@ismailsaymaz

ÖDP'li Kılıç, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'ten tutuklandı

ÖDP'li Kılıç, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'ten tutuklandı
ÖDP'li Kılıç, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'ten tutuklandı
'Cumhurbaşkanlığına hakaret' suçlamasıyla dün gözaltına alınan ÖDP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Onur Kılıç tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme Kılıç'ın tutuklanmasına karar verdi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Özgürlük ve Dayanışma Partisi Parti Meclisi Üyesi ve İzmir İl Yönetim Kurulu Üyesi Onur Kılıç, bu sabah saatlerinde İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeye alındı. Kılıç, yakalanma şeklinin hukuk dışı olmasını gerekçe göstererek, ifade vermedi. Savcı Okan Bato ise Kılıç’ın ifadesini dahi almaksızın Emniyet’in evrakları üzerinden işlem yaptı. Kılıç’ın “Cumhurbaşkanlığına hakaret” suçu işlediğini ileri süren Savcı Bato, “kuvvetli delil ve yoğun kasıt” nedeniyle Kılıç’ı tutuklanması istemiyle İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nde sevk etti. Mahkeme Kılıç'ın tutuklanmasına karar verdi. Avukatı Cemal Doğan'ın verdiği bilgiye göre Onur Kılıç mahkemede, kimi AİHM kararlarını sunarak, "Ben siyasi iktidarı eleştirdim, hakaret etmedim. Bir siyasetçiyim. Yönetenler de bu eleştirileri göze almak zorundadır. Ağır bile olsa katlanmak zorundadır" dedi. "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla tutuklanan Kılıç, Buca Cezaevi'ne gönderildi. Kararın açıklandığı sırada adliyede bekleyen Kılıç'ın arkadaşları sloganlar atarak, durumu protesto etti. 

KATALOG SUÇLAR DENDİ AMA...

İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin sorgu evrakına göre Onur Kılıç, sorgusunda, 11 Ocak’ta Alsancak’taki ÖSYM binası önünde zorunlu din derslerine okulların imam hatipleştirilmesine karşı yapılan eyleme ÖDP yöneticisi olarak katıldığını ifade etti. Suçlandığı şekliyle “Hırsız, katil Erdoğan” ve “Kahrolsun AKP diktatörlüğü” şeklinde slogan atmadığını belirten Kılıç, “Bu tip sloganların atılıp atılmadığını bilmiyorum. Ancak atılan sloganlar özellikle birine yönelik değildir, 17-25 Aralık’ta adı geçen Erdoğanlara yöneliktir” dedi. Kılıç’ın avukatı Cemal Doğan suç, “Cumhurbaşkanına hakaret” olmasına karşın Terörle Mücadele Şubesi tarafından soruşturma işlemlerinin yapılmasına itiraz etti. Ayrıca Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadan hareket edildiğine dikkat çeken Doğan, “17-25 Aralık duyarsızlığına, Gezi olaylarındaki insanların öldürülmesi sonrası yapılan yargılamalarda cezaların alt sınırdan verilmesine yönelik bir tepki ve siyaseten eleştiriye yönelik bir gösteridir. Siyasi iktidarın görevini yerine getirmediğinden duyarlılık yaratmak için yapılan bir yürüyüştür. Yürüyüşte elde edilen görüntüler yasal yollardan elde edilmemiştir” dedi. Avukat Dinçer Çalım da, “Siyasi kimliği olan şahıslar ağır eleştiriye maruz kalabilirler. Bu demokratik hukuk sisteminde normal bir şeydir. Yargıtay’ın bu yönde içtihatları vardır” dedi. Avukat Haluk Yurtsever de, “Olay hukukla siyasetin iç içe geçtiği iktidarın bir operasyonu ile gerçekleşmiştir. Müvekkilim gözaltına alındıktan sonra isnat edilen slogan Twitter aracılığıyla 70 bin civarında aynı şekilde tweet atılmıştır. Yaklaşık bir yıldır 17-25 Aralık sonrası söz edilen sloganlar yüz binlerce kişi tarafından deklare edilmişti. Yine bu operasyonlar sonrasında şüpheli olarak adı geçen iki Erdoğan vardır. Cumhurbaşkanına yönelik söylendiği çıkarımı yapılamaz” dedi.

Mitingde atılan slogandan ötürü bir ay sonra eve baskın

Eğitimde gündem: 13 Şubat boykotu


Hakim, “Cumhurbaşkanlığına hakaret” suçundan Kılıç’ın tutuklanmasına hükmetti. Kararda, “mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış oluşu, atılı suçun katalog suçlardan olması, yasada belirtilen tutuklanma nedeninin var olması, ceza miktarı belirlendiğinde şüphelinin kaçma şüphesinin bulunduğu, tutuklanmanın ölçülü olduğu ve beklenen gayenin adli kontrol hükümleriyle sağlanamayacak olması” nedeniyle tutuklanmaya karar verildiği ifade edildi. Ancak “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen ve tutuklanmayı gerektiren katalog suçlar arasında yer almıyor

Birleşik Haziran Hareketi de Twitter'da Kılıç'ın tutuklanma gerekçesi olan sözleri için 'Gel Hepimizi Tutukla' kampanyası başlattı.
 

Öğretmenler laik bilimsel eğitim için iş bırakacak

13 Şubat eylemi için çağrı: Yasaklamayın anlayın!



TUTUKLAMA KARARINA PROTESTO

Cumhurbaşkanına hakaretle suçlanan Onur Kılıç'ın tutuklanmasının ardından, adliye koridorunda bekleyen bir grup, kararı protesto etti. Kılıç, polis tarafından cezaevine götürülürken, gruptakiler, 'Haziran güneşi AKP'yi yakacak', 'Kahrolsun AKP diktatörlüğü', 'Hepimiz Onur'uz' sloganları attı. Avukat Cemal Doğan, kararın hukuksuz olduğunu öne sürerek itiraz edeceklerini belirtti.

ANNE VE BABADAN DA TEPKİ




Onur Kılıç'ın babası Kemal Kılıç karar sonrası gözyaşlarını tutamazken, oğlunu onurlu bir insan olarak yetiştirdiğini, onurlu insanların cezaevlerine konulduğunu, onursuz olanların ise saraylarda yaşadığını söyledi. Anne Ayşegül Kılıç ise, "Oğlumu değil, bizi, anne-babasını koysunlar cezaevine. Çünkü oğlumuzu böyle onurlu bir insan olsun diye biz yetiştirdik" dedi.

BHH DE AÇIKLAMA YAPTI

Onur Kılıç, adliyeye getirildiğinde ise Birleşik Haziran Hareketi (BHH) üyesi Gizem Keçeci, bir basın açıklaması okudu. Yaklaşık 100 kişinin bulunduğu grup da, 'Bizi kavgaya davet ediyorlar, davetleri kabulümüzdür, Onur Kılıç yalnız değildir' yazılı pankart taşıdı.

Gizem Keçeci, "İzmir'de birkaç gün önce vali yardımcısının 'boykotu önleme' girişiminin ardından, 'İzmir'de AKP'yi Haziran korkusu sardı' demiştik. AKP'nin Haziran korkusu tüm ülkeye yayılarak büyüyor. İzmir Valiliği'ni uyarıyoruz. Tehditlerinize, baskılarınıza, boykotu yasaklama ve terörize etme girişimlerinize izin vermeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz" dedi. Keçeci'nin açıklaması sık sık sloganlar atılarak kesildi. (DHA/İZMİR/Bahri KARATAŞ)