Öcalan'ın mesajı en çok Türkleri şaşırtacak

Öcalan'ın mesajı en çok Türkleri şaşırtacak
Öcalan'ın mesajı en çok Türkleri şaşırtacak
Tarihi Nevruz öncesi Abdullah Öcalan'ın sürpriz bir açıklama yapacağı belirtiliyor. Öcalan özellikle ortak vatan vurgusu yapacak ve Misak-ı Milli sınırlarına atıfta bulunacak.

Radikal.com.tr – Abdullah Öcalan’ın BDP heyetiyle ilettiği ‘Nevruz’da tarihi nitelikte bir çağrı yapacağım’ açıklamasıyla başlayan süreçte heyecan yükseliyor. Abdullah Öcalan’ın mesajının okunmasına çok kısa bir süre kaldı. Radikal, 5 sayfalık mektubun içeriğine ilişkin bazı ipuçlarına ulaştı. Öcalan’ın mesajı daha çok Türk kamuoyuna yönelik olacak. Öcalan özellikle ortak vatan vurgusu yapacak ve Misak-ı Milli sınırlarına atıfta bulunacak. Türk kamuoyunda yer alan bölünmeye yönelik endişeleri giderme yolunda önemli mesajlar verecek. Tabiki mektubun temel niteliklerinden biri de demokratikleşme. Öcalan, Türkiye ’nin demokratikleşmesi yolunda atacağı adımlara geniş yer verecek.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demitaş, dün gece sosyal paylaşık sitesi twitter hesabından Abdullah Öcalan'ın mesajına ilişkin açıklama yaptı. Demirtaş, "Yarın artık gerçek bir yeni güne, yeni dönemin nevrozuna uyanacağız. Yarın atılacak 'sarsıcı' adım bütün halklara şimdiden hayırlı olsun" dedi.


Radikal gazetesi Yayın Yönetmeni Eyüp Can, daha önceki bir yazısında Öcalan’ın yol haritası için şunu yazmıştı: 

"Öcalan'ın yol haritası üç aşamadan oluşuyor. İlk aşama çatışmasızlık ve PKK 'nın Türkiye sınırları dışına çıkması. İkinci aşama çıkış süreci ve sonrasında atılması gereken adımlar. Üçüncü aşama PKK'nın silah bırakması.
İlk ve en kritik aşama için Öcalan mektubunda tarafları her türlü provokasyona karşı uyarıyor. "Sürecin sağlıklı ilerlemesi için barış dili olmazsa olmaz" diyor. Kandil'den gelecek mektup eline ulaşır ulaşmaz çekilme çağrısı yapacağını açıkça söylüyor.
Öcalan'ın mektubunda çekilmenin ne şekilde olacağı da çekilme takvimi de var.
Sürecin sağlıklı ve güvenli olabilmesi için Öcalan her şeyden önce Meclis'in devrede olmasını istiyor. Sivil toplum örgütlerinin de içinde yer alabileceği komisyonlarla çekilme ve çözüm sürecinin izlenmesini, rapor edilmesini ve sorun çıktığında çözüm için devreye girmesini öneriyor. "PKK'nın güvenli bir biçimde çekilebilmesi ve boşalttığı alanların korucularla doldurulmaması için bağımsız bir izleme komisyonuna ihtiyaç var" diyor.
Öcalan barış, demokratikleşme, hakikatleri araştırma ve çözüm sürecini izlemek için kurulacak komisyonlarla birlikte PKK'nın hızla Türkiye sınırları dışına çıkmasını istiyor.
Çekilme çağrısını 21 Mart'tan önce yapmayı planlıyor.
Ama daha önemlisi PKK'ya çekilme için 3 aylık net bir takvim veriyor.
Öyle ki Öcalan'ın yol haritasında çekilme sürecinin bir son günü (deadline) bile var.
O tarih 16 Haziran.
Yani Öcalan PKK'nın Türkiye dışına çekilme sürecini 16 Haziran'a kadar bitirmesini istiyor.
PKK çekilirken demokratikleşme yolunda atılacak adımlar ve yeni anayasa ile ikinci aşamaya geçilebileceğini söylüyor.
Tarih konusundaki ısrarının sebebi sürecin uzamasına bağlı olarak herhangi bir yol kazası olmasın.
Eğer Türkiye bu süreçte yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden seçim barajının düşmesine, anayasal vatandaşlıktan siyasi tutukluların serbest bırakılmasına bir dizi demokratikleşme adımını atarsa o zaman üçüncü aşamaya geçilecek.

Öcalan'a göre bu aşama PKK'nın tamamen silahları bırakması.
Mektubunda bu aşamayı detaylandırmaya bile gerek duymamış Öcalan.
Tek cümle bu aşamaya gelince silahlar bırakılacak demiş.
Elbette silah bırakmanın kendisi hayli komplike ve başlı başına uzun bir süreç.
Fakat Öcalan'ın Kandil'e gönderdiği mektupta nihai noktaya dair kafası net.
Ortadoğu 'da şekillenen yeni dengeleri de dikkate alan Öcalan, PKK'ya "Silahlı mücadele dönemi bitti, artık siyasi mücadele dönemi başlıyor" diyor.
Bu yüzden silah bırakmayı detaylandırmak yerine Türkiye'nin tam demokrasiye geçişinin önündeki engelleri sıralıyor.
Bu engeller kalktıktan sonra Öcalan'a göre PKK'nın silah bırakması kaçınılmaz.
Kalkmazsa?
O zaman "Benden günah gitti" diyor."