Nisanda Gazze'ye gidebilir

Nisanda Gazze'ye gidebilir
Nisanda Gazze'ye gidebilir
Başbakan Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun özrünün perde arkasını anlattı ve "Obama da yanındaydı" dedi.

ANKARA - İsrail’den gelen tarihi özrün perde arkasını anlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Obama’nın Ortadoğu ziyareti öncesinde konunun gündeme geldiğini belirterek, Netanyahu ile telefon görüşmesinin Obama’nın şahitliğinde gerçekleştiğini söyledi. Erdoğan, “Özür safhası aşılmıştır, şimdi tazminat ve ambargo ilgili adımlar atılacaktır. Hem uygulama, hem adımların atılması belli bir zaman alacak. Esas olan uygulama. Uygulamayı görmemiz lazım” dedi.
Erdoğan, Konya-Eskişehir hızlı tren hattının açılışı için trenle Eskişehir’e giderken, İsrail’den gelen özür ve çözüm sürecine ilişkin soruları yanıtladı. Mavi Marmara baskınından bu yana geçen 3 yıl içerisinde iki ülke arasında birçok görüşme olduğunu, ilişkilerin düzelmesi için birçok aracının devreye girdiğini söyleyen Erdoğan şöyle konuştu:
KESİNLİKLE ‘APOLOGY’ OLACAK: Sayın Obama da bu işin üzerinde hassasiyetle duruyordu. Clinton’un da konuyla ilgili bize bazı ricaları olmuştu. Biz üç başlığımızı her zaman kendilerine ifade ettik. ‘Özür, tazminat ve ambargo kaldırılmadıktan sonra normalleşme sürecine giremeyiz’ dedik. Hatta özür ifadesi yerine, üzüntü beyanını gönderdiler. ‘Hayır olmaz, kesinlikle apology olacak’ dedik. Süreç içerisinde karşılıklı metinler gönderildi. Hassasiyetlerimizi dile getirdik. Son olarak ambargo üzerinde durdular. ‘Hayır o da olacak’ dedik. Olayın buradaki muhatabı bir yerde hem onlar hem Türkiye . Dolayısıyla bunun ikisinide bizim çözmemiz gerekiyor. İkisi çözülmediği sürece, biz sadece kendimize çalışmış gibi oluruz ki biz böyle bir şey yapamayız. Tarihi sorumluluğumuz var.
OBAMA ŞAHİT: Konu, ABD Başkanı Obama’nın Ortadoğu ziyareti öncesinde yeniden gündeme geldi. Biz de ‘Telefon görüşmesi olabilir’ dedik. Mutabık kaldığımız şekil olursa, telefon görüşmesini yapabiliriz. Kelimeler üzerinde bile hassasız. En son anda yazılı olarak da istedik. Metin geldikten sonra ‘Tamam’ dedik. Obama da bizzat şahit. Önce Obama’nın sesini duydum.
ÜÇLÜ GÖRÜŞME: Konuşma yaklaşık yarım saat sürdü. Bitirince tekrar Obama’yı istedim. Karşılıklı selamları ailelerimize ilettik. Mayısın ilk haftası Amerika seyahatim söz konusu. Obama Amerika’ya dönünce de telefonlaşacağız. İnternet sitemize konuşmanın hem İngilizce hem Türkçe metnini koyduk. Dünyaya mesajı bu şekilde verelim dedik. İsrail’in deklarasyonu oldu malum. Aynı şekilde Türkiye’nin de deklarasyonu oldu. Onu da kayda geçtik. Bundan sonrası uygulamadır. Özür safhası aşılmıştır, tazminat ve ambargo ile ilgili adımlar atılacaktır. Burada İsrail ve Türkiye arasında, Filistin konusunda işbirliği konusu önemli. Metnin içerisine girmiştir, bu da önemli bir aşamadır.
GAZZE GEZİSİ OLABİLİR: Nisan ayı içerisinde Gazze gezisi olabilir. İlk adım tabii diplomatik olacağı için, büyükelçiler filan bir anda atanmıyor. Hem uygulama, hem adımların atılması belli bir zaman alacak. Esas olan uygulama. Uygulamayı görmemiz lazım. Mısır kapısından istifade ediliyor. Biz diyoruz ki ‘Tüm kapılardan Filistin’e girilebilmeli’. ‘Sükûnet devam ettiği sürece’ notunu koyduk. Konuyu Mısır Cumhurbaşkanı ile konuştum. Aynı şekilde Katar Emiri ve Mahmut Abbas ile paylaştım. Hamas lideri Halid Meşal ile konuştum. Çünkü ben daha önce Sayın Kerry’ye söyledim. Hamas’ın olmadığı bir masadan güçlü bir barış çıkmaz. Bunu kabul etmek gerekir. Bunu olaylı Davos’ta Tony Blair’e ilettim. ‘Başarılı olamayışınızın en önemli sebebi Haması masaya oturtmamanız’ dedim. Haması bir terör örgütü olarak görmek yanlıştır. Hamas bir terör örgütü değildir. Bush’a da Obama’ya da söyledim. Senato’dan, Temsilciler Meclisi’nden gelenler olmuştur, hepsine söyledim. Bu insanlar kendi topraklarının savunmasını yapıyorlar. Verdikleri mücadele bunun mücadelesi. Asırlardır o topraklarda yaşayan, orada doğmuş büyümüş insanların çocukları. Zannediyorum bu kapılar da açılacak.”
SÖZÜNDE DURMAZSA: İsrail’in anlaşmaya uymaması durumunda aynı tavrımız sürecek. Şu anda mutabık kaldığmız anlaşma, bir telefon anlaşması. Bu şekilde devam ettiği sürece sözümüzde dururuz. Buna uyulmazsa, geri adım atma söz konusu olursa eski tavrımızı alırız. Bu işin şahidi Amerika. Bu zaten uluslararası camiaya deklare edildi. Ama işin zaten tarafları belli. İsrail ve Türkiye. Uyulduğu takdirde mesele yok.
IRAK TEMENNİSİ: Çevrede Irak var. Suriye var. Irak’ta kendi içinde çok ciddi sorunlar var. Temenni ediyoruz ki Irak bu sıkıntılı süreci kısa sürede aşar. Hakikaten toplu ölümler filan çevremizde bizi üzen süreçler. Bunları da böylece aşma imkânı buluruz.

Bazı yargısız infazlara iktidarımız girmez


Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin soruları da yanıtladı. “Özellikle medyadan beklentim çok çok büyük, onu söyleyeyim. Bu işi taçlandıracaksak bunu medya ile birlikte taçlandıracağız” diyen Erdoğan şunları söyledi: “Çözüm sürecinde çok açık net bazı sözlerim var. Hiçbir eyleme bulaşmamış olanlara zaten kapı açık. Diğerlerinin durumu da çözümün yolunu gayet iyi biliyorlar. Benim sözüm şudur; bazı yargısız infazlara bizim iktidarımız girmez.” Erdoğan, PKK ’nın sınırdışına çekilme şartı olarak öne sürdüğü komisyonlarla ilgili olarak da, “Hakikatleri Araştırma Komisyonu ifadesi kabul edeceğimiz yaklaşım değil. Daha önce Âkil Adamlar konusunu söyledik. Böyle bir komisyon olabilir. 7’li gruplar oluşturabiliriz. İçinde akademisyenler, iş dünyası, STK’lar, medya olabilir. Halkı buna hazırlamak önemli. Toplumsal algıyı âkil adamların hazırlaması lazım. Bu eğer hazırlanırsa birisi Meclis’te kürsüye gelip bayrak açmaz, mikrofona bayrak asmaz.”
Erdoğan, “Çekilmeyi denetleme ilgilisi olmayacak mı?” sorusu üzerine “Bu işin muhatabı Meclis değil hükümetti” dedi. Erdoğan, “Pişmanlık Yasası dışında yeni bir yasal düzenleme düşünüyor musunuz?” sorusuna “O yasa zaten güzel bir yasa” yanıtını verirken, sınırdışına çekilmeyle yasal düzenlemenin gündemde olmadığını ancak konuşulabileceğini söyledi.