@ismailsaymaz

Namus cinayetini kınamak da terör örgütü propagandası oldu

Namus cinayetini kınamak da terör örgütü propagandası oldu
Namus cinayetini kınamak da terör örgütü propagandası oldu
Diyarbakır'da, geçen yılki 8 Mart Dünya Emekcçi Kadınlar Günü'nde kürsüden konuşma yapan beş kadına, ifadeleri şiddete çağrı içermediği halde "Abdullah Öcalan'ın savunduğu fikirleri dillendirerek terör örgütü propagandası yaptıkları" iddiasıyla dava açıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

Diyarbakır’da, geçen yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlaması için 4 Mart’ta İstasyon Meydanı’nda toplanıldı. Bir aracın üzerinden konuşan sunucu Zeynep Düşün, “Evet arkadaşlar, büyük bir coşkuyla biz ne diyoruz? Ya özgürlük ya özgürlük!” dedi. Ardından Kürtçe seslenerek, “Evet anneler, evet bacılarım, PKK lideri sayın Öcalan’ın üzerindeki tecride biz ne diyoruz? Edi bese, edi bese! (Artık yeter)” diye bağırdı. Düşün, daha sonra topluluğu saygı duruşuna davet etti ve “Şehit namırın (Şehitler ölmez) diye slogan attırdı.

Miting düzenleme kurulu adına söz alan Gülsün Altan, Kürt dilinin inkar edildiğini, anadilin kadınların da talebi olduğunu, Öcalan’ın şahsında Kürtlerin tecrit edildiğini savundu. BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyda Zümrüt de “Sayın Öcalan AKP politikalarını teşhid ettiği için İmralı’da tecrit yürütülüyor” diye konuştu. Rojda Güzel ise “Anneler, kadınlar, arkadaşlar. Biz askeri operasyonlara ne diyoruz? Kadın kırımına ne diyoruz? Kadın kimliğinin alaşağı edilmesine ne diyoruz?” diye bağırdı, topluluk “Hayır” diye karşılık verdi. Barış Anneleri’nden Rebia Kıran, Kürt kadınlarının Öcalan sayesinde biraraya gelebildiğini; geçmişte sokağa çıkıp kadın olduklarını dile getiremediklerini savunarak, sözü namus cinayetlerine getirdi ve şunları söyledi:

“Günümüzde namus adı altında kadınlar sokaklarda öldürülüyor. Kötü yola düşmüş diye öldürülüyor. Peki o kötülüğü yapan erkek hiç mi suçlu değil? Neden o kadın öldürülüyor da erkeğe donulmuyor? Neden her kabahat kadında görülüyor? Kadına uzanan her el, sistemin eli, ailesinin veya kocasının eli kırılsın diyoruz. Bu elleri kınıyoruz. Eğer kadınlar kendi kendilerine sahip çıkmazlarsa kimse çıkmaz.”



BEŞ YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR

 

Diyarbakır Savcısı Mustafa Baklacı, miting sonunda taşkınlık yaşanmadığı ve konuşmalar şiddete çağrı içermediği halde, kutlamadan on ay sonra beş kadın hakkında, “Bir bütün olarak PKK ve örgütün lideri Abdullah Öcalan’un savunduğu fikirleri dillendirerek, terör örgütü propagandası yapıldığı” sonucuna vararak, beş yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması, 15 Nisan’da.