Öcalan'ın yargılanması AİHM'de

Abdullah Öcalan'ın AİHM'deki duruşmasında Türk tarafı Öcalan'ın savunma hakkının korunduğunu belirtirken, Öcalan'ın avukatları müvekkillerinin Kenya'dan hukuka aykırı olarak Türkiye'ye getirildiğini öne sürdüler.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) temyiz görevi yapan büyük dairesindeki duruşması bu sabah başladı. Strasbourg'daki hukukçuların yoğun ilgi gösterdiği duruşmada Türk hükümetinin savunmasını avukat Şükrü Alpaslan yaptı. Öcalan'ın İngiliz avukatları, Öcalan'ın Kenya'dan uluslararası hukuka aykırı bir biçimde Türkiye'ye getirildiğini öne sürdü.
AİHM'nin 4. dairesinin geçen yıl Mart ayında aldığı kararda, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) adil yargılanma hakkıyla ilgili 6. maddesi, gözaltı süresinin uzunluğuyla ilgili 5. maddesi ve kötü muameleyle ilgili 3. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiği yolunda görüş belirttiğini belirten Alpaslan, bu suçlamalara ilişkin olarak Türkiye'nin savunmasını yaptı. Alpaslan, Öcalan'ı yargılayan ve mahkumiyet kararını veren DGM'de askeri hakimin yer almadığını ve başvuranın savunma hakkının tamamen korunduğunu kaydederek, "AİHS'nin 6. maddesinin ihlal edilmediğini" söyledi.

'İdam cezası uygulanmıyor'
AİHS'nin üç maddesinin ihlaline ilişkin suçlamaya ilişkin ise Alpaslan, 4. dairenin verdiği bu kararın daha önce emsali bulunmadığını bildirdi. Alpaslan, AİHS'nin yorumunu gerektiren yeni bir içtihat olması nedeniyle, konunun büyük daire tarafından tekrar incelenmesi amacıyla esasen daha önce de itiraz edildiğini hatırlattı. Türkiye'nin 1984 yılından bu yana idam cezasını uygulamadığını ve AİHM'nin kararı verdiği tarihte, Türkiye'de idam cezasının kaldırılmış olduğunu kaydeden Alpaslan, Türk hükümetinin, AİHM'nin konuyla ilgili ihtiyati tedbir kararına bağlı kalarak, başvuru dosyasını TBMM'ye sevk etmediğini söyledi. Öcalan'ın mahkum olduğu idam cezasının infaz edileceği konusunda herhangi bir endişesi olamayacağını belirten Alpaslan, dolayısıyla sözleşmenin de ihlal edilmediğini bildirdi.
Alpaslan, sözleşmenin 5. maddesiyle ilgili olarak yaptığı savunmada ise, başvuranın, gözaltı kararına karşı başvurabileceği etkin iç hukuk yolları bulunduğunu belirtti ve 4. dairenin tespitlerinin büyük daire tarafından tekrar değerlendirilmesini istedi.

'İnsan hakları ihlali'
Duruşmada Öcalan'ı İngiliz avukatlar Sydney Kentridge, Mark Muller, Timothy Otty savundu. Öcalan'ın idam cezasıyla yargılanmasının insan hakları ihlali teşkil ettiğini savunan avukatlar, Öcalan'ın yakalanışı sırasında Kenya'nın egemenlik haklarının da ihlal edildiği iddiasında bulundu. Öcalan'ın İmralı'daki tutukluluk koşullarının daha çok ön plana çıkarıldığı savunmada, Öcalan'ın tecritte tutulması, dış dünyayla temasının olmaması eleştirilerek, müvekkillerinin avukatları ve yakınlarıyla yeterli bir biçimde görüştürülmediği öne sürüldü. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) İmralı'ya yaptığı ziyaretlerde de bu konuda şikayetleri dile getirdiği ifade edilen savunmada, tecritte kaldığı için Öcalan'ın sağlık durumunun bozulduğu iddia edildi.
Yakınlarının Öcalan'ın elini bile tutamadığı ve tutukluluk koşulları içinde radyo-televizyon, telefon gibi iletişim araçlarından mahrum bırakıldığı belirtilen savunmada, Öcalan'ın sağlık durumunun da kötüye gittiği iddia edildi. Öcalan'ın İmralı'ya geldiğinde sadece temizlikten şikayeti olduğunu belirten avukatlar, şu anda anjin, faranjit, astım başlangıcı gibi solunum yolları rahatsızlıkları bulunduğunu belirtti. Avukatlar, bu koşullar devam ettiği takdirde, Öcalan'ın solunum yolları ya da kalp hastalığı yüzünden ölebileceğini söyledi.

Karar ileri bir tarihte
Türkiye'nin ve Öcalan'ın avukatlarının yaptığı başvuruyu değerlendiren, AİHM'nin beş yargıçtan oluşan paneli, geçen yıl Temmuz ayında aldığı kararda davanın temyiz niteliğinde, 17 yargıçtan oluşan büyük dairede bir kez daha görülmesini kabul etmişti. Bugünkü duruşmada avukatların görüşlerini dinleyen büyük daire, kararını ileri bir tarihte verecek. Bu arada duruşma sırasında bir grup, AİHM binası önünde Öcalan için gösteri yaptı.