'O erkek değil' sözü boşar mı boşamaz mı?

Erkeklik gururu mahkemelik

Kadın "O erkek değil" deyince, erkek boşandı. Yargıtay "Bu gerekçe yeterli değil" dedi, yerel mahkeme ise kararında direndi. Gözler yine Yargıtay'da.

ANKARA - Adalet bugünlerde bir 'erkeklik' davasının içinden çıkmaya çalışıyor. Yerel mahkeme eşi için 'O erkek değil' diyen kadını haksız bularak erkeğin açtığı davada boşanma kararı verdi. Yargıtay ise kocaya yönelik 'Erkek değil' iddiasını boşanmak için yeterli bulmadı.
Fabrika işçisi M.O. eşini, ailesinin yanına tatile gönderdi. Uzun bir süre geçmesine rağmen eşi eve dönmedi. Eşinin, kendisiyle ilgili olarak yakın çevresine "O erkek değil, yedi aylık evliyken benimle birlikte olabildi" sözleri üzerine soluğu mahkemede alan M.O. şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle boşanma davası açtı.
Gaziosmanpaşa 1. Aile Mahkemesi'ne dava açan M.O., eşi Z.O.'nun kendisini küçük düşürücü laflar etmesinin evliliği sürdürmesini olanaksız hale getirdiğini vurguladı. Tanıkları dinleyen mahkeme, davalının kadınlık görevini yerine getirmediği, eşine aşağılayıcı sözler söylediği ve evi terk ettiği gerekçesiyle çiftin boşanmalarına hükmetti.
Karar Yargıtay'a takıldı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma kararını bozarken, şu görüşleri vurguladı:
"Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçeyle boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır."
Mahkeme kararında ısrarlı
Yerel mahkeme ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına direndi. Mahkeme, kararının gerekçesinde şu görüşlere yer verdi:
"Davalının evlilik süresince davacıyla ilgilenmeyip hanımlık görevlerini tam yapmadığı beyanı mevcut olup ayrıca tanıklar davalının 'Erkek değil', 'Erkekliği yok' diye beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm toplumun örf ve yapısında erkek için temel dürtü olan erkekliği konusunda yaygın beyanların varlığı bir arada yaşama sınırlarını ortadan kaldıran hakaret ölçüsündedir. Davalının eşi hakkında erkek değil söylemini yaygın şekilde kullanmasıyla evliliği sürdürme iradesinin zafiyette olduğunun göstergesidir."
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine gitti. 'Erkekliğe edilen laf'ın boşanmaya yetip yetmeyeceğine Genel Kurul karar verecek.