Murat Karayılan, Hasan Cemal'e konuştu: Çekilme sonbaharı bulur

Murat Karayılan, Hasan Cemal'e konuştu: Çekilme sonbaharı bulur
Murat Karayılan, Hasan Cemal'e konuştu: Çekilme sonbaharı bulur
Gazeteci Hasan Cemal, Öcalan'ın çağrısından iki gün sonra Kandil'de Murat Karayılan'la silahlı güçlerin çekilme sürecini konuştu.

RADİKAL - Kısa süre önce Milliyet gazetesindeki yazılarına son veren Hasan Cemal, tarihi Nevruz’un ardından, Kandil’de KCK lideri Murat Karayılan’la söyleşi yaptı. T24 haber portalında dün yayınlanan söyleşide Cemal, 23 Mart günü görüştüğü Karayılan’a son sürecin en çok merak edilen sorularını yöneltti. Bu söyleşiye dair Hasan Cemal’in kaleme aldığı yazı şöyle:

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’la bu üçüncü Kandil röportajım. İlkinin tarihi, demokratik açılım sürecinin başlarında, 2009’un Mayıs ayının ilk haftasındaydı. İkincisini, Oslo süreci kapanırken 2011 yılı haziran sonlarında yapmıştım. PKK ’nın dağdaki bir numarası olan Murat Karayılan’la, Öcalan’ın “Silahlar sussun, fikirler konuşsun” diyerek yaptığı gerçekten tarihi çağrıdan iki gün sonra Kandil Dağı’nın eteklerindeki bir köy evinde, 23 Mart günü görüştüm. Karayılan, daha masaya otururken birkaç saat içinde ateşkes ilanının yapılacağını söyledi. Murat Karayılan’a görüşmemizin en başında beş kısa soru sordum:

Öcalan, “Artık silahlar sussun, fikirler konuşsun” dedi. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?
“Doğrudur, bize göre de silahın zamanı geçmiştir.”

Öcalan, “Yeni dönemde artık silah değil, siyaset öne çıkıyor; silahlı mücadeleden demokratik mücadeleye geçiliyor” dedi. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?
“Evet, böyle düşünüyorum. Ama bunun için de aşamalar var kat edilmesi gereken, süreçler var...”

Öcalan, “Artık silahlı unsurlarımızın Türkiye sınırlarının dışına çıkma zamanıdır” dedi. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?
“Evet, buna biz de katılıyoruz. Fakat bu sürecin uygulanması için hükümetin ve Meclis’in yapması gerekenler vardır.”

Öcalan, ‘bağımsız Kürdistan’ da demedi, ‘federasyon’ veya ‘özerklik’ de demedi. Bu konuda kendisiyle aynı görüşte misiniz?
“Önder Apo’nun mektubundaki çerçeveye bütünüyle katılıyoruz.”

Kısacası Öcalan dedi ki: “Silahın kullanım süresi doldu; ne yapacaksak, barışçıl siyasetle yapacağız.” Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?
“Türkiye devletinin de olumlu yaklaşması durumunda, (Burada Karayılan sanıyorum Ankara’nın ‘ev ödevleri’ni dolaylı bir dille belirtiyor) biz de Türkiye’de sorunların çözümünde silahı devre dışı kılabiliriz.”

ATEŞKES VE KOŞULLARI
Karayılan’a, bu kısa kısalardan sonra, Öcalan’ın silahlara veda edilmesine dair yaptığı tarihi çağrısında, sınır dışına çekilme ya da silah bırakma gibi hayati konularda herhangi bir takvim öngörmediğini belirttim. Karayılan özetle dedi ki:

“Bu takvim konusu biraz teknik kısma giriyor. Önder Apo çağrısında, hareketimizin yeni bakış açısını ortaya koymuştur. Önümüzdeki sürece taktik değil stratejik açıdan yaklaşmıştır. Tarih, takvim gibi teknik boyutlara girmemiştir...”

‘ÇEKİLME KOLAY DEĞİL’
Murat Karayılan’la 5.5 saatlik görüşmemizin belki de en can alıcı konusunu, PKK’nın sınır dışına çekilmesi oluşturdu. Apo’nun sınır dışına çekilme konusunda devreye girmesiyle birlikte, Kandil’le yoğun bir tartışma döneminin açıldığını şöyle özetledi Karayılan:

“Yetkili kurulları topladık. 39 kişiden oluşan PKK Meclisi’ni 5 Mart’ta olağanüstü topladık. 8 Mart’ta KCK Yürütme Konseyi ve kısa adı KJB olan Kadın Hareketi Yürütme Konseyi toplandı. Önder’in bize yazdığı (ve BDP ’nin bize getirdiği) mektubu tartıştık. Savaşarak mı sonuca gideceğiz? Yoksa sonuç, yani barış demokratik çözüm yoluyla mı gelecek? İkincisinde karar kıldık.”

Karayılan’a şu soruyu yönelttim:
“Silahlı unsurların çekilmesi ne zaman başlar, ne zaman biter?”
Karayılan özetle dedi ki:
”Bu konuyu ele alırken, geçmiş tecrübelerden ders almak zorundayız. Tam sekiz kez ateşkes ilan ettik. Ve 1999’daki geri çekilmeyi yaşadık... Bunlar çok acı tecrübelerdi. O yüzden geri çekilme konusunu olgunlaştırmak gerekiyor. Bunun en başında da yasal zemini oluşturmak lazım. Ta Karadeniz’den, Erzurum’dan, Dersim’den silahlı unsurlar çekilecek. Kolay değil. Hükümetin ve Meclis’in kararı lazım. Böyle bir karar güvencedir, güçlerimizin can kaybına uğramadan çekilmeleri için bir güvence.”
Karayılan, geri çekilme konusunda son derece hayati gördüğü bu konuya bir kez daha şöyle değindi:

MECLİS KARAR ALSIN
“Koşulları biz bir yana bıraktık. Hiç olmazsa TBMM kararı alınsın… Sürece yönelik olarak önyargılı yaklaşımlar var hâlâ. Bizde de vardı önyargılar… Ama aramızda tartıştık ve yol aldık bu konuda. Sürecin köklü çözüm için önyargılardan kurtulmak gerekiyor. Lütfen hükümet tarafı adım atsın. Bizim şu anda sınır dışına çekilme için istediğimiz yasal bir çerçevedir. ”
“Çekilme ne zaman biter?” sorusunu ise şöyle yanıtladı Karayılan:

“Ne kadar hızlı davransak da bize göre geri çekilme sonbahara kadar sarkar. Çekilme konusunda önce ikna, örgütsel hazırlık gerekir.”

ORTA KADEMEDE TEREDDÜT
Karayılan sınır dışına çekilmeyle ilgili bazı tereddütlerini şöyle anlattı:

“Biz yönetim ekibi olarak örneğin Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Fehman Hüseyin gibi arkadaşların hepsi görüş birliği içindeyiz. Ve ben burada sizinle hepsinin adına konuşuyorum. Hepimiz Önder Apo’nun Nevruz çağrısındaki esasları kabul ediyoruz.. Fakat sorun yönetim ekibinin içindeki birlikle bitmiyor. Özellikle orta komuta kademesi var. Bu kesimin yaşadığı çeşitli tereddütler söz konusu. Bu arkadaşları ikna etmemiz gerekir. Ben dün 250 kişi ile (savaşçı kesim ve orta kademeden oluşan) konuştum. İkna sürecinin bir parçası olarak konuştum. Bu toplantıda birçok arkadaş kaygılarını söyledi. Zor bir mesele… Diyor ki ‘Biz savaşmaya geldik. 10 yıldır savaşıyoruz. Sonuç alma noktasına geldik. Şimdi durun, diyorsunuz...’ Bu mütereddit ve endişe ifade eden sesler örgütün otorite zaafı değildir. İşte bu noktada önder Apo’nun ikna sürecinde devreye girmesinin önemi vardır.”