'Müsait bir yere' gömülecek cesetler var

'Müsait bir yere' gömülecek cesetler var
'Müsait bir yere' gömülecek cesetler var

Gömü tutanağında belediye başkanı, kepçe operatörü ve şahit imzası bulunuyor.

Mutki'de kemikleri bulunan 15 kişinin, Mutki Belediyesi'nce 'Kavakbaşı yolu üzerinde müsait bir yere' gömüldüğüne dair tutanaklar var.
Haber: ERTUĞRUL MAVİOĞLU / Arşivi

Kavakbaşı yolu birinci kilometre üzerinde bulunan iki toplu mezardan çıkan 18 cenazeden 15’inin Mutki Belediyesi’nce ‘Kavakbaşı Yolu üzerinde müsait bir yere’ gömüldüğünü gösteren tutanaklar ortaya çıktı. Tutanaklara göre, “Kimliği tespit edilemeyen PKK ’lılar” olarak tanımlanan 15 cesedi, askeriye Mutki Cumhuriyet Savcılığı’na, savcılık da Mutki Belediyesi’ne teslim etti. Belediye , cesetleri yıkamadan, namazını kılmadan, elbiseleriyle battaniyeye sararak ‘müsait’ çöplüklere gömdü.
Tutanaklardan ikisi 9 Eylül 1999, biri ise 18 Eylül 1999 tarihli. Altlarında dönemin Mutki Belediye Başkanı M. Sait Birlik’in yanı sıra kepçe operatörü Orhan Güllübardak’ın da imzaları var. Tutanaklardan ikisi Masum Dalga isimli tanığa imzalatılmış. Birinde ise ‘şahit’ olarak Mehmet Coşkun’un adı yazılı.

Fotoğraflar jandarmada mı?
Mutki Savcılığı tarafından hazırlanmış olan her üç defin ruhsatı da neredeyse birbirinin kopyası.
8 Eylül 1999’da hazırlanmış defin ruhsatında, Mutki ilçesi Çaygeçit Köyü kırsal alanında çıkan çatışmada ‘ölü ele geçirilen’ iki PKK’lının kimliklerinin belirlenemediği yazılı.

9 Eylül 1999’da hazırlanmış bir başka defin ruhsatına da PKK ile güvenlik güçleri arasında Kavakbaşı Çaygeçit Köyü Mekar Vadisi kırsalında bir çatışma çıktığı, ertesi gün bölgede yapılan arama çalışmaları sonucunda 11 ceset bulunduğu, bu kişilerin kimliklerinin tespit edilemediği için definlerinde bir sakınca görülmediği kaydı düşülmüş.

18 Eylül 1999 tarihli defin ruhsatı ise Mutki ilçesi Taşboğaz Köyü Aşağıhatun Dağı Kohin ormanları mevkiinde çıkan çatışmada öldürüldüğü öne sürülen iki PKK’lı ile ilgili düzenlenmiş. Bu defin ruhsatında da ölenlerin kimlikleri ve kod isimlerinin jandarma istihbaratı tarafından belirlenemediği ifade ediliyor ve “Gömülmelerinde bir sakınca yoktur” deniliyor. Tutanaklarda, arazi arama tarama faaliyetleri sırasında cesetleri bulunan bu kişilerin fotoğraflarının Jandarma Çavuş Sedat Velioğlu marifetiyle üç ayrı cepheden çekildiği belirtiliyor. Jandarma arşivinde tutulduğu sanılan bu fotoğrafların, kimlik tespitlerinde kullanılması muhtemel.
Her üç defin ruhsatında da cenazelerin önce helikopter pistine getirildiği ardından da gömülmek üzere Orhan Güllübardak adlı kepçe operatörüne teslim edildiği belirtiliyor. Her üç defin ruhsatıyla ilgili Mutki Belediyesi tarafından tutulan tutanaklar da askeriyeden teslim alınan cenazelerin gömülmesiyle ilgili düzenlenmiş. Gömü işlemiyle ilgili hazırlanan tutanaklar da birbirinin neredeyse kopyası.
Dönemin Mutki Belediye Başkanı M. Sait Birlik’in de imzası bulunan tutanaklarda, “C. Savcılığı’nın tarafımıza teslim ettiği cesetler belediyeye ait Hidromak kazıyıcı aracı ile Kavakbaşı yolu üzerinde müsait bir yerde tarafımızdan kazılarak gömülmüştür. Bu tutanak defin işlemlerinin tamamlanması neticesinde tarafımızca tanzim edilerek imza altına alınmıştır” cümlesi bulunuyor.

Kemiklerin kime ait olduğu araştırılıyor
Bulunan 15 kişiye ait kemiklerin defin ruhsatına göre 1999 yılının eylül ayına ait olduğunun ortaya çıkması, bazı kayıp yakınlarının umudunu arttırırdı. Mutki çevresinden İHD’ye yapılan başvurulardan bazıları şöyle:

Gülavi Eren 1999 yılından beri kayıp. Eren’in Mutki’deki ikinci çöplüğe gömüldüğüne kesin gözüyle bakılıyor.

Cevdet Çalgan 1999 yılından beri kayıp. Babası Mahmut Çalgan başvurusunda, oğlunun Mutki kırsalında öldürüldüğünü belirtiyor. Çıkan kemiklerden bazıları Cevdet Çalgan’a ait olabilir.

Zehra Kısaoğlu’nun 1999 yılında bölgede öldürüldüğü iddia ediliyor. Abisi Abdullah Kısaoğlu’na göre, Zehra Kısaoğlu Mutki’de gömülü.

Burhan Dinçer, ailesinin İHD’ye yaptığı başvuruya göre Mutki’deki toplu mezarlardan birinde olabilir.

Ablası Hatice Çalasın’ın başvurusuna göre, Hiclal Kişin Mutki kırsalında öldürüldü. Ve mezarı da Mutki’de.

Alican Kızılkaya’nın Mutki’de askeriye içinde işkence sonucu öldürüldüğünü bütün ilçe halkı biliyor. Abisi M.Nuri Kızılkaya, İHD’ye yaptığı başvuruda kardeşinin Mutki’de askeriyenin avlusundaki bir taşın altında gömülü olduğunu düşünüyor.

Muzaffer Yalçın’ın Mutki’de Duav Yaylası’nda 16 arkadaşıyla birlikte öldürüldüğü ve Bitlis’in Deliklitaş çöplüğünde gömülü olduğu iddia ediliyor. Abisi Ekrem Yalçın’ın İHD’ye yaptığı başvurunun ardından, söz konusu toplu mezar yerine, Bitlis İnsan Hakları Kurulu tarafından araba lastikleri konuldu.