Nükleer için tarih: 2007

Hükümet, nükleer stratejisini belirledi. İlk santralın inşaatına 2007'de başlanacak. Adana, Sinop, Konya, Tekirdağ ve Edirne aday iller arasında. İktidarın ilk hedefi ise halkı ikna etmek.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Enerji Bakanı Hilmi Güler'in ABD ziyaretinin ardından, nükleer santral yapımı çalışmalarına hız veren hükümet, nükleer stratejisini netleştirdi. 23 Şubat'ta Milli Güvenlik Kurulu'nun olumlu bulması halinde hayata geçirilmeye başlayacak stratejinin ilk adımı, 'halkı ikna etmek.' Bunu 2007'de ilk santralın yapımına başlanması, 2012'de de bitirilmesi izleyecek. Santralların devlet tarafından yapılması fikri de ön plana çıktı.
Enerji ve Dışişleri bakanlıkları, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ve Başbakanlık arasındaki trafik arttı. Nükleer santral konusunda 'somut' bir dosya oluşturulmaya çalışılıyor.
Üç santral art arda
Başbakan'ın 'halkı ikna projesini' uyguladıktan sonra halka açıklayacağı nükleer santral dosyasında şu unsurlar dikkat çekiyor:

  • 2010'da Türkiye'nin genel enerji talebi 126 milyon TEP (ton petrole eşdeğer), 2020'de ise 222 milyon TEP'e ulaşacak.
  • Projeksiyona göre, elektrik enerjisi tüketimi yüksek senaryoda 2010'da 242 milyar kilovatsaate (kwh), 2020'de ise 499 milyar kwh'ye çıkacak.
  • Düşük senaryoda ise bu rakamlar 2010 yılında 216 milyar kwh'ye, 2020 yılında ise 406 milyar kwh'ye çıkacak. Üretim bazında ise talebin karşılanması için 2020 yılına kadar kurulu gücün 54 bin kwh'ye çıkması gerekecek. Bu çerçevede, 2012 yılına kadar yaklaşık 5 bin megavat'lık nükleer santralın devreye alınması gerekiyor.
  • Nükleer santralın yapımına 2007'de başlanacak. 2007'nin ardından birer yıl arayla diğer iki santralın yapımına da başlanacak. İlk proje 2012 yılında tamamlanacak. 2014 ve 2015 yıllarında da birer ünite olmak üzere toplam üç reaktör 2015 yılı sonuna kadar devreye alınmış olunacak. Üç reaktörün toplam kapasitesi 5 bin megavatı bulacak.
  • Bu büyüklükteki reaktörler için ilk aşamada 8 milyar dolarlık yatırım yapılacak. Nükleer santralların etkin işletimi için ise 40 yılı aşkın bir süreçte 152 milyar dolarlık yatırımı öngörüyor.
    Reaktör aranıyor
  • Nükleer yatırım konusunda eski teknoloji olarak gösterilen kaynar sulu reaktör-BWR teknolojisi tercih edilmeyecek. 1990'lı yılların sonunda geliştirilen yeni nesil santral projeleri ile çevre dostu, güvenli, ekonomik santral modeli üzerinde durulacak.
  • Bu teknolojide yakıt temini açısından yerli uranyum ve toryum madenleri kullanılacak. Halen dünyada yakıta, soğutucusuna, nötron enerjisine ve yavaşlatıcısına göre sınıflandırılan dokuz tip nükleer reaktör bulunuyor.
  • TAEK, yakıt olarak zenginleştirilmiş uranyum kullanılan kaynar sulu reaktör (BWR-boiling water reactor) tipinin kullanılmamasından yana. Bu santrallarda nükleer silah başlığı da geliştirilebiliyor. İşletmeciliği en kolay model olan basınçlı su reaktörleri (PWR-pressurized water reactor) Türkiye'nin tercihleri arasında olacak.
    Teknoloji seçimi
  • Accelarator-driven subcritical (ADS) sistemi olarak adlandırılan ve geleneksel nükleer reaktörlerden teknolojik olarak büyük farklılıklar taşıyan bir model de Türkiye için öne çıkıyor.
  • Bu modelde kullanılan yeni teknolojinin güvenliği, geleneksel reaktörlerin aksine, insan becerisiyle değil, fizik kanunlarıyla sağlanıyor. Bu sistem, çok çeşitli yakıtların üretimde kullanılmasını da olanaklı kılıyor.
  • Sistemin en olumlu tarafı, yeni reaktörlerin diğer reaktörler tarafından ortaya çıkarılan atıkları yakarak, bugünün zararlı atıklarını enerjiye dönüştürebilmesi.
  • TAEK tarafından yer tespitiyle ilgili olarak Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere sekiz ilde nükleer santral yatırımı için ön etüt gerçekleştirildi.
  • 40'ın üzerinde parametreyi dikkate alan TAEK, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile 90 kadar anlaşma yaptı. Sinop İnceburun, Trakya (Tekirdağ-Edirne), Adana, Konya, Ankara çevresindeki bazı iller de fizibilite ve ön tespit çalışmalarında yer aldı.
  • TAEK, reaktörlerin satın alınacağı ülkelerle de bire bir görüşmelere başladı. Nükleer santral projesi için, bu konuda yeni nesil teknolojiyi kullanabilen Fransa, ABD, Kanada, Rusya ve Kore'den firmalarla görüşmeler yapılıyor.
    Kanun değişecek
  • Nükleer santralların özel sektör tarafından yapılabilmesi için Elektrik Piyasası Kanunu'nda ya da 2690 sayılı TAEK Kanu'nunda değişiklik yapılacak.
  • Dünyadaki uygulamalara bakılarak santrallar ile ilgili lisans düzenlemelerini yapacak ve santralları denetleyecek Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu gibi düzenleyici kurum oluşturulacak.
    ABD, Fransa ve Ukrayna da hazır
    Çevreciler, nükleer santralların çevreye ve insan sağlığına zararlı olduğu gerekçesiyle karşı çıkarken, TAEK bu iddiaları asılsız görüyor. Çevrecilere göre, ülkeler nükleer santral projelerinden bir bir vazgeçiyor. TAEK'e göre ise dünya nükleer enerjiden daha fazla faydalanma planları yapıyor. Nükleer santralların kapatıldığı iddialarını doğru bulmayan kurum, kapanan santralların ise 1960'lı yıllarda kurulan ve ekonomik ömrünü tamamlayan santrallar olduğu görüşünde. TAEK, şu üç ülkeyi örnek olarak gösteriyor:
    ABD: Başkan Bush, 1970'lerden beri durdurdukları nükleer santral inşasını, yeniden başlatacaklarının işaretini verdi. Washington yönetimi, nükleer santralla birlikte dış ülkelere bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
    Fransa: Fransa, dünyaya sonsuz ucuz enerji sağlayabileceği hedefiyle nükleer füzyon reaktörünü denemeye aldı. Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör Projesi'nde, yakıt olarak deniz suyu kullanılarak, ucuz sonsuz enerji sağlanması ihtimaliyle Güneş'in enerji üretim biçimi taklit edilmeye çalışılıyor.
    Ukrayna: Rusya ile doğalgaz krizi yaşayan Ukrayna da Çernobil faciasına rağmen önümüzdeki 25 yıl içinde 11 yeni nükleer santral inşa etmeyi planlıyor.