Ne sokakta, ne evde, ne de adliyede güvendeyiz

Adliyede zorba saldırısı

Hırsızlıktan tutuklu sanığı tahliye etmeyen Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kadın hâkimi İnsaf Gündüz, saldırıya uğradı. Sanığın kardeşi Serhat Öztürk, adliyede Gündüz'ü saçından tutup duvara çarptı ve yumrukladı. Öztürk gözaltına alınırken de "Gitsin evinde otursun. Çocuk doğursun, yemek yapsın" diye bağırdı.

Hâkim adliyede saldırıya uğradı, genç hemşireyi apartmanda gaspçı bıçakladı, bir genç kız sokakta, bir diğeri evde maganda kurşunlarıyla yaralandı

İSTANBUL - Adliyelerde sanık yakınları arasında sıkça saldırı vakaları meydana gelirken, bu kez bir hâkim herkesin gözü önünde darp edildi. Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi İnsaf Gündüz, hırsızlık suçundan yargılanan Yılmaz Öztürk'ün tutukluluk halinin devamına karar verince, adliye koridorunda sanık Öztürk'ün kardeşi Serhat Öztürk'ün saldırısına uğradı. Saldırganın saçlarından tutarak kafasını duvara vurduğu kadın hâkim Gündüz'ün burnu kırıldı.
Koridorda bekledi
Hırsızlık suçundan tutuklu bulunan Yılmaz Öztürk, yargılandığı 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dün hâkim karşısına çıktı. Üç aydır tutuklu bulunan Öztürk'ün tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi. Öğle tatili için duruşmalara ara veren mahkeme hâkimi İnsaf Gündüz koridorda bekleyen sanık Öztürk'ün kardeşi Serhat Öztürk'ün saldırısına uğradı. Kadın hâkim İnsaf Gündüz'ün saçlarından tutarak kafasını duvara sertçe vuran saldırgan, yüzüne de yumruk attı.
Gündüz başına aldığı darbeler sonucu yere yığılırken, kaçmaya çalışan saldırganı adliyede görevli polis yakaladı. Saldırgan adliye nezaretine konularak gözaltına alınırken, yaralanan hakim İnsaf Gündüz adliye personeli tarafından Özel Doğan Hastanesi'ne kaldırıldı.
Acil serviste müdahale edilen İnsaf Gündüz'ün sağ şakağı yarıldı ve burnu kırıldı. Olayı duyan hâkim ve savcılar hastaneye gelerek hâkimi ziyaret ederken, hastaneden yapılan açıklamada Gündüz'ün sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
'Evinde otur, yemek yap'
Bir süre adliye nezaretinde tutulan saldırgan Serhat Öztürk, Küçükçekmece Polis Merkezi'ne götürüldü. Öztürk bu sırada kendisini görüntüleyen gazetecilere "Herkes işini yapacak. Gitsin evinde otursun. Çocuk doğursun, yemek yapsın. İnsanların kaderiyle oynamasın" diye bağırdı. (Radikal, aa)



Jale Yarangümelioğlu tedavi ediliyor.
ANTALYA - Kapkaç ve gasp teröründen sıtkı sıyrılan vatandaşlar, malları ve canları için apartman sahanlıklarında göze göz dişe diş mücadeleye başladı.
Son olarak Antalya'da bir hemşire, belki de mesleğinin kazandırdığı soğukkanlılıkla bir yandan vücudundaki bıçak darbelerini sayarken boğuştuğu gaspçıya pes dedirtti. Okuyana da pes dedirten olay Yeşilbahçe Mahallesi'nde pazar günü güpegündüz meydana geldi. Antalya Aşır Aksu Devlet Hastanesi'nde hemşire 29 yaşındaki Jale Yarangümelioğlu, saat 16.00'da Sevinç Apartmanı'ndaki evine döndü. '20 yaşlarında, kulağında küpe veya klips olan, 1.70-1.75 boylarında esmer biri' onunla asansöre bindi.
Sonrasını Jale hemşire şöyle anlattı: "Daha düğmeye basmadan gaspçı, bıçağı boğazıma dayadı. 'Hiç sesini çıkarmadan çantanı ver' dedi. 'Ne dedin sen?' diye sorar sormaz ekmek bıçağını bacağıma sapladı. Ardından bıçak karnıma iki kere girip çıktı. Elimle karnımı tutarken yüzüme yumruklar indi. Elimi yüzüme götürdüğümde omzumda asılı olan çantamın sapını kesti. O an kendimi topladım gaspçıyı tekmelemeye başladım. Sol bacağıma sapladığı bıçak yere düştü. Bu sırada asansörün kapısı açıldı, gaspçı fırladı. Ben yerde yattığım için bir hamleyle bacaklarına sarılıp one yere düşürdüm. Sonra üzerine çıktım. Çantamı bir kenara atmıştı, ben koluna asılı biçimde apartman kapısına kadar geldik. Kurtulamayacağını anlayınca yeşil montunu çıkarıp attı. Mont elimde kaldı. Sonra kendimden geçmişim."
Elinde mont, yanında çanta, vücudunda beş bıçak darbesiyle komşuları tarafından bulunan Jale hemşire, Antalya Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Verdiği eşkale uyan bir kişi, evinin yakınlarında bir alışveriş merkezinin kameralarına takılınca gözaltına alındı.
Peki Jale hemşire niye böyle direnmişti: "Çantamda nüfus cüzdanı, kredi kartları ve 60 YTL vardı. Ben o parayı, gaspçı alsın diye kazanmıyorum. Kimlik, ehliyet, kredi kartları gibi şeyleri çıkarmak için de aylarca uğraşacaktım. En önemlisi, biri çıkıp da 'ver' deyince insan malını vermek istemiyor."
Suç rekoru kapkaçta
Ocak-Kasım 2006 tarihleri arasında Emniyet'in istatistikleri asayiş konusunda asıl sıkıntının kapkaç ve hırsızlık gibi mala karşı suçlarda yaşandığını gösterdi. Geçen yıl suç artışındaki rekoru, yüzde 70'le kapkaç kırdı. Polis, kapkaç olaylarının sadece yüzde 19'unu aydınlatabildi.
(dha, Radikal)


Perdelerini açma vurulursun
MERSİN - İki genç kız borç alacak sorunlarını sokak ortasında birbirlerine kurşun yağdırarak 'çözmeye çalışan' iki grubun kurbanı oldu. Biri pencereyi açıp bakan, diğeri yürüyen genç kızlar yaralandı, dört kişi gözaltına alındı.
Mersin'in Yeni Mahalle semtinde iki grup, önceki gece saat 23.45 sularında kapıştı. Eli silahlı magandalar cadde üzerinde, bulundukları otomobillerden birbirlerine ateş açtı. Seken kurşunlardan biri, o sırada ailesiyle birlikte komşu ziyaretinden dönen 19 yaşındaki Seda Kaplaner'in sırtına, diğeri de silah sesleri üzerine meraklanarak pencereden dışarı bakma gafletinde bulunan lise öğrencisi 16 yaşındaki Ebru Yağmur'un göğsüne isabet etti. Kaplaner ve Yağmur hastaneye kaldırıldı. 16 boş kovan bulan polis, dört kişiyi gözaltına aldı, bir kişiyi de aramaya başladı.
Seda Kaplaner'in babası Faruk Kaplaner, silah seslerini duyunca kendilerini yere attıklarını, kızının da yere yatarken vurulduğunu anlattı. Faruk Kaplaner, bir kurşunun da kendi alnını sıyırdığını söyledi. Ebru Yağmur'sa en son perdeyi araladığını hatırlıyordu: "Silah seslerini duyunca, pencereye yöneldim. Perdeyi açmamla kurşun geldi. Kendime geldiğimde zaten hastanedeydim." (aa)