Nereden çıktı bu Karadeniz turu?

Nereden çıktı bu Karadeniz turu?
Nereden çıktı bu Karadeniz turu?
Haber: YAVUZ OĞHAN - yavuz.oghan@radikal.com.tr / Arşivi

Önce “İmralı süreci” sonra “Çözüm süreci” diye adlandırılan, son derece kritik, her türlü provokasyona açık, Türkiye ’deki büyük çoğunluğun ilgiyle izlediği, toplumun büyük bölümünün üzerine titrediği bir süreci yaşıyoruz. Belki de Cumhuriyet tarihinin en kritik sürecini. Bir yandan Öcalan ile çözüm konuşuluyor diğer yandan BDP ile süreçte partinin rolü tartışılıyor. Çok gizli, dikkatli ve çözüme odaklı yürütülen süreç henüz taze. Bazı siyasi manevralar dikkat çekse de sürece yeni doğmuş bir çocuğa gösterilen hassasiyetle yaklaşılıyor. Kimse ortaya çıkan barış umudunu söndürmek, eğer sönecekse de buna katkı veren taraf olmak istemiyor. Bu durum açıklamalara da yansıyor. Başbakan “Siyasi hayatıma mal olsa da bu yoldan dönmem” diyor mesela. BDP’den Sırrı Sakık, “Barışa engel olursa PKK ’nın yakasına yapışırız” sözleriyle destekliyor süreci. Elbette bazı siyasi manevralar da yok değil. Süreci doğru okuyanlar bunun sonuca doğrudan etkisi olmadığını görüyorlar. Başbakan’ın İmralı’ya gidecek BDP’lilerle ilgili kısıtlamaları da, BDP’nin kimin gideceğine biz karar veririz resti de bu manevraların bir parçası. Ama BDP’nin son girişimi diğer manevralardan farklı. BDP böylesine kritik bir süreçte çıktı, ben açılımı Karadenizlilere anlatacağım dedi ve yollara düştü. Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel ve Sebahat Tuncel gittikleri ilk Karadeniz ilinde Sinop’ta kızgın protestocularla karşılaştılar. Milletvekillerinin geçecekleri güzergâh Türk bayrakları ile donatıldı. Toplantı için son anda öğretmenevi ayarlandı ama protestolar BDP’lilerin Sinop’lulara “Çözüm süreci”ni anlatmalarına engel oldu. Öğretmenevinin kapısında arabalar tahrip edildi, polis protestocuları zapt etmekte güçlük çekti. Hülasa amaç hasıl olmadı. Çözüm süreci ve BDP Karadenizlilere anlatılamadı. Anlatılamadı gibi zaten yüksek olan tansiyon daha da yükseldi. Ve işin acı tarafı bu kimseyi şaşırtmadı. Acemi siyasetçilerin bile tahmin edeceği bu tablo Sinop’ta sinirleri gerdi ve ortaya çıkan tablo soruları da beraberinde getirdi.
İlk soru neden şimdi? BDP kendisini anlatmak için çözüm sürecinin biraz daha ilerlemesini, toplumdaki tansiyonun düşmesini bekleyemez miydi? İkinci soru ise daha kritik.
Taraflar sürecin zarar görmemesi için azami dikkat gösterirken, böylesine hassas bir coğrafyada en azından provokasyon riskini sıfırlamak için bu ziyaretler ertelenemez miydi? Şimdilik BDP cephesinde bu sorulara doyurucu bir yanıt yok. Zaten artık ziyaretler de başladı. Belki BDP en azından ilk duraktaki görüntünün sürece zarar mı yarar mı getirdiğinin muhasebesini yaparak Karadeniz turunun diğer ayaklarını gözden geçirebilir.