Müzakereye 'derin' kurşunlar

Müzakereye 'derin' kurşunlar
Müzakereye 'derin' kurşunlar

Cinayetlerin duyulmasının ardından Avrupa da yaşayan pek çok Kürt olay yerine akın etti.

Kürt sorununda çözüm ümitleri yeşermişken, PKK'nın 3 önemli ismi örgütün Paris'teki 'diplomasi merkezi'nde gizemli şekilde infaz edildi.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

PKK kurucularından Sakine Cansız ile örgütün Avrupa’daki önemli isimlerinden Fidan Doğan ve Leyla Söylemez, Fransa’nın başkenti Paris’te öldürüldü. Paris’teki Gare du Nord’da bulunan ‘Kürdistan Enformasyon Merkezi’ne giren saldırganlar, susturucu takılı silahla üç kadını infaz etti. Şimdi bu cinayetlerin ‘gizemi’ üzerinde yoğunlaşılıyor.
Türkiye, Kürt sorununun çözümü için müzakere zemini hazırlamaya çalışırken, PKK kurucularından Sakine Cansız’ın, örgüt içinde sevilen iki kadınla birlikte öldürülmesi, Ankara’da, müzakerelere karşı çıkan ‘derin PKK’nın iç infazı’ olarak değerlendirildi. PKK ve BDP kanadı ise ‘Türk derin devleti’nden kuşkulanıyor. Kapının zorlanmaması, cinayetin iz bırakmadan yapılmasının imkânsız olması gibi nedenleri ön planda tutan Fransa da ‘örgüt içi infaz’dan kuşkulu. Cansız ve iki kadının öldürüldükleri akşam, İmralı’da başlayan sürecin değerlendirileceği bir toplantı için Brüksel’e gitmeye hazırlandığı da gelen bilgiler arasında.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Paris’teki suikastın ‘iç infaz’ olma ihtimalini açıkça dile getirdi. Güvenlik kuruluşları ve Dışişleri Bakanlığı da Fransa’dan gelen ilk bilgiler doğrultusunda aynı görüşte. Güvenlik yetkilileri gizli servislerin ya da Gladyo tipi örgütlenmelerin bu tür kontrollü girişi olan yerlerde suikastlara başvurmayacağını, zira etrafta onlarca kamera varken iz bırakmamanın imkânsız olduğunu söylüyor. Olay yerine hiç zorlamadan girilmesi de Fransız polisinin ‘katilleri tanıyor olabilirler’ yorumuna neden olmuş.
Cansız ve diğer iki kadının müzakere sürecine açık destek vermesi, hatta öldürülmeden önce yeni İmralı sürecinin tartışılacağı bir toplantı için Brüksel’e gitmeye hazırlandığı bilgisi de PKK içinde müzakere sürecine karşı çıkan bir ekibin işi olacağını düşündürüyor. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın ‘özgürlükten korkan köstebeklerin işi’ sözleri de Ankara’da bu açıdan manidar bulunmuş.

İran, İsrail, derin devlet...
BDP’nin ve Avrupa’daki PKK yapılanmalarının ölenlere sahip çıkması ise örgütün Murat Karayılan, Zübeyir Aydar gibi isimleri tarafından kontrol edilen genelinin bu tür bir infaza girişmeyeceğini gösteriyor. BDP ve PKK, cinayetler konusunda Türkiye’deki bazı kurumlarda Öcalan’ın öne çıkarılmasından rahatsız olan derin yapılanmaları da adres gösteriyor. Ankara’da, ‘çok düşük ihtimal’ olmakla birlikte, İran veya İsrail gizli servisleri de ihtimal olarak değerlendiriliyor.

PKK’nın diplomatik yüzü
Cansız, Doğan ve Söylemez, PKK’nın Avrupa yapılanmasının önemli isimleriydi. Çalıştıkları merkez, PKK’nın bir tür ‘diplomatik temsilciliği’ydi ve kültür merkezleri gibi halkın uğrak yeri değildi. Fidan Doğan, Zübeyir Aydar’ın desteğini almış, örgütte sevilen bir aktivistti. PKK kurucusu olan Sakine Cansız ise sivil toplum kuruluşlarını organize ediyor, PKK’yı destekleyen kuruluşların diplomatik ilişkilerini yönetiyordu. Kürt kadın hareketinin en önemli isimlerindendi. Avrupa’da daha çok ‘Kadın siyasetçi ve aktivist’ kimliğiyle anılıyordu. Alman polisi tarafından gözaltına alındığında Avrupa’daki Kürtler büyük gösteriler yapmıştı. En son 25-26 Aralık’ta Almanya’da Ezidilerin düzenlediği konferansa katılmıştı.

‘Diyarbakır efsanesi’ Cansız, ‘Bahoz’la kavgada mıydı?

Sakine Cansız, örgüt içinde bir efsane. Diyarbakır Cezaevi’nde ağır işkenceler gören Kürt kadınlarından biri. Örgütün 4. Kongresi’nde Öcalan’a kafa tutmasıyla biliniyor. 1992’de KDP peşmergeleri tarafından Osman Öcalan’la birlikte yakalanan ekipteydi. Ayrıca PKK’da görüş ayrılığı yaşayan ve öldürülen Mehmet Şener’in örgüt içinde yardım istediği iki isimden biriydi. Öcalan’la sürtüşmesi, Şener’in kendisine yakınlığını sıkça dile getirmesi, Cansız’ın bir dönem pasifize edilmesine neden oldu. 2004’te örgüt içindeki ideolojik tartışmanın ardından Avrupa’ya geçti. Murat Karayılan tarafından da kısa süre önce Almanya sorumlusu ilan edilmişti.
Polis istihbaratı son dönemde, Sakine Cansız’ın, Bahoz Erdal olarak bilinen Fehman Hüseyin’le sorunlar yaşadığına dair bilgiler sızdırıyor, bu iddialara ilişkin haberler Türk basınına yansıyordu. Bu bilgilere göre Cansız, Fehman Hüseyin’in sertlik yanlısı tutumunu en has adamlarının yanında eleştiriyordu ve Hüseyin’in yakın adamı Zübeyir Yılmaz, Cansız’ı “Bahoz’a bir daha laf edersen dilini koparırım” diye uyarmıştı. Polisin ortaya attığı iddiaya göre Yılmaz, daha sonra iki adamı aracılığıyla Cansız’a cinsel tacizde de bulundu. Aynı haberlerde, örgütün Avrupa sorumlusu Sabri Ok’un, Zübeyir Yılmaz’ı görevden aldığı ve Kandil’e gönderdiği iddiasına da yer verilmişti. Sakine Cansız, PKK’nın kurucu listesinde olduğu için MİT’in ve polisin ‘en önemliler’ listesindeydi.