Ne olacak bu meslek liseleri?

Mustafa Çelikkaya, meslek lisesinin mobilyacılık bölümünde okurken bu okullardaki tüm öğrenciler gibi ÖSS'ye 'katsayı' ve imam-hatip tartışmalarının gölgesinde girmişti. Bir meslek liseli olarak kendi alanındaki yüksekokula sınavsız geçiş hakkı vardı.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

ANKARA - Mustafa Çelikkaya, meslek lisesinin mobilyacılık bölümünde okurken bu okullardaki tüm öğrenciler gibi ÖSS'ye 'katsayı' ve imam-hatip tartışmalarının gölgesinde girmişti. Bir meslek liseli olarak kendi alanındaki yüksekokula sınavsız geçiş hakkı vardı. Mustafa iki yıl sonra mezun olduğunda hâlâ katsayı ve imam-hatip sorunu tartışılıyordu.
Gündemi, üniversiteye girişte imam-hatip liselerine uygulanan katsayıya kilitlenen 17. Milli Eğitim Şûrası'ndan iki ay sonra bu kez şimdiye kadar hiç 'sorgulanmayan' meslek yüksekokullarının eğitim kalitesi konuşuluyor. Ankara'daki toplantıda yapılan tartışmalar, gölgede kalmış gerçekleri ortaya çıkarıyor:
"Meslek yüksekokullarından mezun olanların sadece yüzde 8'i kendi alanında iş bulabiliyor, öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı 66, son beş yılda teknik eğitim fakültelerinden mezun olanlardan sadece yüzde 5'i öğretmen olabildi."
YÖK'ün Bilkent Otel'de düzenlediği 'Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı'na üniversitelerin rektörleri, dekanları, meslek yüksekokulu müdürlerinin yanı sıra iş dünyası ve sendikalardan da katılım var. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise toplantıda yok. Bakanlık, üst düzey bürokratlarca temsil ediliyor. 170 kişinin fikir yürüttüğü konferansın amacı mesleki eğitimi katsayı meselesinden çıkarıp sorunlara çözüm üretmek.
Teziç'in 'mağduriyet' yanıtı
İlk söz YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in. Türkiye'de 1.5 milyon öğrencinin ortaöğretim ve yükseköğretimde meslek eğitimi aldığını belirten Teziç, iş dünyasının iyi yetiştirilmiş ara eleman ihtiyacını, "İşgücümüzün yüzde 7'si okuryazar değil, yüzde 65'i lise altı eğitim almış, yüzde 18'i lise düzeyinde, sadece yüzde 10'u yükseköğretim mezunu" diye özetliyor. Burada söz yine imam-hatip tartışmalarına geliyor. 'Katsayı mağduriyeti' söylemini öne sürenlerin örtülü başka hedefleri olduğunu söyleyen Teziç, genel liselerin ÖSS'de daha şansız olduğunu belirtiyor:
"Sınava giren her 100 genel lise öğrencisinin yalnızca 18'i üniversitenin örgün eğitim programlarına girerken, her 100 meslek liselinin 27'si örgün yükseköğretim programlarına yerleşebiliyor. Mesleki eğitim istenilen düzeye yükseltilmeli. Bunun yeri, siyasi tartışma ortamları değil, akademik tartışma ortamlarıdır."
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme de imam-hatip tartışmasına, "İmam-hatip liselerinin kuruluş amacı din hizmetlerinin yerine getirilmesi. Bu okullar kuruluş amacından uzaklaşarak genel liselere alternatif hale geldi" diye katılıyor:
"Katsayı uygulamasının mesleki eğitimin önünde engel olduğu görüşü gerçekçi değil. Bu uygulamadan önce mühendisliklere geçebilen öğrenci oranı sadece yüzde 2. 'İnşaat teknik liseliler neden inşaat mühendisi olamıyor?' diyorlar. Bu lisede okuyanlar ÖSS'de 45 matematik sorusundan 4.58, fizikten 0.68, kimyadan 0.24, biyolojiden 0.19'unu yanıtlayabiliyor."
Konferans, meslek okullarındaki yetersizliğini ve mezunların iş sıkıntılarını gözler önüne sererken, Türkiye'deki mesleki eğitim tablosu rakamlara şöyle yansıyor:

  • Meslek liselerinde öğrenci başına 1500 dolar, genel liselerde 850 dolar harcanırken, meslek yüksekokullarında bu rakam sadece 485 dolar.
  • Mesleki ortaöğretimde öğrenci başına düşen harcama sağlık liselerinde 3 bin 334, imam-hatip liselerinde 3 bin 37, erkek teknik liselerinde 2 bin 434, kız teknik liselerinde 2 bin 268, ticaret ve turizmde ise 1435 YTL.
  • 2005-2006 eğitim yılında genel liselilerin yüzde 72'si açıkta kaldı. Meslek liselerinde bu oran yüzde 59.
  • Teknik programlarda derslerin yalnız üçte biri uygulama şeklinde yapılıyor.
  • Öğretim elemanı başına düşen öğrenci Almanya'da beş, Japonya'da dokuz, Belçika'da 10, Britanya'da 20. Türkiye'de iki yıl önce bu oran 59'du, bugün 66'ya ulaştı.
  • 23 teknik eğitim fakültesi var. 2000-2005 yılları mezunlarının öğretmen olarak atanma oranı sadece yüzde 5.
  • 486 meslek yüksekokulundan mezun olanların sadece yüzde 8'i kendi alanında iş bulabiliyor. Başka alanda çalışanların oranı yüzde 92. ABD'de ise tam tersi. Meslek yüksekokulları mezunlarının yüzde 95'i 10 ay içinde kendi alanında işe başlıyor. Çünkü iş imkânının olduğu kanıtlanmadan program açma izni verilmiyor.
    Şimdi istatistikleri bir yana bırakıp meslek eğitimi gören Mustafa'ya dönelim. İstatistiklere bakıp aldığı pahalı eğitimin onu iş sahibi yaptığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. "Meslek yüksekokulundaki eğitim bana liseden farklı bir şey katmadı. Umduğumu bulamadım" diyen Mustafa Çelikkaya, mobilyacılık defterini kapatmış, özel bir okulda denizcilik okuyor...