O her zaman görüyor

Sayıları yüz binlere ulaşan görme özürlülerden biri Çağrı Doğan.
Haber: SUNA AKTAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Sayıları yüz binlere ulaşan görme özürlülerden biri Çağrı Doğan. Ancak o 'görmemeyi' özür olarak kabul etmemiş ve önüne çıkan tüm önyargıları yıkarak, her ortamda internet kullanmak zorunda kaldığı bir işte uzman olmuş.
Çağrı Doğan, Koç Sistem Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş'de Pazarlama Uzmanı olarak çalışıyor. Doğan, Türkiye'de sayıları 700 bin olarak tahmin edilen kör ya da az gören insanlardan biri. Öğretmen bir baba ile ev hanımı annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Doğan, İzmir Bornova Körler Okulu ve İzmir Tire Şaik Lisesi'nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bölümü'nü kazandı.
İstanbul'da bir başına
Üniversitede zamanının büyük bölümünü kütüphanede geçirdiğini ve bilgisayarla da burada tanıştığını belirten Doğan,
"İstanbul'a geldikten bir süre sonra babam bırakıp gitti beni. Ama bastonum vardı. Günlük hayata insan kendini kaptırınca çok hızlı öğreniyor. Çabuk uyum sağlayan bir yönüm var, zor olmadı benim için" diyor. Üniversiteden 1998 yılında mezun olan Doğan, Koç Grubu'na iş başvurusunda bulunmuş. İlk olarak dokümantasyon bölümünde işe başlayan Doğan, bir süre sonra, yaptığı işin kapasitesinin altında olduğuna karar vererek, bilgisayar kursu almış ve 'hizmet pazarlama bölümü'nde uzman olarak görev almış. Doğan, "Bilgisayar yardımıyla bilgi teknolojisini kullanıyorum. Bilgisayarı kullanmamı sağlayan bir teknoloji
var. Yapay konuşma sistemleri denilen bir sistem" diye anlatıyor, çalışma ortamını.
Karanlığın anlamı yok
Toplumun körlere bakış açısını tarihsel bir süreç olarak niteleyen Doğan, karanlık ve aydınlık kavramına da açıklık getiriyor: "Körlerin hep karanlık içinde olduğu düşünülür. Oysa karanlık, aydınlık kavramıyla anlam kazanır. Aydınlığı bilmeyen bir insanın karanlığı bilmesine imkân yok. Kötülükler karanlıkla özdeşleştiriliyor ve doğaüstü bir anlam ekleniyor buna. Topaldan çok kör dilenciye para verilir, dua etmesi istenir, hatta bazı Anadolu köylerinde körlerin taşlandığını bile bilirim ben."
Dört yıl süren aşk
Üniversiteye başladığı yıl o zamanlar aşk diye nitelendirdiği dört yıllık bir ilişki yaşamış Doğan. Ancak kızın ailesi ve yakın çevresi bu ilişkiye karşı çıkmış. Doğan şöyle anlatıyor yaşadıklarını:
"Kör biriyle oldukça sorunlu bir hayat yaşanılacağına dair yaygın bir yargı vardır toplumun kafasında. Kız arkadaşımla uzun bir birlikteliğin ardından beni ailesi ve çevresiyle paylaşmaması ve savunmaması aramıza bir soğukluk getirdi. Soğuma olunca da ilişkiyi yürütmenin bir anlamı kalmadı. Sonunda bitirdik."
'Bize çocukmuşuz gibi davranmayın'
Altı Nokta Körler Vakfı'nda yönetici üye, Altı Nokta Körler Derneği'nde ise aktif olarak çalışan Çağrı Doğan, vakfın bilgi teknolojisi işlerini üstlenmiş durumda.
'Körlüğün Nezaket Kuralları' başlığını verdiği bir dizi kurallar hazırlayan Çağrı Doğan'dan gören insanlara bir dizi tavsiye: "Benimle karşılaştığınızda bocalayıp, ne yapacağınızı bilemez bir duruma düşmeyin. Aşağıdaki hususları hatırlamanız ikimiz için de yararlı olacaktır."

  • Ben sizler gibi sıradan bir insanım, yalnızca görmek gibi bir engelim var. Sizden tek farkım bu. Sesinizi yükseltmenize ya da bana çocukmuşum gibi davranmanıza gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye sormayın,
    'Kahvesine krema ister mi?' yerine bana sorun.
    Yardım konusunda kararı bana bırakın
  • Bağımsız bir şekilde yürümek için uzun bir beyaz baston ya da rehber köpek kullanabilirim veya kolunuza girmeyi rica edebilirim. Kararı bana bırakın ve lütfen koluma sarılmayın. Yükselti ve çukurları önceden sezebilmem için sizden bir adım geride yürümem gerekir.
  • Odada benimle birlikte kimin bulunduğunu bilmek isterim. Lütfen girdiğinizde konuşun. Beni çocuklar dahil başkalarıyla tanıştırın. Eğer çevremde kedi ya da köpek varsa, bana söyleyin. Bir odanın veya kabinin veya arabanın yarım açık kapısı benim için bir tehlike oluşturur.
  • 'Görmek' gibi sözcükleri kullanmaktan kaçınmayın. Bu sözcükleri ben de kullanırım.
    Her şeyi açıkça konuşabiliriz
  • Koku alma, dokunma veya işitme duyularımı sizden daha çok kullanıyorum ve dolayısıyla, bu duyularla sizin aldığınızdan daha fazla bilgi alabilirim.
  • Eğer sizin misafirinizsem, bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi ve hatta ışık anahtarını gösterin. Olduğum yerde ışığın açık olup olmadığını bilmek isterim. Eğer çok merak ediyorsanız, sizinle görme engellilik konusunda konuşabiliriz, ama bu benim için eski bir hikâye. Bizimle konuşurken çekinmeyin. Bir yemekte uyulması gereken kurallarla ilgili herhangi bir sorunum olmaz.
  • Yasaya göre sürücülerin, taşıdığım beyaz bastonu gördüklerinde, yol hakkını bana vermeleri gerekir. Sadece görme engelliler beyaz baston taşıyabilir. Bugün, caddelerde yanlız başına yürüyen daha fazla görme engelliye rastlıyorsunuz. Bunun nedeni sayımızın artması değil, kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrenmemizdir.