Ne hakla?

Ne hakla?
Ne hakla?
Erdoğan 'demokratik açılım'da rektörlerle buluşurken, protestocu öğrenciler İstanbul'a sokulmadı, mola yerinde dövüldü. Kabataş'taki grubun da payı cop ve gaz oldu.

Üniversite öğrencilerinin bir protesto girişimi daha aynı akıbetle sonuçlandı: Dayak, biber gazı ve gözaltı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , ‘demokratik açılım’ kapsamında dün Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde üniversite rektörleriyle biraraya geldi. 

Erdoğan’ın içeride, üniversitelerdeki özgürlük ortamının öneminden bahsettiği saatlerde, dışarıda protesto gösterisi yapmak isteyen öğrenciler polisin gazabına uğradı. Öyle ki, otobüslerle şehir dışından gelen ancak İstanbul’a girişlerine izin verilmeyen öğrenciler dahi dönüş yolunda mola verdikleri bir benzin istasyonunda adeta biber gazı yağmuruna tutuldu. Olaylarda çok sayıda öğrenci gözaltına alındı. 

Yasaklı kent İstanbul 
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin iki yıl önceki açılışında Başbakanı protesto ettikleri için 15 ay hapis cezasına çarptırılan 18 gencin üyesi olduğu Öğrenci Kolektifleri’nin, Erdoğan’ın rektörlerle ikinci buluşmasını protesto etmek üzere yola çıkmasına karşı İstanbul Emniyet Müdürlüğü harekete geçti. 

Öğrencileri taşıyan otobüslerin plakalarını tespit eden polis, Anadolu Yakası’ndaki Çamlıca gişelerinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Aralarında çok sayıda çevik kuvvet, terörle mücadale ve güvenlik şube müdürlüğüne bağlı polislerin de bulunduğu ekipler, yaklaşık 150 öğrenciyi taşıyan üç otobüsü saat 06.30 sıralarında gişelerde durdurdu. Otobüslerden inmelerine izin verilmeyen öğrencilerin kimlik kontrolleri yapıldı. 

Tuvalete izin yok! 
İstanbul’a girişlerine izin verilmeyeceği tebliğ edilen öğrenciler, üç saat boyunca gişelerde bekletildikten sonra, yine polis gözetiminde Kurtköy’e doğru hareket ettiler. Dönüş yolundaki Kurtköy’de otobüslerden tuvalet ihtiyacını gidermek için inmek isteyen öğrencilere polis yine izin vermeyince aralarında arbede yaşandı. Polis de biber gazlarıyla müdahale etti. Bazı öğrenciler sürüklenerek gözaltına alındı. 

Astımlı kız öğrenci bayıldı 
Polis daha sonra öğrencilere İstanbul’a girmelerine izin verilmeyeceğini tekrarladı. Öğrencilerden ya geri dönmeleri ya da bir dinlenme tesisin yakınındaki boş alanda oturmaları istendi. Bu sırada öğrenciler, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ı kast edip, “Yusuf Yusuf, Demokrasi Hakkımız Engellenemez” diye bağırdı. 

Polisle yapılan pazarlık sonucu tüm öğrenciler otobüslerden indi. Ancak bu sırada öğrencilerle çevik kuvvet arasında tekrar arbede yaşandı. Polisin aşırı derecede biber gazı kullanması nedeniyle fenalaşan çok sayıda öğrenci yere yığıldı. Astım hastası bir kız öğrenci ile baygınlık geçiren başka bir kız öğrenciye ambulansla gelen sağlık ekipleri müdahale etti. Öğrencilerden 31’i gözaltına alındı. 

Bu grupla birlikte geri dönen Kocaeli Üniversitesi’nden 40 öğrenci, bu kez İzmit’te yürüyüş yapmak istedi. Polise yumurta atan öğrenciler de İzmit’te gözaltına alındı. 

Amirin zor anları 
Bu arada, DİSK’e bağlı Gençlik Sendikası (Genç-Sen) üyesi bir grup öğrenci, Kabataş’ta toplandı. Polis, Erdoğan’ın rektörlerle bir araya geldiği Dolmabahçe’deki Çalışma Ofisi’ne doğru yürümek konusunda ısrar eden öğrencilere, müdahale etti. Gazdan etkilenenler kafelere dükkanlara sığınırken grubun tekrar yürüyüşe geçmeye çalışması üzerine polisin müdahalesi sert oldu. 

Arbede çıktı ve 10 kişi gözaltına alındı. Yaralanan bazı öğrenciler de Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Bu arada, bazı göstericileri gözaltına almak isteyen Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Osman Yıldırım da bayrak sopalarıyla darp edildi. Zorda kalan Yıldırım’ın yardımına çevik kuvvet polisleri yetişti. 

Dağıtılan öğrenciler ise Kabataş İskelesi’nde yeniden toplandı. Bu kez polisin müdahale etmediği grup adına açıklama yapan Fidan Ataselim, öğrenciler ve fikirlerinin olmadığı toplantılarda kararlar alınmaya çalışıldığını ifade ederek, “Üniversitelerin geleceğini, YÖK’ün çürümüş olduğu için değişmesi gerektiğini, bunun için neler yapılabileceğini onlar içeride konuşurken, biz üniversitelerin asıl özneleri öğrenciler kapı önünde bekliyoruz” dedi. 

Öte yandan dün bir diğer öğrenci eylemi, Başbakanlık Çalışma Ofisi’nin karşısındaki Akaretler Yokuşu’nda oldu. ‘Gençlik Muhalefeti’ adlı grup, ofise doğru yürüyüşe geçince polis bu gruba da biber gazıyla müdahale etti. Müdahaleden bir süre sonra grup tekrar bir araya gelerek yürüyüşe geçti, ancak yine polis engeline takıldı. Şarkılar söyleyip halay çeken göstericiler, daha sonra dağıldı. 

Akşam saatlerinde Taksim’de bir araya gelen öğrenciler de gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ettiler. Öğrenciler gün boyu 50 kadar kişinin polis tarafından gözaltına alındığını söylediler.


Erdoğan: Paranız mı çok, yumurta atıyorsunuz?
Üniversitelilerin Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde dün ikincisi yapılan rektörler buluşmasını protesto için İstanbul gişelerinden gazlı müdahaleyle ve tartaklanarak geri çevrildiği, İzmit, Kabataş ve Akaretler’de benzer şekilde müdahaleye maruz bırakıldığı saatlerde, Başbakan Erdoğan da eylemci gençleri eleştirdi. Erdoğan, geçen hafta yapılan ilk buluşmada yumurta atan gençlere, “Herhalde paraları var, bol bol yumurta alıp buraya doğru sallamışlar. Yol kesmek bir özgürlük arayışı değildir. Bir panele, sempozyuma gelip orada ayakkabı atmak özgürlük arayışı değildir” diye yanıt verdi. 

Barut değil mürekkep
 
Üniversitelerdeki özgürlük ortamına değinen Erdoğan, “Dün sakalla, bıyıkla, kılık ve kıyafetle meşgul olan, yasakları yücelten bir üniversite varken, bugün toplumla, toplumun diliyle, kültürüyle, sorunlarıyla hemhal olan bir üniversite var” dedi. 

Erdoğan şöyle devam etti: “İnanın, 73 milyon artık kan görmek, gözyaşı görmek değil, mürekkep görmek istiyor. Artık bu ülkenin tüm evlatları bilgisayarının başında internet ağıyla tüm dünya ile görüşme, konuşma yapsın istiyoruz. Parmaklara barut kokusu değil, mürekkep bulaşsın. Anneler, askerden gelecek, dağdan inecek çocukları için gözlerini yollara dikmesin sabah, akşam üniversiteden gelecek çocuklarına yemekler hazırlasın istiyoruz.” 

‘Ufuksuz siyaset’ 
Erdoğan, Wikileaks’de yayımlanan iddiaların ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu da eleştirerek, “Meseleyi hiç analiz etmeden, üzerinde tartışmadan, ilk çıkan iddia ve iftiralara sarılmak, sığ, çapsız ve ufuksuz bir siyasetin göstergesinden başka bir şey olamaz. Devlet ciddiyetine sahip olan hiç kimse bu iddialardan medet ummaz” dedi.

Erdoğan gençlerle Ocak’ta Dolmabahçe’de buluşacak
 
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, demokrasinin, her isteyenin, istediği zeminde ve zamanda, canı ne istiyorsa onu ifade edebildiği bir sistem olmadığını ifade ederek, “Demokratik hakkınız, başka insanların demokratik hakkını engellemeye başladığı andan itibaren biter. Gençler elbette gösteri, yürüyüş, miting yapabilir, pankart asabilir ama bunlar belli esaslar çerçevesinde yapılır” dedi. 

Rektörler buluşmasından sonra toplantıyı değerlendiren Çelik, Erdoğan’ın, rektörlerin ardından ‘Dolmabahçe Buluşmaları’ kapsamında Ocak ayı başında gençlik temsilcileriyle bir araya geleceğini söyledi. Davet edilenler arasında, Öğrenci Kolektifleri’nin olup olmayacağını soruldu. Çelik, “Her üniversitenin öğrenci başkanını davet edemeyiz. Toplantıların formatı müzakereye dayalıdır. Sadece Başbakan ile aynı ortamı paylaşmak değil, oradaki insanların kendilerini ifade etmeleri gerekiyor” dedi.

Başbakan vicdanın sesi
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, dün AKP Beşiktaş İlçe Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya lideri ve vicdanların sesi haline geldiğini savunarak, “Öyle bir vicdan ki Gazze’deki çocuklara mermiler yağdığı zaman ‘one minute’ demekten hiç çekinmiyor. Ama İsrail’de ortaya çıkan yangında günahsız insanlar ölünce, eleştirdiği ülkeye herkesten önce uçaklarını gönderip, ‘o yangını söndürelim, bu insanlık görevidir’ diyor” dedi. Bağış, Erdoğan’ı överek, ‘Bir Liderin Doğuşu’ adlı kitabı da herkese tavsiye etti. İSTANBUL / RADİKAL