Nüfustan al sabıkayı


Büyütmek için tıklayınız

Fişleme skandallarına bir yenisi eklendi. Evlilik işlemleri için istediği 'vukuatlı aile nüfus kaydı'nda, kendisi hakkında, 'terör örgütü THKP-C Dev Sol örgütü üyesi' ifadesini gören M. Karahan, İçişleri aleyhine 10 milyar liralık tazminat davası açtı.
Dava dilekçesinde şu ifadeler var: Davacının, yasadışı ve gizli bir terör örgütü üyesi olduğu açıkça ilan edilerek, Anayasa ile güvenceye alınan kişilik hakları çiğneniyor. Kişilere ilişkin bu kayıtlar sadece adli sicil belgesine ve mahkeme kararıyla düşülebilir.
Mahmut Karahan'ın 'vukuatlı aile nüfus kaydında' THKP/C Dev-Sol örgütü üyesi olduğu yazıyor.

ANKARA - Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın büyük tartışma yaratan 'sosyetik fişleme' yönergesinden sonra şimdi de gündeme İçişleri Bakanlığı'nın fişleme iddiası geldi. Evlilik işlemleri için 'vukuatlı aile nüfus kaydı' isteyen Mahmut Karahan adlı vatandaşa 'THKP-C Dev-Sol örgütü üyesi' değerlendirmesi olan belge verildi. Karahan, bunun Anayasa ve yasalara aykırı olduğunu belirterek İçişleri Bakanlığı'na 10 milyar liralık tazminat davası açtı.
Karahan'ın avukatı Savaş Demirtaş, benzer fişlemenin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) içinde tüm vatandaşlar için yapılmış olabileceği kuşkusunu gündeme getirdi. Tartışmalı belgenin verildiği Sivas Divriği
İlçesi Nüfus Müdürü Türkan Yağcı da bu işe şaşırdı: "Nasıl oldu anlamadım, bir karışıklık olmuş herhalde."
Avukatına haber verdi
Halen Kocaeli'nde oturan 1970 doğumlu Mahmut Karahan, evlilik hazırlıkları kapsamında 18 Mart'ta Ankara Adliyesi'ndeki nüfus temsilciliği aracılığıyla
nüfusa kayıtlı olduğu Sivas Divriği ilçesi Nüfus Müdürlüğü'nden nüfus kayıt örneği istedi. Karahan, gelen kaydın 'düşünceler' başlıklı bölümünde
'THKP-C Dev-Sol, örgüt üyesi' ifadelerini görünce şaşkına döndü. Bunun üzerine de fişlemenin sorumluları hakkında işlem yapması için avukat Savaş Demirtaş'ı görevlendirdi.
Avukat Karataş, dün Divriği Nüfus Müdürlüğü'ne izafeten İçişleri Bakanlığı aleyhine Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 10 milyarlık tazminat davası açtı ve istemini şöyle gerekçelendirdi:
Ne zaman fişlediniz: Müvekkil bu kaydın hangi tarihte düşüldüğünü bilmemektedir. Adı geçen örgütün yasadışı silahlı bir örgüt olduğu açıktır. Bu örgüte üye olmak TCK 168'e göre 15 yıl ağır hapis gerektirip, Anayasa'da da affedilmez suçlar arasındadır.
Anayasa ve yasalar çiğnendi: Anayasa ve Borçlar Yasası'yla vatandaşların kişilik hakları güvence altına alınmış, Anayasa'nın 38. maddesinde ise masumluk karinesi düzenlenmiş olup bir kişinin suçluluğu konusunda ceza mahkemesince verilmiş ve Yargıtay'ca onanmış kesin ceza olmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği belirlenmiştir.
Ceza olsa yeri sabıka kaydı: Kişinin suçluluğu hakkında Yargıtay kararı olsa da bu sadece Adli Sicil Belgesi'ne işlenmektedir. Bu belgede de sadece kişinin mahkûm edildiği madde bulunup suç işleme vasfı yazılmamaktadır.
Olmayan suçun kaydı: Suçlu olan kişiler yönünden dahi aile kayıt örneklerine bu tür ibare ve kayıtlar düşürülmesi hukuka ve kanuna aykırıdır. Kaldı ki müvekkil örgüt üyesi olmak suçlamasıyla hiçbir mahkemece mahkûm edilmemiştir. Mahkûmiyet olmadığı halde gizli yasadışı silahlı örgüt üyesi olarak resmi belgeyle nitelendirilip ilan edilmiştir.
Kişilik haklarına saldırı: Müvekkil hakkındaki bu nitelendirme gerçek dışı olduğu gibi davalının haksız eyleminin iftira niteliğinde olduğu, müvekkili küçük düşürdüğü ve söz konusu haksız eylemle kişilik haklarında saldırıda bulunulması nedeniyle manevi zarar doğduğu açıktır.
Sosyetik fişlemeden daha ciddi: Basında bir korgeneralin kaymakamlığa gösterdiği yazılarla AB'den yana vatandaşların fişlenmesi kamuoyundan büyük tepki alırken ve tepkiler üzerine ordu sözcüleri olayın lokal olay ve eğitimsizlikten kaynaklanan yanlış bir durum olduğunu beyan ederken, olayımızda bizzat devletçe ve resmi belgelerde ve gerçeğe aykırı olarak vatandaşın suçlu ilan edilip adeta fişlendiği açıktır.
Zararı giderin: Oluşan manevi zararın tatmin sınırları içinde tazmini ve gerçeğe aykırı nitelendirme ve kaydın silinmesi için bu davayı açma zarureti doğmuştur.
'Herkes mi fişlendi?'
Radikal'e, açtığı davayla ilgili bilgi veren avukat Karataş, dava ettiği uygulamaya ilk kez tanık olduğunu belirtti. Karataş, bu fişlemenin büyük harcamalarla uzun sürede kurulan MERNİS bünyesinde çok daha fazla, belki de tüm vatandaşlar için yapılmış olabileceği kuşkusunu gündeme getirdi. Karataş, İçişleri Bakanlığı'nın istedikleri tazminatı vermeyip, hukuk dışı nitelendirmeyi (fiş kaydı) derhal iptal etmemesi halinde konuyu
AİHM'ye de götüreceğini açıkladı.
Müdür de şaştı
Bir nüfus kaydına ilk kez 'örgüt üyesi' notu düşülen şaşırtıcı uygulama, belgeyi veren yetkilileri de şaşırttı. Sivas Divriği Nüfus Müdürü Türkan Yağcı, habere ilk olarak "Olmaması lazım, yanlışlık var" tepkisini verdi. Yağcı, bu belgenin bu şekliyle vatandaşa veren Ankara'daki yetkililere de "Bunu vatandaşa o şekliyle niye vermişler ki" diye serzenişte bulundu.
Yağcı, personeline talimat vererek aynı vatandaşın kaydına bir kez daha baktırdı ve "Şu anda sizin dediğiniz gibi bu şahsın kaydında 'THKP-C üyesi' şeklinde bir kayıt yok. Ancak 'Jandarma tarafından aranıyor' diye kayıt çıkıyor" dedi.
Fatura memura
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Cengiz Aydoğdu ise soruşturma başlatıldığını açıkladı. Aydoğdu, "Nüfus kütüklerinde bu tür bilgiler kesinlikle tutulmamaktadır. Böyle yazdığı doğruysa ki doğru görünüyor, bir suç işlenmiştir. Oradaki memurun ihmali vardır. Gerekli ceza verilecektir" dedi.
Aksu: Olmaz böyle şey
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ise nüfus kaydındaki fişleme skandalını duymadığını belirterek, "Böyle bir şey kabul edilemez. Ancak bu bilgileri vermek de Nüfus Müdürlüğü'nün işi değildir. Bir ihmal, suç varsa idari olarak gereğini yaparız. Fişleme bitti. İcraatta da böyle bir şey yok" dedi.