O yazar Ergenekon'dan sonra 'açılım'ı yazdı

Ergenekon soruşturması için yazdıklarıyla gündeme gelen Garreth Jenkins bu kez demokratik açılıma değindi: AKP'nin motivasyonu DTP'nin oylarını çalmak


ANKARA - Ergenekon soruşturmasına "Gerçekle Fantezi Arasında" başlıklı bir rapor hazırlayarak davadaki çelişkileri ortaya koyan olay gazeteci Garreth Jenkins, bu kez "demokratik açılım" konusuna el attı. Jenkins, Kürtler arasında AKP’nin motivasyonunun "Kürt haklarını artırmak" değil "DTP oylarını çalmak" olduğu şeklinde güçlü hisler bulunduğunu bildirdi.
Garreth Jenkins, yarı-resmi El Ahram’a yazdığı bir makaleye, "Fırsat perceresi kapanıyor" başlığını attı. "Türk hükümetinin Kürtlere ulaşma girişimi, DTP’nin yasaklanmasıyla çıkmaza girdi" görüşünü savunan Jenkins, DTP’nin kapatma kararının güneydoğudaki sokak protestolarını tetiklediğini hatırlattı. 19 eski DTP milletvekilinin şu anda resmen bağımsız olduklarını, parlamenter etkinliklerden çekileceklerini açıkladıklarını belirten Jenkins makalesinde şu ifadelere yer verdi:



-DTP KÜRT AÇILIMINI KENDİ ÜSTLENMEYE ÇALIŞTI-



"-DTP yönetimine yakın kaynaklar 19 milletvekilinin seçime zorlamak için parlamentodan istifa edeceğini düşünüyor. Ancak Türk yasalarına göre istifaların parlamentonun çoğunluğunca onaylanması gerekiyor ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) şimdiden istifa girişimlerini bloke edeceğini belli etti.
-DTP 16 yıldan bu yana Türkiye’de yasaklanan beşinci Kürt yanlısı siyasi parti. Kasım 2007’de, DTP’nin kapatılması başvurusundan bu yana içeride ve dışarıda genel beklenti partinin yasaklansa bile varlığını sürdürdüğü idi. Mayıs 2008’de DTP taraftarları kapatılma ihtimaline karşı potansiyel olarak Barış ve Demokrasi Partisi’ni (BDP) kurdular.
-DTP’nin önde gelen üyelerinden biri ‘Türk Hazinesi yasadışı bir siyasi partinin malvarlıklarına el koyar. Mümkün olduğu kadar azına el konulabilmesini sağlamak için büro, araç hatta büro mobilyaları dahil her şeyi kiralıyor ya da ödünç alıyorduk’ dedi.
-Yine de DTP içinde bu kez bir Kürt siyasi partisinin yasal olarak devam etmesine izin verileceğini umanlar vardı. 2008 temmuzunda Anayasa Mahkemesi Anayasa’da ifadesini bulan laiklik ilkesine zarar verme girişimiyle suçlanan AKP’ye karşı kapatma davasıyla ilgili hükmünü açıkladığında, partiyi suçlu bulmuş fakat 20 milyon dolar para cezasına çarptırarak yasal olarak devam etmesine izin vermişti.
-2009 Haziranında AKP, başlangıçta ‘Kürt Açılımı’ olarak adlandırılan nihayetinde Kürt kültür ve dili üzerindeki üzerindeki kimi hak kısıtlamalarının kaldırılmasına yol açacak ve PKK isyanını sona erdirecek vaadleriyle ilgili danışma sürecini başlattı. Süreç, AKP’yi ‘terörist PKK’ya boyun eğmekle suçlayan Türk aşırı milliyetçilerinin prostesto dalgasını tetikledi fakat DTP tarafından sıcak bir şekilde ve memnuniyetle karşılandı. Ancak DTP, bunun kendi lobi çalışmasının bir karşılığı olduğunu belirterek ‘Kürt Açılımı’nın başarısını üstlenmeyi denemeye başladı.



-DTP AÇILIMIN OY ÇALMAK İÇİN YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYOR-



-AKP başlangıçta, ‘Kürt Açılımı’ bazı Türk aşırı milliyetçi oyların kaybedilmesine neden olsa bile Kürt bölgeleri arasındaki seçmen desteğinin artması yoluyla daha fazlasını telafi edeceğini hesaplamıştı. Fakat DTP süreci kendi popülaritesinde artış sağlamada kullanmaya başlayınca, AKP’nin ‘Kürt Açılımı’ şevki sönmeye başladı. Birçok DTP yandaşı şimdiden Anayasa Mahkemesi Başkanı Hassan Kılıç (Haşim Kılıç) ve davayı inceleyip kararı verenlerin AKP’ye sıcak baktığı yorumunu yapıyor. Önde gelen bir DTP üyesi ‘Desteğimizi onların zararına artırdığımızı gördüklerinde AKP Kılıç’a bizi kapattırdı’ iddiasında bulundu.
-Bu suçlamayı destekleyecek bir kanıt şu anda yok, ancak bu gibi iddialar pek çok Kürtte AKP’nin ‘Kürt Açılımını’ başlatmaktaki ana motivasyonunun Kürtlerin haklarının artırılması değil, açıkça DTP’nin oylarının çalınması olduğu duygusunu güçlendirdi. Bu tip duygular AKP’nin daha önce DTP’nin elinde olan ve güçlü bir çoğunlukla tümünün BDP gibi yeni kurulacak bir Kürt partisinin eline geçmesi korkusu bulunan 21 seçim bölgesindeki ara seçimleri bloke edeceğine yönelik uyarısıyla güçlendi."
Kendi partileri kapanma tehdidi altındayken protesto sesleri yüksek çıkan kimi AKP önde gelenlerinin DTP Anayasa Mahkemesi’nce kapatılınca kınamada yavaş kaldıkları belirtilen yazıda, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın konuyu ağırdan aldıkları iddia edildi.



-SOKAKLAR DAHA KÖTÜSÜ İÇİN SİNYAL VERİYOR-



PKK taraftarlarının bu gibi tutarsızlıkları "çabuk kavradıklarını" ve Kürt milliyetçilerinin haklarını barışçıl yolla elde etmelerine asla izin verilmeyeceği görüşüne haklılık kazandırmaya çalıştıklarını belirten Jenkins, "Önümüzdeki haftalar ve aylarda, Kürt milliyetçileri hayal kırıklıklarını sokaklarda protestolarla açığa çıkarma arayışında bulunurken şiddetin büyük ölçüde artmasından büyük endişe duyuluyor" dedi. Garreth Jenkins, yazısına şöyle son verdi:
"En kaygılandırıcı olan ise, kapatılan önceki diğer dört Kürt yanlısı partiden farklı olarak sokaklarda yer alan protestoların sosyal çerçevesi dramatik bir şekilde değişti. Son yıllarda Kürt hakları üzerindeki kısıtlamalardan bir bölümündeki rahatlamalar ve Kürtlerin kendi kimliklerini ifade etmelerinde artan güven sadece Türk milliyetçiliğinde bir yükselişi ateşlemekle kalmadı, meydan okuyan bir anti Kürt ırkçılıkta da yükselişe yol açtı. Pazar günü etnik Türkler ve etnik Kütler arasında İstanbul’un merkezindeki sokaklarda çatışmalar vardı. Yine de kimse yaşamını yitirmedi ve rakip gruplar sonunda polis tarafından ayrıldı, şimdi bu kavgaların çok daha kötü çatışmaların habercisi olabileceğine ilişkin gerçek bir korku var." (ANKA)