Namus canisi cezayı sever!

Hapiste mutlular!

Dicle Üniversitesi'nden bir ekip, namus cinayetinden hapiste yatanları inceledi. Sonuç, 'ceza' dışındaki yöntemlerin gerekliliğini gösteriyor: İşledikleri cinayetleri şevkle, aşkla anlatıyorlar. Alacakları cezayı umursamıyorlar. Pişman olan çok az.

DİYARBAKIR- "Tutuklu ve hükümlüler, cinayetleri işlemeleri durumunda alacakları cezayı biliyor ancak umursamıyor. Onlar için önemli olan namuslarını temizlemek. Töre ve namus cinayeti işleyenler cezaevlerinde çok itibar görüyor. Diğer mahkûmlar onlara çok saygı gösteriyor. Tutuklu ve hükümlüler cinayetleri işlediklerini şevkle, aşkla anlatıyorlar ve yaptıklarını hiç inkâr etmiyorlar."
Bu çarpıcı sözleri Dicle Üniversitesi (DÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mazhar Bağlı söylüyor. Sekiz kişilik ekibiyle 'Töre ve Namus Adına Cinayeti İşleyen Suçlu ve Zanlıların Sahip Oldukları Toplumsal Değer Yargıları ve Bunların Sosyoekonomik Analizi Projesi' üzerinde çalışan Bağlı, 25 cezaevinde 124 tutuklu ve hükümlüyle görüşmüş. Proje çerçevesinde toplam 45 cezaevi ziyaret edilecek. Özelikle cezası kesinleşenlerin samimi itiraflarda bulunduğunu, hikâyelerini çok rahat anlattıklarını aktaran Bağlı'nın söyledikleri töre cinayetleriyle mücadelenin zorluklarını gösteriyor:
Pişman olmuyorlar: Töre ve namus cinayeti işleyenler arasında pişman olan çok az. Kişisel olarak vicdan azabı çekiyorlar. Ancak toplumsal açıdan vicdanları çok rahat. Çünkü cinayetler toplumsal bir baskı sonucu işleniyor. Görüştüğümüz bir hükümlü, akrabası olan kadını kıtır kıtır kestiğini, torbalara koyarak arabanın bagajında karakola teslim olmaya gittiğini anlattı. Torbalardaki cesetleri gören polis şok yaşamış. Bir kişi de bize ablasını nasıl iple boğduğunu anlattı.
Önce araştırıyorlarmış: Kulaktan dolma bilgilerle cinayetleri işlemediklerini belirtiyorlar. Araştırdıklarını, somut bulgulara ulaştıktan sonra cinayete karar verdiklerini anlatıyorlar. Töre cinayetlerini işleyenler çok ağır bir yükten kurtulduklarına inanıyor.
Eğitimliler de var: Töre ve namus cinayetlerini belli kesime bağlamak doğru değil. Feodal yapıyla bağlantıları olduğunu düşünenler var. Ancak böyle değil. Töre ve namus cinayeti işleyenler arasında üniversite mezunu da var, okuma-yazma bilmeyen de. Çeşitli inanca bağlı kişiler de var.
Erkekler de töre kurbanı: Töre cinayetlerine kurban gidenler sadece kadınlar değil. Kurbanlardan dördünün erkek olduğunu tespit ettik. Bazı kadınlar cinayet işlediği için bazıları azmettirici oldukları için cezaevinde.
Ağır ceza yetmiyor: İtalya'da aşk cinayetlerine ağır cezalar getirildi ve sorun çözüldü. Ancak, Türkiye'de sadece ağır cezalarla bunun önüne geçilemez. Bazı hükümlüler alacakları cezayı bildiklerini, ancak umursamadıklarını anlattı. Toplumsal değer yargılarını, aile ve evlilik biçimlerini araştırmak lazım. Cinayetleri önlemek için toplumsal bilinç oluşturulmalı, cinayetleri işleyenlere karşı toplumsal baskı oluşturulmalıdır."