NATO'nun 'yumuşak' yüzü: Sanal İpek Yolu

NATO, militarist ve politik yüzünden sonra şimdi de 'barışcı' ve 'hümanist' yüzünü gösteriyor. Adını duyunca akla hemen savunma, askerler ve savaş gelen NATO bu kez 'iyi adam' rolünde: Orta Asya, Kafkasya ve Avrupa yolu üzerindeki 15 ülke arasında...
Haber: ŞULE ÇİZMECİ / Arşivi

İSTANBUL - NATO, militarist ve politik yüzünden sonra şimdi de 'barışcı' ve 'hümanist' yüzünü gösteriyor. Adını duyunca akla hemen savunma, askerler ve savaş gelen NATO bu kez 'iyi adam' rolünde: Orta Asya, Kafkasya ve Avrupa yolu üzerindeki 15 ülke arasında 'İnternetle İpek Yolu' adını verdiği bilimsel ve kültürel bir bilgisayar ağı kurulması için çalışıyor. Proje için ilk etapta 2.5 milyon avroluk (yaklaşık 4.5 milyon YTL) bütçe ayrılmış. Projeye dahil edilen ülkeler Beyaz Rusya, Gürcistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Hırvatistan, İsrail, Türkiye, Polonya ve ABD.
İstanbul'da ilk çalışma
'İnternetle İpek Yolu' projesinin önemli bir ayağı olan 'Terör ve Felaketlerin Yarattığı Travmalara Bireysel ve Toplumsal Düzeyde Psiko-Sosyal İlkyardım' projesinin ilk atölye çalışması geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşti. Bu toplantının direktörlüğünü üstlenen Bahçeşehir Üniversitesi Kariyer Merkezi Danışmanı Dr. Nevin Dölek, "İpek Yolu üzerindeki ülkelerde terör veya felaket sonrasında mağdur olanlara bireysel/toplumsal düzeyde psiko-sosyal destek verilmesi için uzman geliştirme ve örgütlenmeyi amaçlıyoruz" diyor. Neden NATO büyük bir sosyal sorumluluk projesine liderlik ediyor? NATO'ya bağlı CEENet (Central and Eastern European Networking Association) Genel Sekreteri Dr. Jacek Gajewski'nin yanıtı şöyle: "İpek Yolu projesi NATO'nun en büyük projesi. Orta Asya, Kafkasya ve Avrupa yolu üzerindeki ülkeler
arasında internet etkileşimini artıracağız. Bu proje, teknik amaçlı, bir altyapı oluşturma projesi. Network ağı için uydu altyapısı da oluşturacağız. Kültürel, sağlık ve tıp alanındaki etkileşimi sağlayacağız. Yani, tele-medicine, uzaktan eğitim, terör ve doğal afet sonrası psiko-sosyal destek verilmesi gibi kolları var bu projenin."
Gajewski de NATO'nun militarist, politik yanının çok bilinmesine atıfta bulunarak, şöyle devam ediyor:
"Ama biz bilimsel, kültürel araştırmalar da yapıyoruz. Bize göre bilimsel araştırmalar yapmak, insanların savunma ve güvenliğini sağlamakta top ve tank kadar önemli. Güvenliği bilimsel metotlarla bulmaya çalışıyoruz. İpek Yolu'nun geçtiği ülkelerde sorunlar, anlaşmazlık, çatışma ve kırılganlıklar yüksek düzeyde. Mesela, Tacikistan ve Afganistan en çok travmatize olmuş ülkeler. Etnik çalışmalar fazla, sivil savaşlar hâlâ devam ediyor. Bu ülkelerde rehabilitasyon çalışmalarımız olacak. Elbette bu çalışmalar tek başına barışı getirmez. Ama biz yine de bu çabalarımızı sürdüreceğiz."
İsrail Tel Hai Üniversitesi Toplum Stres Önleme Merkezi'nden psikolog Dr. Yehuda Scacham ise İstanbul'daki buluşmayı şöyle açıklıyor:
"Proje kapsamındaki 15 ülkeden 32 psikoloğu ilk kez buluşturduk. Meslektaşlarımıza insanların travmalarda dayanaklılığını nasıl artırabileceklerini anlattık. Daha sonra her katılımcı kendi ülkesinde bir web sitesi açacak, bizden öğrendiklerini ülkesinin kültür, gelenek ve şartlarına uyarlayarak kullanacak. Bu bilgileri meslektaşlarıyla paylaşacak. İnsanların bazı travmalarda gösterdikleri tepkiler tüm kültürlerde birbirinin aynı. Ancak baş etme biçimleri farklı. Bu nedenle kültürel farklılıklar konusunda hassas olmak gerekiyor. Toplumun ne kadar travmatik olduğunu belirlemek için o olay karşısında toplumun dayanıklılık ve dayanışma gücüne de bakarız."
Scacham'a göre Türkler travmalara çok dayanıklı bir toplum:
"Çünkü sizde dayanışma çok fazla. İsrail'de travma sonrası psikolojik bozukluk yaşayan çok kişi var, onları tedavi etmeye çalışıyoruz. Filistin'de travma oranı ise inanılmaz yüksek. Filistinli meslektaşlarımızla yabancı bir ülkede bir araya gelip ortak çalışmalar yapıyoruz. Ama onlar bunu yaparken riske giriyorlar. Bu tabii düşmanla işbirliği oluyor!"