'Nokta' operasyonu sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) kimi sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği kurduğunu yayımlayan ve bu habere ilişkin belgeleri Genelkurmay Askeri Savcılığı'na teslim etmediği gerekçesiyle polis baskınının yapıldığı..

İSTANBUL - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) kimi sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği kurduğunu yayımlayan ve bu habere ilişkin belgeleri Genelkurmay Askeri Savcılığı'na teslim etmediği gerekçesiyle polis baskınının yapıldığı Nokta dergisinde arama ve bilgisayarlardaki tüm bilgilerin kopyalanması dün de devam etti. Dergi çalışanları polis araması eşliğinde yeni sayının hazırlıklarını yaparken, dergiye yapılan baskına tepkiler de büyüyor.
Gazetecilerle ilgili 'andıç', ardından 'iki darbe girişimini', son olarak da TSK'nın bazı sivil toplum örgütleriyle işbirliğini anlatan haberlerin ardından askeri savcılığın isteğiyle basılan Nokta'da aramalar dün de sürdü. Önceki gün öğlen saatlerinde basılan ve sabaha kadar aranan dergi binasında bilgisayardaki dokümanların kopyalanması işlemleri devam ediyor. Nokta'da dün gün boyu dergi sayfalarının yapıldığı bilgisayarlar ve ana bilgisayardaki bilgiler kopyalandı. Gazetecilerin yeni sayı için çalışmak istemeleri üzerine kopyalama işlemlerinde editör ve muhabirlerin bilgisayarlarına öncelik verilerek, çalışmalarına izin verildi.
Gazeteciler Nokta sattı
Baskına tepkilerse giderek büyüyor. Önceki akşam bazı sivil toplum kuruluşları ve gazeteciler İncirli'deki Nokta Dergisi binası önünde toplanarak, dergiye destek verdi. 'Özgür basın susturulamaz', 'Nokta dergisi yalnız değildir' şeklinde slogan atan grup adına basın açıklaması yapan gazeteci-yazar Ertuğrul Mavioğlu 'Andıç'ı hazırlayanlar yerine, bunu haber yapan Nokta dergisinde inceleme yapıldığını söyleyerek, haber kaynağının gizliliği ilkesenin çiğnendiğini vurguladı.
Öte yandan dün gazeteciler yine Nokta'ya destek için bir aradaydı. Aralarında Rüstem Batum, Celal Başlangıç ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanı Ali Er'in de bulunduğu bir grup gazeteci, Nokta dergisine yönelik polis baskınını dergiyi İstiklal Caddesi'nde dağıtarak protesto etti. 40 kişilik topluluk, Galatasaray Lisesi önünde toplandı. Yoğun güvenlik önleminin alındığı meydanda, gazeteciler adına açıklama yapan tiyatrocu-yazar Batum, Nokta'ya yönelik operasyonun zamanlama açısından manidar olduğunu, bu baskının sansür niteliği taşıdığını kaydetti. Ellerine, Nokta'nın, tartışmaya ve soruşturmaya konu olan 'Darbe Günlüğü', 'TSK'nın basın ve STK andıcının' işlendiği sayıları bulunan gazeteciler, İstiklal Caddesi boyunca yürümek isteyince polis tarafından engellendi. Polisin yürüyüşe izin vermesi üzerine gazeteciler, vatandaşlara Nokta dağıttı. Bu sırada 'Nokta'ya özgürlük' ve 'Nokta'yı değil darbeciyi yargıla' sloganları atıldı. Eylem; Taksim Meydanı'nda son bulurken, Nokta'nın perşembe günü çıkacak yeni sayısının da yine İstiklal Caddesi'nde dağıtılarak, dergiye destek verileceği açıklandı. Hukukçular ise dergiye yapılan polis baskınıyla hukukun ayaklar altına alındığı görüşünde. Avukat Fikret İlkiz baskını 'hukuka aykırı' olarak nitelendirdi. Gazetecilerin haber kaynağını söylemeye zorlanmasının Basın Kanunu'nun 12. maddesine aykırı olduğunu vurguladı.
Görmüş'ten Büyükanıt'a cevap
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 12 Nisan'da yaptığı basın toplantısında, Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni'nin bir gazeteye verdiği röportajda 'elinizde belge var mı' sorusuna 'Günlüğün kendisi belge, ama Genelkurmay arşivinde var' diye yanıtladığını söylemiş ve bütün arşivi tarattığını hiçbir belgenin olmadığını ifade etmişti. Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş Büyükanıt'ın sözleri üzerine yazdığı yazıda Radikal gazetesinde çıkan söyleşide 'günlükler Genelkurmay arşivinde' demediğini vurgulayarak şöyle dedi: "Söyleşide ciddi bir soruşturma durumunda darbe girişimine ait belgelerin ortaya çıkabileceğinden söz ettim. Arşivde bulunma ihtimalinden söz ettiğim şey ne 'günlük'tür, ne de günlük'te ayrıntılarıyla ifade edilen, dört komutanlı 'SARIKIZ' darbe girişimine ilişkin belgelerdir. Burada açıkça, eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un tek başına planladığı söylenen 'AYIŞIĞI' darbesi ve ona ilişkin muhtemel belgelerden söz etmekteyim."