@ismailsaymaz

Oğlumu her kuyuda aradım

Oğlumu her kuyuda aradım
Oğlumu her kuyuda aradım
Dargeçit'teki kuyuda bulunan Mehmet Emin Aslanın babası İbrahim Aslan, "18 yıl sonra en azından mezarı belli olacak. Bir dua okuyacağım" dedi.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi
İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile Mardin’de gözaltında faili meçhul cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Mehmet Emin Aslan’ın oğlu ve babası Radikal’e konuştu. Babası gözaltına alındığında 2 aylık olduğunu söyleyen Kasım Aslan, “Şimdi babamın bir mezarı olacak” dedi. Baba İbrahim Aslan ise 18 yıl boyunca oğlunun izini aradığını ve her kuyunun, her taşın altına baktığını söyledi.
1995’te Mardin’in Dargeçit ilçesinde, PKK ’ya yardım ettikleri gerekçesiyle Dargeçit Jandarma Komutanlığı’nca 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 11 yaşındaki Hazni Doğan ve 28 yaşındaki Hayat Altınkaynak serbest bırakıldı. Ancak 7 kişiden bir daha haber alınamadı. Ailelerin ve İnsan Hakları Derneği Mardin Şubesi’nin ısrarlı takipleri sonucu 17 Şubat 2012’de, Dargeçit Bağözü Köyü’nde kazı çalışması yapıldı. 4 gün süren kazılarda bir kuyunun içinde yanmış insan kafası ve bazı kemikler bulundu. Adli Tıp Kurumu’nun ilk raporunda, kemiklerden birinin 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan’a ait olduğu tespit edildi.

‘En azından sorun’

78 yaşındaki baba İbrahim Aslan oğlunun 1995’te askeri yetkililer tarafından ifadesine başvurulacağı gerekçesiyle gözaltına alındığını belirterek şunları söyledi: “6 Kasım 1995 tarihinde askerler geldi. ‘Mehmet Emin’in ifadesine başvuracağız’ dediler. O günden sonra Mehmet Emin’den bir daha haber alamadım. Daha sonra birkaç defa Jandarma’ya gittim ‘çocuğum eve gelmedi’ dedim. ‘Burada gözaltında olduğunu söylediler’ dedim. Ancak her seferinde çocuğunuzu bıraktık bizde yok yanıtı verdiler. Gözaltına alındığında Mehmet Emin 19 yaşındaydı, askerlik vakti gelmişti. 18 yıl boyunca büyük acılar yaşadım. Her kuyunun dibinde oğlumu aradım. Çocuğum suçsuzdu. Oğlumun kemiklerini İdil’de toprağa vereceğiz. 18 yıl sonra da olsa onun bir mezarı olması, üzerine dua okuyacağım bir mezar olması benim için çok önemli. Suçluların bazılarının belediye başkanı olduğu söylendi. En azından bunların ifadesinin alınmasını istiyoruz.”
Babası gözaltında öldürüldüğü kanıtlanan Kasım Aslan, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Babam gözaltına alındığından 2 aylıktım. Bu nedenle babasız büyüdüm. Bana dedem ve ninem baktı. Ninem de hayatını kaybedince ciddi sıkıntılar yaşamaya başladım. Şimdi babama ait bir mezar olacak ve gidip dua edeceğiz. Duygularımı şimdi nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Benim durumda olan 5-6 arkadaşım daha var. Onların babaları da kaybettirildi” diye konuştu.

Belediye başkanları şüpheli

Soruşturma dosyasında o dönemde görev yapan askeri yetkililer arasında şu anda Bodrum Gümüşlük Belediye Başkanı olan Mehmet Tire ve Sivas Çepni Belediye Başkanı Hurşit İlmen isimleri de yer alıyor.

Kayıp çavuşun eşi konuştu: Demek ki onların parmağı var


Mardin Dargeçit’teki kazılar sırasında bulunan kemiklerden birinin 1995 yılında kaybedilen yedi kişiden Mehmet Emin Aslan’a ait çıkması, hem diğer altı gencin ailesini hem de o tarihte bu cinayetleri bildiği için jandarma komutanlığında yakılarak öldürüldüğü iddia edilen Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın eşi Hatice Batırır’ı da umutlandırdı. Hatice Batırır, “Ölümün örtbas edilmesi, onların (jandarmanın) parmağı olduğunu gösteriyor. Biz mezar istiyoruz, neler olduğunu öğrenmek istiyoruz” diyor.
Adana’da yaşayan Hatice Batırır, sorumlular hakkında halen dava açılmadığını belirterek, çocuklarının çiçek bırakacağı bir mezarın bile çok görüldüğünü söylüyor. Batırır şöyle devam ediyor: “Yaptı denilen insalara hiçbir şey yapılmıyor. Adamlar normal hayatına devam ediyor. Benim eşimin de kendi kurumu tarafından aranmaması ve ölümün örtbas edilmesi, onların parmağının olduğunu gösteriyor. Kimin yaptığı konusunda kesin bilgiye sahip değiliz ama yaşanan olay bunu gösteriyor. Hiç aranmadı, ‘Ümidinizi kesin’ diye bakılması ve bugüne kadar haber alınamaması... Niye kimse ilgilenmiyor? Niye aranmıyor ve örtbas ediliyor? O dönemde öyleydi ama bugün her şey çok farklı. Bunları bilmek çocuklarımın hakkı değil mi? Ölmüşse ölmüştür. Biz mezar istiyoruz. ’Babam burada yatıyor’ desin çocuklar”