Nükleer santralda düğmeye basıldı

İki kuruma para
İktidar, 2012'ye dek çalıştırmak istediği nükleer santral konusunda ilk somut adımı attı. 2005 yatırım programına alınan üç santral için Elektrik Üretim A.Ş. ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun yatırım bütçesine 7 milyon YTL'lik ödenek konuldu.
Yerleri belirsiz
Enerji Bakanlığı'nın hazırlıklarına göre, yeri henüz belli olmayan üç santral 2012'den itibaren toplam 4 milyon 500 bin kilovatlık kapasiteleriyle faaliyete girecek. Daha önce Mersin Akkuyu'da iki, Sinop'ta da bir santral yapılabileceği ifade edilmişti.
İlki Konya'da mı?
Bakanlık artık nükleer santral inşa etmek için deniz kenarı yerine, deprem bölgesi olmayan bölgelerdeki nehir kıyılarını tercih etme niyetinde. Bu nedenle ilk santral için Konya'nın adı öne çıkıyor. İlk ihalenin özel kuruluşlara verileceği de tahmin ediliyor.
Haber: DİLEK GÜNGÖR / Arşivi

ANKARA - Hükümet 2012'ye kadar devreye almayı planladığı nükleer santrallarla ilgili ilk somut adımı attı. 2005 yatırım programına alınan üç nükleer santral için toplam 7 milyon YTL (7 trilyon lira) ödenek ayrıldı.
Enerji Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin enerji talebinin 2010 yılında 126 milyon TEP'e (ton eşdeğer petrol), 2020 yılında ise 222 milyon TEP'e ulaşması bekleniyor. Elektrik enerjisi tüketimi ise 2010'da 242 milyar kilovat/saat ve 2020'de 499 milyar kiloat/saat olarak hesaplanıyor.
Bakanlık, bu talebin karşılanması için 2020 yılına kadar yaklaşık 54 milyon 80 bin kilovatlık kurulu güçte yeni santral yatırımı gerektiğini hesapladı. Bu çerçevede toplam 4 bin 500 megavat kurulu güçte üç nükleer santralın 2012 yılından itibaren devreye alınması planlandı.
Akkuyu yerine Konya
Daha önce santrallardan ikisinin Mersin Akkuyu, diğerinin ise Sinop'ta inşa edilebileceği belirtilmişti. Ancak bakanlığın santralları deniz kıyısı yerine deprem bölgesi olmayan bölgelerde nehir kenarında yapmayı planladığı ve ilk santral için Konya'nın isminin öne çıktığı öğrenildi.
Nükleer santral konusunda ilk somut adım olarak, 2005 yılı için Türkiye Elektrik Üretim A.Ş.'nin (EÜAŞ) yatırım programına 4 milyon YTL (4 trilyon lira), TAEK'in yatırım programına ise 3 milyon YTL (3 trilyon lira) ödenek konuldu. EÜAŞ bu ödenekle santrallara yer tespitini yapmaya çalışacak. TAEK ise parayı teknoloji ve program oluşturmak için kullanacak.
Özel şirket yapabilir
Kurulacak nükleer santralların özel sektör tarafından yapılabilmesi için bakanlık, Elektrik Piyasası Yasası'nda değişikliklere gidecek. Üretim lisansı EPDK tarafından verilecek. Nükleer santralların yapımı için ya EÜAŞ ihaleye çıkacak ya da ikili anlaşmalar yoluyla bir özel sektör şirketi görevlendirilecek. Santralın anahtar teslim proje olması üzerinde duruluyor.
TAEK Kanunu da kurum bünyesinde santralların teknik denetimleri ve kullanılacak nükleer ekipmanların lisanslandırılması için alt birim oluşturulması amacıyla değiştirilecek.
Öte yandan, santrallara ilişkin projeler kasım ayında Dünya Nükleer Birliği'nin (WNA) listesine dahil edildi. Listede Bulgaristan, Çin, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Fransa, Hindistan, Endonezya, İran, İsrail, Romanya, Rusya ve Güney Afrika da var.
Çevreciler: Çıkmaz sokak
Öte yandan, Greenpeace Akdeniz Ofisi Enerji Kampanyası Sorumlusu Özgür Gürbüz, bakanlığın bu kararının çok büyük bir hata olduğunu ileri sürdü. Gürbüz, "Türkiye'nin nükleer enerjiye daha fazla kaynak ve zaman harcamasının durdurulması gerek. Nükleer enerji çıkmaz sokaktır, pahalıdır, dışa bağımlıdır ve kesin olarak temiz bir enerji kaynağı değildir. Türkiye bir yenilenebilir enerji kaynakları cenneti. Bunlar kullanılmalı" dedi.



45 yıldır gündeme gelip gidiyor
  • Türkiye'nin nükleer enerji rüyası 1960'ta başladı. ABD'nin Jüpiter balistik füzelerinin konuşlanmasına karşın Küçükçekmece'de nükleer araştırma reaktörü ABD tarafından hediye edildi. Türkiye'de ilk nükleer
    enerji santralı projesi ise 1967-70 yıllarında gündeme geldi. O zaman 1977'de devreye alınması gereken 300 megavatlık kurulu güçte bir santral düşünüldü. Bu proje ekonomik ve politik nedenlerle rafa kalktı.
  • Daha sonra 1974 yılında Akkuyu'da bir nükleer santral kurulması planlandı ancak hayata geçirilemedi. TAEK 1978 yılında Akkuyu için BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (IAEA) yer lisansı aldı.
  • 1983'te dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından Akkuyu'ya 600 megavatlık kurulu güçte bir nükleer santral projesi gündeme getirildi. Özal'ın 'yap-işlet-devret' modelini öne sürmesi, planların yine rafa kalkmasına yol açtı. Aynı yıl Sinop'a santral dile getirildi.
  • 1987'de Çernobil kazasının ardından TEK'in Nükleer Enerji Dairesi kapatıldı.
  • 1992'de yedi firmadan yeniden teklif istendi.
  • 1994'te danışmanlık ihalesi açıldı, Kore kazandı.
  • 1998'de yeniden Akkuyu ihalesi açıldı. 2000'de dönemin başbakanı Bülent Ecevit nükleer enerji planlarından çok pahalı olduğu için vazgeçildiğini açıkladı.