Nefret suçu tanımı eksik

Nefret suçu    tanımı eksik
Nefret suçu    tanımı eksik
TBMM'ye sevk edilen demokratikleşme paketi tepki çekti. Nefret suçuna ilişkin düzenleme uluslararası standartların gerisinde kalırken, rüşvetçi ve hırsıza siyaset yolu açılıyor.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi
NEŞE KARANFİL / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın açıkladığı ‘demokratikleşme paketi’ yasa tasarısı dün TBMM’ye sevk edildi. Pakette yer alan bazı düzenlemeler eksik bulunurken tasarıyla, Kürtçe propagandanın önü açılırken Q,W, X gibi harfleri kullanımı suç olmakta çıkartılıyor. Siyasi partilerde eşbaşkanlık sisteminin önü açılırken özel okullara Türkçe dışında eğitim öğretim yapabilme hakkı da getiriliyor. 

Yürüyüşe yaşam kriteri 

Tasarıda, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda değişikliklere gidildi. Toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhın belirlenmesi konusunda, ‘vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak’ ibaresi eklendi. Böylece mülki amir yapılmak istenilen gösterinin yerinin ‘vatandaşların günlük yaşamını zorlaştıracak’ bir niteliği olduğunu düşünürse o toplantının yerine izin vermeyecek. Tasarıya göre, açık hava toplantılarının güneş batıncaya kadar izin verilecek. Kapalı toplantılarda ise saat 23.00 olan süre 24.00’e kadar uzatıldı. Tasarıda dikkat çeken bir diğer önemli düzenleme ise düzenleme kurulunun amacı dışına çıkan toplantıyı bitirmemesi durumuna ilişkin oldu. Düzenleme kurulu amacı dışına çıkan toplantıyı bitirmemesi halinde yetkili kolluk amiri mülki amirine bildirecek, toplantının bitirilip bitirilmemesine ilişkin karar ona ait olacak. 

Kursu engelleyene de ceza 

Tasarı ile TCK’da düzenlenen ‘eğitim ve öğretimin engellenmesi’ maddesinde değişiklik yapılıyor. Mevcut kanunda cebir veya tehdit kullanılarak öğrencilerin toplu olarak binalara veya bunların eklentilerine girilmesinin veya orada kalınmasının engellenmesi halinde bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyordu. Tasarıya ‘kişinin eğitim ve öğretim hakkının kullanmasına’ ilişkin ibare eklendi. Böylece öğrenci olmadığı halde eğitim ve öğretim hakkını kullanan bir kişiye engel olunduğunda 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek. 

Gezi düzenlemesi mi? 

Tasarıda Gezi olaylarına önlem olarak algılanan bir düzenleme yoluna da gidildi. Tasarıya göre, cebir veya tehdit kullanılarak hukuka aykırı bir davranışla bir ‘kamu faaliyetinin yürütülmesine, hizmetlerin yararlanılmasına engel olan’ kişilere verilecek cezalar da artırıldı. Mevcut yasada 1 yıldan 3 yıla kadar olan cezalar tasarıyla 2 yıldan 5 yıla çıkartılıyor. 

Yaşam tarzı düzenlemesi 

Tasarıda ‘inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin’ kullanılmasına ilişkin değişiklik yapıldı. Buna göre, dini inancı gereğini yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerinin bireysel yada toplu olarak yapılmasının hukuka aykırı şekilde engelleyen kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Tasarıda yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişilere de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Tasarıdaki en büyük hayal kırıklığı ise mevzuatta yeni yer verilen ‘nefret suçu’ tanımlanmasına ilişkin oldu. Tasarıda nefret suçuna ilişkin yapılan düzenleme AGİT gibi uluslararası kurumlarının tanımının gerisinde kaldı. Tasarıda mevcut TCK düzenlenen ‘ayrımcılık’ maddesinin tamamı korundu. Maddeye sadece ‘Nefret nedeniyle’ ibaresi eklendi. Böylece bu maddeye etnik kimlik, cinsel yönelim gibi ibarelere yer verilmedi. AGİT nefret suçunu tanımlarken, ‘cinsel yönelim’, ‘etnik kimlik’ ve ‘uyruk’ gibi kriterleri de esas alıyor. Yani işlenen suçta cinsel yönelim, etnik kimlik vurgusu varsa nefret suçu sayılarak; verilecek cezada artırıma gidiliyor. Tasarı mevcut haliyle yasallaştığı takdirde, bir kadının cinsiyetinden kaynaklı olarak kamu hizmet almaması, bir taşınmaz sahibi olmasının engellenmesi, ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi nefret suçu sayılacak. Ancak kadının kendi cinsiyetinde dolayı aşağılaması, dışlanması gibi eylemler ise nefret suçu sayılmamış olacak. 

Hırsıza siyaset yolu açılıyor

Tasarıya göre adı Türkçe olmayan bir köy ismi artık değiştirilmeyecek. Ancak tasarıda ismi Türkçeye çevirilmiş bir köyün eski ismini almasının yoluna açabilecek düzenlemeye yer verilmedi. Tasarıya en büyük eleştiri ise Siyasi Partiler Kanunda yer alan ‘siyasi partilere üye olma’ şartını düzenleyen maddenin kaldırılması oldu. Buna göre, zimmet, rüşvet, hırsızlık ve terör eyleminden mahkûm olanlar siyaset yapabilecek.

BDP 21,4 milyon liradan oldu

 Demokratikleşme paketiyle partilere Hazine yardımındaki sınır yüzde 3’e çekiliyor. Tasarının 4’ncü maddesine göre, milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüze 3’ünden fazlasını alan siyasi partilere yardım yapılacak. Yapılacak yardım 1 milyon liradan az olamayacak. Bu düzenleme BDP’nin de seçim yardımı almasının yolunu açıyor. Ancak BDP 2011 yılı seçimlerine ‘parti’ olarak girmediği için yasa çıksa bile Hazine yardımı alamayacak. BDP 2011 yılı seçimlerinebağımsız değil ‘parti’ olarak girseydi 2014’te 21,4 milyon lira alacaktı. Siyasi partilere Hazine yardımı Siyasi Partiler Yasası’nın Ek 1’nci maddesinde düzenleniyor. Yasada, ‘Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan...’ ifadesi yer alıyor. TBMM’ye sunulan demokratikleşme paketinde ‘son seçimlerle’ ilgili bir değişiklik hükmü bulunmuyor. Bunun için de BDP, 2015 yılında yapılacak genel seçimlere katılır ve yüzde 3 barajı geçerse 2016’da yardım alacak.