Öcalan: Yol haritasını 15 Ağustos'a yetiştireceğim

İmralı'da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken Abdullah Öcalan, 15 Ağustos'a kadar 'yol haritası' hazırlayacağını söylerken, "Tarihi günler yaşıyoruz. 1-1.5 ay sonra süreç değişebilir" dedi.



Bazı internet siteleri, Öcalan’ın avukatları ile yaptığı görüşmede söylediği öne sürülen sözleri yayınladı. Türkiye'deki siyasi parti liderlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdullah Öcalan, kamuoyunda tartışılan 15 Ağustos’ta açıklayacağı belirtilen ‘yol haritası' ile ilgili şöyle konuştu:

“RADİKAL DEMOKRATIM”
“Açıklayacağım yol haritasında akil adamlara değineceğim, aydınlara da rol düşüyor. Türkiye'deki radikal demokratlara sesleniyorum. Görev ve sorumluluk alsınlar. Türkiye'de 3 çeşit demokrat var; Liberal, Muhafazakar ve Radikal demokratlar. Ben radikal demokratım. Çözümün öncülüğünü radikal demokratlar yapacaktır. Tarihi günler yaşıyoruz, tarihi bir süreçten geçiyoruz. 1-1.5 ay sonra süreç değişebilir. Ben yol haritasını Ağustos 15'ine kadar yetiştireceğim. Herkes benden bir şeyler bekliyor, rol almamı istiyor.”

“SINIRLARIN DEĞİŞMESİNE GEREK YOK”
Öcalan, Misak-ı Milli içerisinde şu anki bilinen Türkiye sınırları olmadığını, bunun içinde, Musul- Kerkük ve Suriye'deki Kürtler'in de dahil olduğunu iddia etti. Öcalan, “Misak-ı Milli, o dönem Meclisin aldığı bir karardır. Misak-ı Milli, ‘milli ant' demektir. Misak-ı Milli derken sınırların kalkmasından, değişmesinden söz etmiyorum. Günümüz şartlarında zaten sınırların kalkmasına gerek yok” dedi. Öcalan’ın bu konuda söylediği ileri sürülen görüşleri şöyle:
“Misak-ı Milli, Kürt- Türk birlikteliğini ifade ediyor. Kurtuluş savaşı Türkler ve Kürtler'in ortak savaşıdır. 10 Şubat 1922 tarihinde Meclis'in gizli oturumlu 18 maddelik bir kararı var. Bu karar 64 red oyuna karşılık 373 kabul oyuyla kabul edilmiş bir yasadır. Dikkat edilirse 64’e 373. Bu, Meclis arşivlerinde mevcuttur, devlet yetkilileri bunu biliyorlar. Bu kararla Kürdistan'a başta özerklik olmak üzere birçok hak tanınmış. Benim bu tarihli oturumdaki karardan haberim yoktu, bilmiyordum. Yine 1921 Anayasası var. Bu ülkenin ve Cumhuriyetin kuruluş aşamasında hazırlanan bir anayasadır. Bunun uygulanmasını istiyoruz. Diyoruz ki, bu kararı sizin meclisiniz aldı, bunu uygulayın.”

GÜL VE ERDOĞAN'A MEKTUPLAR
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a daha önce defalarca mektup yazdığını anlatan Öcalan, “7 yıldır sabrediyorum. Önemli açıklamalar yapıyorlar, hadi buyurun yapın. ‘Çözeceğiz’ diyorsunuz niye çözmüyorsunuz? Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı siz de olacak, devletin en önemli 3 yetkilisi sizden olacak, yine de siz çözmeyeceksiniz, o zaman bu bir oyalamadır. ‘Anayasa yapacağız, hazırlayacağız’ diyorsunuz, yapmıyorsunuz. Yapsanıza demokratik anayasayı, çıkarsanıza. Mesele demokratik bir anayasa ile çözülebilir, niye yapmıyorsunuz? Erdoğan bu süreci yürütemiyor. Kürt sorunun çözümünde bir ‘ekonomi' diyorlar, bir ‘siyaset' diyorlar. Olmadı, ekonomiyi başa alalım diyorlar. Bunların siyaset biliminden de haberi yok, siyasi sorun çözülmeden, diğer sorunlar çözülemez” dedi.

“GEÇMİŞTE AKLIMIN ALDIĞI OLAYLAR OLDU”
ABD ve İngiltere’nin sırtından siyaset yapmaya devam ettiğini, barış ve savaşın ‘adam gibi' olması gerektiğini ileri süren Abdullah Öcalan, iddialarını şöyle sürdürdü:
“Geçmişte aklımın hayalimin almadığı olaylar oldu. Bir korucu yüzünden ailesini tasfiye etme gibi olaylar yaşandı. Bu benim yöntemim değil, hayat felsefemde de böyle bir şeye yer yoktur. Şimdi de onların yaptıklarını korucular yapıyor. Bilge Köyü dahil birçok yerde yaptılar, yapıyorlar. ‘Dörtlü Çeteden' sıkça bahsetmiştim. Çözüm gelişmezse ben aradan çekileceğim. 1-1.5 ay sonra süreç farklı bir yöne de çevrilebilir. Sonbahara kadar çok şey değişebilir. Savaş olursa kopuşa gider. Biz ısrarla barışı savunuyoruz, barışı getirmeyenler sorumlu olur. Türkiye’deki mevcut statüyü Kürtler kabul etmez, bu statü kabul edilemez.”(dha)