Ne kahramanlık ne türbülans... Ön rapordan sadece 'arıza' çıktı

Ne kahramanlık ne türbülans... Ön rapordan sadece 'arıza' çıktı
Ne kahramanlık ne türbülans... Ön rapordan sadece 'arıza' çıktı

Başmüfettiş Van Vollenhoven: O gün hava bulutlu olmasaydı, pilotlar hatayı fark ederdi.

Hollanda Uçuş Güvenliği Teşkilatı'nın ön raporuna göre THY'nin Tekirdağ uçağını, yükseklik göstergelerinden birindeki arızaya bağlı gelişen 'olaylar zinciri' düşürdü. Ön raporda pilotaj hatasından söz edilmedi

AMSTERDAM - THY’nin İstanbul - Amsterdam seferini yapan Boeing 737-800 tipi Tekirdağ uçağının karakutu incelemesi, uçaktaki yükseklik göstergelerinden (altimetre) birinin bozuk olduğunu gösterdi. Ön rapora göre kazaya da pilotların ‘uçakta motordan sonra en önemli parça’ dedikleri bu göstergedeki hata neden oldu.
Hollanda Uçuş Güvenliği Teşkilatı yöneticisi Pieter Van Vollenhoven’ın yaptığı açıklamaya göre, uçak 1950 fitteyken (yaklaşık 600 metre) yükseklik göstergesi, uçağı eksi 8 fitte (deniz seviyesinden 2 metre aşağıda) gösterdi. Deniz seviyesinin 3 metre altındaki piste inmek üzere olduğunu hesaplayan otomatik pilot gazı kesti. Pilotlarsa bu durumu bulutlu hava nedeniyle farkedemedi. Motorun gaz kesmesi uçağın hızla irtifa kaybetmesine neden oldu.  Alarmlar çaldı. Pilotlar son anda uçağı kaldırmaya çalıştı, ancak düşük hız nedeniyle amaçlarına ulaşamadılar.
Başmüfettiş Vollenhoven, THY’nin gösterge hatasını daha önce iki kez Boeing’e bildirdiğini iddia etti. 

Felakette ilk adım
Başmüfettiş Van Vollenhoven dün yaptığı basın toplantısında 25 Şubat 2009 tarihinde  düşen Tekirdağ uçağıyla ilgili ilk ara raporu açıkladı.
Van Vollenhoven’ın uçağın karakutusu ve ses kayıtlarını dayanak göstererek yaptığı açıklamaya göre, 25 Şubat’ta içinde 135 yolcu ve merüttebat bulunan Boeing 737-800 otomatik pilot desteği ile Schiphol Havalimanı’na inişe geçtiğinde her şey normaldi. 
Kokpitinin sol tarafında her zaman olduğu gibi kaptan pilot (Hasan Tahsin Arısan), sağ tarafta eğitim almakta olan ikinci pilot (Murat Sezer) onun arkasında da diğer ikinci pilot (Olgay Özgür) oturuyordu.
1950 fitte (yaklaşık 600 metre) uçağın iki yükseklik göstergesinden solda bulunanı aniden uçağın eksi 8 fitte (eksi 2 metre) olduğunu gösterdi. Bu veri otomatik pilot tarafından algılandı.
Otomatik pilot, deniz seviyesinin yaklaşık 3 metre altındaki havalimanına inmek üzere olunduğunu hesapladı ve gazı otomatik olarak kesti. 

İkinci adım
Pilotlar arasında geçen konuşma kayıtlarına göre yükseklik göstergesindeki tuhaflık pilotlar tarafından da fark edildi. Ama ön rapora göre pilotlar bunu bir problem olarak görmedi  ve herhangi bir müdahalede bulunmadı.
Uçaksa otomatik pilot jet motorlarına giden gazı azaltınca hızını yitirdi, buna bağlı olarak da aniden irtifa yitirdi.
Uçak 450 fite (150 metre) kadar düştüğünde bütün uçaklarda bulunan ve ‘yere tehlikeli biçimde yaklaşıldığında’ çalışan sesli alarmlar çalıştı. Van Vollenhoven “Karakutuya göre pilotlar bunun üzerine hızla tam gaz verdi, fakat toparlanma için çok geçti” diye konuştu 

Üçüncü adım
Felakete götüren olaylar zincirinde o gün etkili olan bulutlu, ince ince yağmurlu havanın da payı vardı.
Pilotların iniş sırasında bulutlu hava nedeniyle uçak pistini göremediklerine de dikkat çeken Başmüfettiş Van Vollenhoven “Uçak, önce kuyruğunu çarparak, ardından üç parçaya bölünerek yeni sürülmüş bir tarlaya düştü” dedi. 
Van Vollenhoven uçağın daha önceki sekiz uçuşunda sorun olduğunu, ancak karakutuda daha önceki inişlerdeki bu arızalarla ilgili bilgilere ulaşılamadığını söyledi. Van Vollenhoven, söz konusu arızaların bulunması için Türk meslektaşları ve THY ile gerekli çalışmaların devam ettiğini söyledi. 

Araştırmaya devam
Kazayla ilgili olarak şimdilik yükseklik hatası dışında başka bir bulguya rastlamadıklarını belirten başmüfettiş, ‘otomatik pilot’, ‘otomatik gaz sistemi’ ve ‘yükseklik ölçüsü’ne yönelik araştırmayı sürdüreceklerini belirtti.
Van Vallohoven, THY’nin daha önce iki kez Boeing’e arıza bildiriminde bulunduğunu da söyledi.

Yakıt ve deneyim yeterli
Uçağın yakıtı az, pilotu da ‘stajyer’ olduğu için düştüğü yolundaki iddiaları reddeden Van Vollenhoven, “Uçağın yakıtı yeterliydi. (Eğitimdeki pilotun) uçuş saati de yeterliydi” dedi.
Başmüfettişe Tekirdağ uçağının o gün otomatik pilotla indirilmesinin normal olup olmadığı soruldu.  Van Vollenhoven dünyada havayolu şirketlerinin bir kısmının otomatik pilot bir kısmının elle inişi tercih ettiğini, THY’nin ilkini tercih ettiğini ve bunda anormal bir durum olmadığını söyledi. Van Vollenhoven, eğer hava bulutsuz olsaydı, kaptanın yükseklik göstergesinde hata olacağını fark edeceğini de vurguladı.
Pilotların yaralı halde kokpitte bırakıldığı iddiasını yalanlayan Hollandalı yetkili “Kokpit kapısı açıktı. Ekipteki  doktor tarafından (pilotların) öldükleri tespit edildi” dedi. (Radikal, afp, ap)

‘Pilotlar gördü, ama problem saymadı’ 
Karakutu aslında iki ayrı cihaz. Birincisi uçaktaki bütün alet ve göstergelerin kayıtlarını tutan FDR (Flight Data Recorder). İkincisi pilotların kokpitteki konuşmalarını kaydeden CVR (Cockpit Voice Recorder).
Ön raporda FDR’ye dayanarak altimetrede arıza olduğu belirlendi.
Kaptan pilot, eğitimdeki yardımcı pilot ve ikinci pilotun arasında geçen ve CVR’ye kaydedilen konuşmalara dayanarak da “Pilotların altimetredeki hatayı fark ettiği, ancak bunu bir problem olarak görmediği” savunuldu. 

TALPA: İmalat hatası var, Boeing uyarıldı
Türkiye Havayolları Pilotları Derneği (TALPA) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ziya Yılmaz ön rapora göre kazada Boeing’deki ‘imalat hata’sının etkili olduğunu, Hollandalı yetkililerin firmayı uyardığını söyledi. 
TALPA ön raporu basın toplantısıyla ele aldı. Toplantıda ön raporların kamuoyunda spekülasyonları yok etmek için yapıldığı, diğer etkenlerin araştırılması ve raporun bitmesinin bir yılı bulabileceği belirtildi. Toplantının ardından AA’nın sorularını yanıtlayan TALPA Başkanı Yılmaz ise Hollanda Kaza İnceleme Heyeti tarafından Boeing’e uyarı yazısı gönderildiğini söyledi. Yılmaz, şöyle konuştu:
“Uçakta iki ayrı yükseklik göstergesi var. Biri, deniz seviyesine göre olanı (tazyikaltimetre), diğeri de yere göre seviyeyi (radaraltimetresi) ölçer.  Radaraltimetresinden alınan bilgileri otopilot değerlendirir ve ona göre işlem yapar. Otopilotla inişler ona göre yapılır. Radaraltimetresi 2 bin 500 feetten itibaren göstermeye başlar. 1950 fitte (600 metre) eksi 8 fit gösterdiği için uçak kendini yerde sanmış. Yerde sandığı için de gaz kollarını geriye çekmiş. Ondan sonra sürati düşmüş. 500 fitten (yaklaşık 150 metre) itibaren de uçak uçamayacağı süratlere kadar düşmüş. İmalat hatası var. Onun için uyarıyorlar firmayı. (Pilotlar) Radaraltimetresini dikkate almıyorlar. Çünkü çok kötü havalarda radaraltimetresiyle ineriz biz, normalde tazyikaltimetresini kullanırız. Sistemin böyle bir hata yapabileceği ikazı hiçbir yerde yazmıyor. (Hollandalılar) Bu nedenle Boeing’e ikaz veriyorlar, ’Böyle bir sistem arızasının gerekli tedbirlerini alınız’ diye. Böyle bir arıza olacağını düşünmüyoruz bile. Bu sistem hatası otopilota yanlış işlemler yaptırıyor. Bundan oldu bu olay.”

Ulaştırma Bakanı: Biraz sabredin
Uluslararası havacılık kuralları gereği kazayı Hollanda sivil havacılığı soruşturuyor. Ekipte Türk Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ndense üç gözlemci bulunuyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Arkadaşlarımız da kaza-kırım ekibinde beraber çalışıyorlar. Onların da görüşleri var. Biraz daha sabredelim, en sağlıklı açıklamayı yapacağız” dedi.
THY’nin Boeing uçaklarını değiştirip değiştirmeyeceği sorusu üzerine ise Yıldırım, “Öyle bir şey olur mu? Bütün dünyada onbinlerce Boeing uçağı var. THY, görülemeyen bir arıza meydana gelmişse, tabiatıyla gerekli duyuruları yapmak suretiyle, tedbirini alacaktır” dedi.  Bakanı “Sizin kanaatiniz ne?” sorusuna da “Benim kanaatimin bir anlamı yok. Uzmanlara bırakalım” yanıtını verdi.
Dünyanın en çok satan yolcu uçağı Boeing 737, imalata geçilen 1965 yılından bu yana 6 bin sipariş aldı. 

580 metrelik hataya pilotlar önemsiz demez’
Pilotlar Derneği Genel Sekreteri Ahmet İzgi, ön raporu değerlendirdi:
“Açıklamaları açıkçası çok tatmin edici bulmadık. (Yükseklikteki 580 metrelik bir hata) ile amatör pilot bile uçmaz. Böyle bir hata pilotlar tarafından ‘Önemli değil’ denecek bir şey değil. Uçakta sesli uyarılar yaşandığı zaman da zannediyorum çok sis vardı ve bu arada geç kaldı ve çarptı. Senaryo bu şekilde gözüküyor. Eğer o gün (Schiphol Havalimanı’nda) sis olmasaydı kesinlikle böyle bir şey olmazdı. Çünkü hissederdi pilot. 15 bin saat uçuşu var hocanın.”