Nişanyan'a 1 yıl 45 gün hapis cezası

Nişanyan'a 1 yıl 45 gün hapis cezası
Nişanyan'a 1 yıl 45 gün hapis cezası
Bir yazısında Hz. Muhammet'e hakaret ettiği öne sürülen Sevan Nişanyan'a 1 yıl 45 gün hapis cezası verildi. Mahkeme cezayı ertelemedi.

Blogunda yayımladığı bir yazıda Hz. Muhammet’e hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan gazeteci-yazar Sevan Nişanyan da ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 1 yıl 45 gün hapis cezası aldı. Hâkim sabıkası olduğundan Nişanyan’a verilen cezayı ertelemedi. Piyanist Fazıl Say da ‘dini değerleri aşağılama’ suçlamasıyla yargılandığı davada nisan ayında 10 ay hapis cezasına çarptırılmış, mahkemede hükmün açıklaması geriye bırakılmıştı.
Sanık Nişanyan’ın katılmadığı İstanbul 14. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada müştekiler Birsen Koneralp, Galip Karayiğit, Hasan Temiz, Veysi Barak ve Ali Keskin duruşmada hazır bulundu. Hâkim, sanık Nişanyan’ın talimatla ifadesinin alındığını belirtti.

Cezası arttırıldı

Daha sonra, duruşmada kimlik tespiti yapılan müştekilerin ifadeleri alındı. Müştekiler, savcılık beyanlarını tekrarladıklarını söyleyerek, sanığın yazısında dini değerlere ve Hz. Muhammet’e hakaret ettiğini dile getirdi. Nişanyan’dan şikâyetçi olduklarını ifade eden müştekiler, davaya katılma talebinde bulundu. Ancak hâkim, müştekilerin davaya katılma taleplerini doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddetti. Davayı karara bağlayan hâkim, sanık Nişanyan’ı ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Verilen cezayı, suçun basın-yayın yoluyla işlenmesi nedeniyle 1 yıl 45 güne çıkaran hâkim, sanığın sabıkalı oluşundan cezanın ertelenmemesine hükmetti. Hâkim, koşullar oluşmadığından ve sanık talep etmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına da karar verdi.

Savcı: Eleştiri sınırını aştı

Sevan Nişanyan’ın yazısının blogunda yayımlanmasından sonra 15 kişinin şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı. Hazırlanan iddianamede, Nişanyan’ın yazısında ‘’...Bundan yüzlerce yıl önce Allah ile kontakt kurduğunu iddia edip bundan siyasi, mali ve cinsel menfaat temin etmiş bir Arap lideriyle dalga geçmek nefret suçu değildir’’ şeklinde beyanların bulunduğu belirtildi. İddianamede dava konusu yazının yayımlanmasından sonra kamuoyunda eleştiri, tepki ve tartışmalara neden olduğu, bu şekilde yazının kamu barışını bozduğu ifade edilmişti. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinde yer alan ‘Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ hükmünün anımsatıldığı iddianamede, “Şüphelinin ifadeyi açıklama ve düşünce özgürlüğü ile eleştiri sınırlarını aşarak, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu işlediği ve yazının internette yayımlanması nedeniyle de söz konusu atılı suçun basın-yayın yoluyla işlendiği anlaşılmıştır” ifadelerine yer verilmişti.

Bu karar bir meydan okuma

Nişanyan şunları söyledi: “Burada sistemli bir politika var. Bu, marjinal bir mahkemenin aldığı bir karar değil. Aynı zaman zarfında bir dizi davanın açılması ve hızlı bir şekilde sonuçlanması burada politika değişikliği olduğunu gösteriyor. Ve bunun hükümet kaynaklı olduğundan eminim. İkincisi, burada yapılan şey göz göre göre açıkça, fütursuzca AİHM’nin içtihatlarına ve kararlarına meydan okuma niteliğindedir. Hükümetimiz Avrupa ile ilişkilerinde adeta bir meydan okuma tavrına girişmiştir.”