@ismailsaymaz

Oda TV'de tahliye yok

Oda TV'de tahliye yok
Oda TV'de tahliye yok

Sabah saatlerinde adliye önünde toplanan gazeteciler, yerli ve yabancı siyasi temsilciler ile tutuklu yakınları, Özgür basın varsa özgür toplum vardır ve Gazetecilere özgürlük yazılı pankartlar açtı.

9 aydır tutuklu sanıkların ilk kez hâkim karşısına çıktığı OdaTV davasında, 'reddi hâkim' talebi nedeniyle duruşma 26 Aralık'a ertelendi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Oda TV’ye yönelik Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın’ın da aralarında bulunduğu 11’i tutuklu 13 sanıklı dava Çağlayan Adliyesi’ndeki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Ancak Soner Yalçın ve arkadaşlarının reddi hâkim talebi nedeniyle yargılamaya geçilemedi. Mahkeme, talebin değerlendirilmesi için 26 Aralık’a duruşma günü verdi. Böylece ilk duruşmadan tahliye çıkmadı.
Dava öncesi adliye çevresi ve içinde sıkı güvenlik önlemleri vardı. Gazetecilere Özgürlük Platformu ile yabancı ve yerli çok sayıda basın meslek örgütü üyesi, davayı izlemek için adliye önünde toplandı. “Gazetecilere özgürlük”, “Özgür basın varsa, özgür toplum da vardır” yazılı pankartlar açan grup, tutuklu gazetecilerin fotoğraflarını taşıdı.
Duruşma salonuna çok az izleyicinin girmesine izin verilince sık sık tartışmalar yaşandı. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve TKP Genel Başkanı Erkan Baş, polislerle tartışarak salona girdi. Salonda Ahmet Şık’ın eşi Yonca Şık, Nedim Şener’in eşi Vecide Şener ve diğer tutuklu yakınları, CHP ’li milletvekilleri İlhan Cihaner ve Melda Onur, AB Türkiye Delegasyonu’ndan Sema Kılıçer ve uluslararası gözlemciler, avukat Turgut Kazan, gazeteci Haluk Şahin, Ruşen Çakır, Aslı Aydıntaşbaş ve Banu Güven de vardı. Salon dolarken, kimi katılımcılar ayakta kaldı.
Mahkemede ilk olarak, Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Sait Çakır ve Coşkun Musluk’un bir gün önce avukatları aracılığıyla 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu dilekçe gündeme geldi. Sanıklar OdaTv’de yayımlanan, emniyetçilerle hakim ve savcıların birlikte vapur gezisine çıktıklarını gösteren fotoğraflar nedeniyle Barış Terkoğlu ile Güray Tekin Öz’e dava açıldığı, bu davada hâkim Resul Çakır’ın ‘mağdur’ sıfatıyla yer aldığı belirtilerek, Çakır’ın davadan çekilmesi istendi. 

‘Aşk kitabı yazsaydı...’
Ahmet Şık’ın avukatı Akın Atalay da “Müvekkilimin tutuklanmasının kitap içeriğiyle ilgisi olmadığı açıklandı. Ahmet Şık, ’aşk’ kitabı yazsaydı suçlanır mıydı” dedi ve tahliye istedi. “Bu dava Şık ve Şener davası değildir. Türkiye’de hapse giren ilk gazeteci de Şık ve Şener değildir. Kaşif Kozinoğlu gelemedi. Onun savunmasından malumatım var” diyen Yalçın Küçük ise, ”Avukatlar öyle bir hava oluşturdu ki sanki herkes tahliye olacak, sakın beni de unutmayın” diye devam etti.
Savcı Ufuk Ermertcan, reddi hâkim talebinin üst mahkemece değerlendirilmesi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, reddi hâkim talebinin İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi ve tahliye taleplerinin de reddi hâkimle ilgili kararın kesinleşmesinden sonra değerlendirilmesine karar vererek, duruşmayı, 26 Aralık’a bıraktı. Bu arada, Soner Yalçın avukatı aracılığıyla gazetecilere dağıttığı yazıda, “Burada, düşünce özgürlüğünü sonuna kadar savunacağım. Bilirim ki bir aydın için en büyük eksiklik, direnme gücünden yoksun olmaktır” dedi.