Müsteşardan vahim tablo

Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk'ün çizdiği tablo vahim: 3 bin 225 belediyenin yüzde 40'ı çöp depolama alanına sahip, yüzde 60'ı vahşi depoluyor. 3 bin belediyede arıtma yok. AB standardı için 60 milyar dolar gerek.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün çizdiği Türkiye tablosu iç karartıcı: "Ülkemizde 3 bin 225 belediye var. Bunların yüzde 40'ı düzenli depolama alanına sahip, yüzde 60'ı ise vahşi depoluyor. Bu yüzde 40'ı da İstanbul, İzmir, Bursa, Denizli gibi büyükşehirler oluşturuyor. Belediyelerin 225'inin atık su arıtma tesisi var. Yani 3 bin belediyede arıtma tesisi yok." Türkiye'deki çevre sorunlarının 'AB'deki düzeye getirilmesi için' 60 milyar dolara ihtiyaç olduğunu öne süren Öztürk, "Bunu kendi olanaklarımızla yaparsak 15 milyar euro'ya kadar inebilir. Çünkü AB'de işçilik, tesisat, mühendislik hizmetleri çok pahalı" diye konuştu.
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 74 il belediyesiyle birlikte çalıştığını söyleyen Öztürk izlenecek yollara şöyle örnek verdi: "Çöp için ÇED onayı alması lazım.
İhaleye çıkılması, inşaat ile işletmeye açması gerekiyor. Şimdi belediyelere yazı çıkarıyoruz, belediyelere artık kaldırım yapmayı bırak, atık su, çöp ve hava kirliliğini hallet diyoruz. AB dahil hiç kimse bunu hemen yapacaksın demiyor. Diyemez de. Mesela, AB 2002 yılında 'Tehlikeli Atık Direktifi'ni çıkardı. Britanya 'Ben buna 2005 yılında uyacağım' dedi."
Kirletene 'ödetilecek'
Çevre cezalarının TCK ile sınırlı olmadığını hatırlatan Öztürk, kasım ayında yasalaşmasını bekledikleri yeni Çevre Yasası'nda ağır para cezalarının da yer alacağını söyledi. Öztürk, "Kirletenin hapis yatması çözüm değil. Yeni yasada, 'Temizleyeceksin, eğer temizlemezsen ben yaparım ve parasını tazmin ederim' denecek. Cezaları kimin keseceği net olarak belli olacak" dedi.