önünde bekliyordu. Bir süre sonra tekrar çıkarak taksiye bindi ve Münevver’in okuluna doğru yola çıktı. 

‘Beşiktaş’tayım anne’
Son derste eteğini çıkarıp çantasındaki pantolununu giydi. Zil çaldıktan sonra saat 14.00 sıralarında üç arkadaşı ile birlikte okuldan çıktı. Erkek arkadaşı Cem Garipoğlu okulun çıkışında sağ taraftaki elektrik direğinin altında bekliyordu. Cem’in üzerinde beyaz çizgili yeşil eşofman, koyu füme rengi bady vardı. Hafif kirli sakallı ve kısa saçlıydı. Ayağında da spor ayakkabısı vardı. Münnevver’in birkaç gün sonra doğum günüydü. Birlikte kutlama yapmak için yer bakacaklarını söylediler ve taksiye binerek okulun önünden ayrıldılar. Geldikleri yer ise Cem’in Bahçeşehir’deki eviydi. Münevver bu sırada annesine ‘Beşiktaş’tayım merak etmeyin” diye mesaj attı. Bu sırada villaların bahçıvanı da oradaydı. Cem, Münevver’i villaya kameranın bozuk olduğu arka bahçe kapısından içeri aldı. Bir süre sonra Cem’in babası Mehmet Nida Garipoğlu’da alt bahçe yolundan, oğlunun açık bıraktığı kapıdan içeri girdi. Baba ve oğlu Münevver’i bıçakla yaraladı ve testereyle kafasını kesti. Daha sonra baba Avcılar’daki ofisine gitti.

Ölü gibi ağır
Cem ise 18.36’da Esenyurt’taki korsan taksi durağını aradı. Telefona durağı işleten Erdal  Şahin çıktı. Taksi sırası Mehmet Ceyhan Benice’ydi. Cem Garipoğlu araba gelince evden çıktı, yalnızdı. Elinde bir valiz ve gitar çantası vardı. Villaların bahçıvanı ‘nereye gidiyorsun’ diye sordu. Cem Garipoğlu, bir günlüğüne Antalya’ya gittiğini söyledi ve taksiye binerek ayrıldı. Taksiciye Etiler’e gideceğini söyleyen Cem, hiçbir şey olmamış gibi şoför ile muhabete başladı. Bebek’te lise son sınıfta okududuğunu ama yarın ön hazırlık yapmak için Rusya’ya gideceğini ve üniversiteyi orada okuyacağını söyledi. Babaannesine geldiğini söyleyen Cem Garipoğlu, Etiler’de taksiden indi. Büyük bir soğukkanlılıkla önce arka koltuğa koyduğu gitar çantasını arabadan indirdi. Şoförün yardımıyla da bagajdaki bavulu indirdi. Şoför, Cem’e “Bu bavulun çok ağır, içerisinde ceset mi var” diye sordu. Taksici müşterisinin ardından bakarken, Cem babaannesinin oturduğunu söylediği apatmanın tersi yönünde gitar çantasını omuzuna atmış, bavulu da çekerek ilerliyordu... 

Konteynırı açtı ve..
Cem Garipoğlu, daha sonra valizi ve gitar çantasını bir çöp konteynırına attı. 19.50’de Garipoğlu, hiçbir şey olmamış gibi Akmerkez’e gitti. Hatta orada karşılaştığı arkadaşıyla sohbet etti.  Saat 20.00 sıralarında bir kâğıt toplayıcısı çöp konteynırına yaklaştı. Önce gitar çantasını buldu. Çantanın ağızını araladığında poşet içinde kanlı bir şeyler gördü ve hemen yakındaki sitenin güvenlik görevlisine haber verdi. Bu kez çöp konteynırının başına birlikte geldiler. Çantayı açtıklarında poşetin içindekinin insan kafası olduğunu fark ettiler ve hemen polise haber verdi... 

Münevver’i beklerken
Bu sırada Karabulut ailesinin evinde bir telaş vardı. Baba Süreyya Karabulut, saat 17.30 civarında eve geldi. Oğlunun Güngören’deki dedesinin yanında olduğunu öğrendi ve kızının nerede olduğunu sordu. Anna Karabulut Münevver’in Beşiktaş’ta olduğunu söyledi. Eve normalde 19.00 - 19.30 sıralarında gelen kızını merak etmeye başladı. Münevver’i cep telefonundan aradılar ama cevap veren olmadı. Saat 20.30’a Karabulut ailesinin kapısı çaldı. Kapıdaki Münevver değil, polisti. Beşiktaş’ta bir bıçakla yaralama olayı olduğunu ve kızlarının kaçırılmış olabileceğini söylediler. Baba polislerle birlikte Etiler Polis Karakolu’na gittiğinde kızının öldürülmüş olduğunu öğrendi.
Katil zanlısı Cem Garipoğlu, Münvver’i öldürdüğü Bahçeşehir’deki eve 21.40’ta döndü. Annesi Tülay Makbule Garipoğlu evdeki kan lekelerini temizlemeye çalışmıştı. Yaklaşık bir saat sonra de eve dönen baba Mehmet Nida Garipoğlu, Cem’i yanına alıp şirketine ait olan, çalışanlarının kaldığı Beylikdüzü’ndeki daireye götürdü ve 197 günlük Cem Garipoğlu’nun kaçışı  başladı.

Cinayete giden saatler...
07.50: Münevver Karabulut, Şişli’deki evinin önünden okul servisine bindi
11.32: Münevver okulundaydı. Bu arada yedi kere Cem’le cep telefonundan mesajlaştı.
12.23: Cem Bahçeşehir’deki evindeydi ve bir taksi çağırdı.
12.47: Cem, Bahçeşehir toplu konut alanındaki alışveriş merkezine geldi. Bir nalbur dükkânına girdi. Testere satın aldı.
13.08: Poşetin içinde bir testereyle eve döndü.
13.10: Cem, Bahçeşehir’den Münevver’in Beşiktaş’taki okulu Bingil Erdem Lisesi’ne doğru yola çıktı. 
14.00 sıralarında: Cem ile Münevver okulun önünde buluştu.
14.55 civarı: Cem, Münevver Karabulut’u Bahçeşehir’deki evlerinin arka bahçe kapısından içeri aldı. (İddianamede saati belirtilmedi ancak bu sıralarda eve baba Mehmet Nida Garipoğlu da geldi)
15.00 - 17.21: Münevver Karabulut Bahçeşehir’deki evde canlı canlı kafası kesilerek öldürüldü.
17.21: Baba Garipoğlu evden çıktı ve Avcılar’daki ofisine vardı
18.16 sıraları: Cem Garipoğlu Esenyurt’taki korsan taksi durağını arayıp araba istedi.
18.36: Taksi evin yakınlarında bir yere geldi. Cem, gitar kutusundaki baş ve bavul içindeki cesedi alarak evden dışarıya çıktı. İstikamet Etiler’di.
19.00 sıraları: Kızlarıyla eve gelen anne Tülay Makbule Garipoğlu evde bulunan bu kan izlerini silmeye çalıştı.
19.00 - 19.30 sıralarında: Karabulut ailesinin evinde telaş vardı. Kızları henüz gelmemişti. Münevver’i cep telefonundan aradılar ama cevap veren olmadı.
19.50: Cem bavul ve gitar kutusunu çöp konteynırına attıktan sonra Akmerkez’e gitti. Burada tanık E.A ile karşılaştı.
20.00 sıraları: Bir kâğıt toplayıcı Etiler’deki konternırı açtı ve kafası kesilmiş cesetle karşılaştı
20.30: Karabulut ailesinin kapısı çaldı. Kapıdaki Münevver değil, polislerdi.
21.40: Akmerkez’den çıkan Cem bu saatlerde eve döndü.
22.30: Baba  Mehmet Nadi Garipoğlu Bahçeşehirdeki eve gelip oğlu Cem Garipoğlu’nu alarak Beylikdüzü’nde sahip oldukları şirketin çalışanlarının kaldığı daireye götürdü. 197 günlük kaçış başladı...