Netekim müebbet!

Netekim müebbet!
Netekim müebbet!
Evren ve Şahinkaya, 12 Eylül davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Darbenin hayatta kalan iki mimarının rütbeleri de sökülecek.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Eylül askeri darbesinin hayatta kalan mimarları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında darbe suçundan açılan davada kararını açıkladı. Mahkeme iki sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanıkların duruşmaya hiç gelmemesine rağmen verilen cezada, duruşmalardaki iyi halleri nedeniyle indirime giden mahkeme, cezayı müebbet hapis cezasına çevirdi. Mahkeme, Evren ve Şahinkaya’nın rütbelerinin sökülmesini de kararlaştırdı.
Davanın karar duruşması dün Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. GATA’da tedavileri süren sanıklar Evren ve Şahinkaya, duruşma salonuna kurulan telekonferans sistemi ile bağlandı. Duruşmanın başında Mahkeme Başkanı Oktay Saday, “Ağzını açanı dışarı atarım” sözleriyle izleyicileri uyardı. Duruşmada izleyici sıralarının bir bölümüne silahlı çevik kuvvet polisi oturtulması tepki çekti. Avukatların ve izleyicilerin itirazları üzerine mahkeme, polisleri dışarı çıkardı. İzleyiciler bu durumu alkışla karşılayınca Saday, “Ya alkış da istemiyoruz, Allah Allah” karşılığını verdi. 

Pansuman arası

Daha sonra Cumhuriyet Savcısı Erdinç Hakan Özdabakoğlu, dosyanın devredilmesinden önceki savcının verdiği esasa ilişkin mütalaayı tekrarladı. Savcı Özdabakoğlu da sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcı görüşünü okurken, Evren’i gösteren ekran karardı. Bunun üzerine Avukat Ömer Kavili, “Sanık suçlarını duyunca ter bastı, göğsünü açtılar” dedi. Evren’in yanında bulunan avukat Sezin Duygu Tuncer ise müvekkiline pansuman yapılacağını belirterek, izin istedi.
Mahkeme Başkanı pansuman için izin verdi. Bu sırada, Evren’in bulunduğu kamera karartıldı. Pansuman ardından ekran açıldığında Evren’in kıyafetini değiştirerek beyaz bir tişört giydiği görüldü. Mütalaanın ardından söz alan müdahil avukatlarından Hasan İlter, darbe sonrasında Merkez Bankası’ndan 170 ton altın çalındığı iddiasında bulunarak sanıkları hırsızlıkla suçladı; buna Evren’in avukatı sert tepki gösterdi. Evren’in avukatı Bülent Acar, kurucu iktidar olduklarını ve bu nedenle müvekkillerinin yargılanamayacağı şeklindeki eski savunmasını tekrarladı.
Avukatın savunmasının ardından Mahkeme Başkanı, sanıklara son sözünü sordu. Evren, “Avukatıma iştirak ediyorum” derken, İstanbul GATA’da bulunan Şahinkaya da “Avukatımın savunmasına katılıyorum. Başka söyleyeceğim bir şey de yok” yanıtı verdi. Sanıkların son sözünün ardından Mahkeme Başkanı Saday tarihi kararı açıkladı.
Saday, Evren ve Şahinkaya’nın 21 Aralık 1979’da dönemin Başbakanı’na verdikleri muhtırayla anayasayı ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu işlediklerini, 12 Eylül 1980’de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM’yi ıskat ve cebren men suçunu işledikleri gerekçesiyle eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 146/1. maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı.
Saday, sanıkların duruşmadaki tavır ve hareketleri ile dosya kapsamı ele alınarak, takdiri indirimle bu cezanın müebbet hapse çevrildiğini kaydetti. Saday, Evren ve Şahinkaya hakkında Askeri Ceza Kanunu’nun 30. maddesinin uygulanmasına karar verildiğini de açıkladı. Verilen karar, Evren ve Şahinkaya’nın rütbelerinin sökülmesini öngörüyor. 

31 yıl sonra son mektup

Karar darbe mağdurları tarafından sevinçle karşılandı. Duruşmanın ardından 12 Eylül askeri darbesi sonrası idam edilen Ali Aktaş’ın idam öncesi ailesine yazdığı mektubu 31 yıl sonra annesi Ganime Aktaş’a teslim edildi Anne Aktaş, “31 yıl sonra oğlumdan bir parçayı bana teslim ettiler. Herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Sanıklar hakkında verilen kararın kesinleşmesi ile birlikte Evren ve Şahinkaya’nın rütbeleri er rütbesine indirilecek. Böylece Evren ve Şahinkaya emekli general olmaktan kaynaklı olarak kazandığı, lojman kullanımı gibi haklarını kaybedecek.
Kazanılmış hak olduğu için Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya emekli maaşları almayı sürdürecek; ancak aldıkları nişan ve madalyalarını iade edecekler.
Evren hayatını kaybetmesi halinde, eski Cumhurbaşkanı sıfatını koruduğu için devlet töreni yapılabilecek. Ancak Şahinkaya için devlet töreni yapılmayacak. Evren ve Şahinkaya’nın, GATA’daki general katında tedavilerine de devam edilmeyecek. Ancak, hastanedeki tedavilerinin sürmesi mümkün olabilecek.