Nazan Öncel yeniden

Ne yalan söyleyeyim, bazen (pek sık olmuyor) mesleki açıdan kendimle gurur duyuyorum. Bizim meslekte herhangi bir olayı diğer gazeteci arkadaşlardan önce haber yapmak fiyakalı bir iştir.
Haber: HIZIR TÜZEL / Arşivi

İSTANBUL - Ne yalan söyleyeyim, bazen (pek sık olmuyor) mesleki açıdan kendimle gurur duyuyorum. Bizim meslekte herhangi bir olayı diğer gazeteci arkadaşlardan önce haber yapmak fiyakalı bir iştir. Haber, ilk olarak sizin çalıştığınız gazetede yayımlanınca hafif bir gurur durumu olur haliyle.
İşte geçenlerde böyle bir durumla karşılaştım. Medyada gözünüze çarpmıştır belki, Nazan Öncel yeni(!) bir albüm çıkardı. Hitt Müzik'ten çıkan 'Yanyana Fotoğraf Çektirelim' isimli albümü için kendisiyle söyleşiler yapılıyor. Bunların birinde Öncel, 'Aslında bu albümü iki sene önce bitirdim' demiş. Gururlanmayı işte o zaman yaşadım. Çünkü, iki yıl önce bu albüm konusunda kendisiyle bir söyleşi yapmış, tüm parçaları stüdyoda dinlemiş ve konu üzerine uzun bir yazı yazmıştım. Hatta şarkılara
emeği geçen aranjörlerden Hatim Ündaş şahidimdir. Dolayısıyla, kendi çapımda bir 'Türkiye haber atlatma rekoru' kırmış oldum. Düşünsenize haberi iki yıl öncesinden vermiş olmuşum da, haberim yokmuş. Neler oluyor hayatta...
Şimdi oturup yine bu albüm konusunda bir şeylar yazmanın âlemi yok. Sonuçta olayı, Radikal 2'nin müzik editörlerine bırakıp gidip Nazan Öncel'le havadan sudan konuştuk. Ama şöyle ağız tadıyla, yan yana fotoğraf çektiremedik. O da ayrı.
Nazan Öncel'i komple severim bir kere. Yani şu ülkede yaşayan birkaç sahici sanatçıdan biridir benim için. Güler yüzlü, mütevazı, kimi zaman bazı şarkıları gibi nostaljiktir. Romantik, içine kapanık bir genç kız
oluverir kimi zaman. Güzel dalga geçer ki, en sevdiğim yanıdır. Bu dal-
gacılığı şarkılarına da yansır. Özellikle erkeklerle dalga geçmeye bayılır. Bunu sordum kendisine. 'Niye şarkılarınızda biz beylerle sık sık dalga geçiyorsunuz?' dedim:
"Olur mu öyle şey, hâşâ, erkekler olmadan biz ne yaparız? Onlar olmadan dünya çöle benzer. Valla ben bu anlamda kadın-erkek olarak ayırmıyorum.
İnsan olarak bakıyorum. Hayata baktığım pencere farklı olabilir ama nereden bakarsam bakayım kadınla erkek benim gözümde aynı. Belki, erkekler biraz geç büyüyor. Erkekler de değil aslında hepimizden söz ediyorum.
İçindeki bebekleri büyütemeyenlerden. İçteki çocuk büyüsün artık ama büyütürken de, sen o çocuğun içindeki masumiyeti, temizliği koru. Bunları koruyalım istiyorum.
İçimizdeki çocuktan sıkıldım ben, koca bebeklerden sıkıldım genelden."
Şarkılar genellikle kadınlar için yazılır. Daha çok erkekler bestekâr olduğu için mi bu böyledir, bunu bilemiyorum. Bunun yanında Nazan Öncel şarkıları tamamen erkeklere söylenmiş şarkılardır. Sözler dikkat ederseniz Öncel'in bu konudaki saptamaları gerçekten de şaşırtıcıdır. 'Bu konuda nasıl bu kadar doğru saptamalarda bulunabiliyorsunuz, uzmanlık alanınızmış gibi?' diye sordum kendisine:
"Fakat ben erkekler hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Yanlış anlaşılmasın hatta kendimi bile daha doğru dürüst bilmiyorum, karşı cinsi nasıl bilebilirim? Oturup da, 'Erkekler hakkında böyle böyle bir şarkı yazayım' diye bir şey düşünmüyorum. Maceralar peşinde koşan biri hiç değilim. Şarkılarımı erkeklere odaklamadım, bilemiyorum. Şair ya da yazar olabilseydim, sinema yapabilen biri olsaydım gene meramımı bu dille anlatmaya çalışırdım. Hayatı yanına alıyorsun kalbinle beraber. Kalbin ve bir hayatla birlikte gidiyorsunuz."
Nazan Öncel'i en son iki yıl önce bu albümü hazırlarken görmüştüm. 'Bu arada neler yaptınız?' diye sordum. Kendini törpülemiş:
"Evet, fazlalıkları atmaktan yanayım. Hem hayatın farkında olmak, yaşamın sınırı nereye kadar, bunları anlayabilmek. Yani Nazan Öncel'den biraz vazgeçebilmek. Yıllardır Nazan, Nazan Öncel'i sırtında taşımaya çalışıyor. Çok önemli bir şey zannederek. Doğduğum yıllardan bugüne ülkede kaç defa darbe oldu, hangi ülkede yaşıyorsunuz, o zaman da loştu, bugün de loş hatta karanlık. Loş bir ülkede yaşıyoruz. Yani bilemiyorum. Bakıyorsun ve üzülüyorsun, 'Nerelere gidiyoruz' diye, yani bütün mesele bu. Törpülemek dediğim, sadece içimdeki kötülükleri törpülemek, fazlalıkları atmak, kuş gibi hafiflemek."