Öğrenci evine müdahale eden suç işler

Öğrenci evine müdahale eden suç işler
Öğrenci evine müdahale eden suç işler
İstanbul Barosu, öğrenci evleriyle ilgili tartışmada yasalardaki maddeleri sıralayarak, özel konuta müdahale talimatını verinin de yerine getirenin de suç işleyeceğini belirtti.



İSTANBUL - Son günlerde öğrenci evleriyle ilgili yaşanan tartışmalar üzerine İstanbul Barosu bir basın açıklaması yaptı. Anayasa'ya dikkat çekilen açıklamada Anayasal ve yasal hükümlere göre idarenin, valilerin, kolluğun "gayrımeşru yaşam" gibi bir nitelemeyle konuta girme, burada arama yapma veya bu hususta bir talimat verme gibi bir yetkisi olmadığı vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi: “Aksine böyle bir fiil, TCK'nun 116.maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal, 134.maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve 257.maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturur. Bu yönde verilecek bir talimat, konusu suç oluşturan bir emir olacağından, AY'nın 137/2 ve TCK'nun 24/3.maddeleri uyarınca hiçbir surette yerine getirilemez, getirildiği takdirde de gerek emri verenin gerekse uygulayanın ceza sorumluluğu ortadan kalkmaz. Şu halde Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmaların Anayasanın da üstünde kabul edilmesi ışığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası sözleşmelere, Anayasaya, yasalara aykırı olacak şekilde, hiçbir hukuki temeli olmayan tarzda yaşam tarzına müdahale mümkün olmadığı gibi, bu açık sözleşmesel ve anayasal hükümler karşısında bu yönde bir yasal düzenleme yapmak da mümkün değildir. Çünkü Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca Anayasaya ve 90.madde sebebiyle temel hak ve özgürlükler alanında uluslar arası sözleşmelere aykırı düzenleme yapılabilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, Anayasamızın 13.maddesine göre : " Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Hiçbir siyasi iktidarın, hukuka ve Anayasaya aykırı bir düzenleme yapma yetkisi yoktur.
Sonuç olarak "Gayrı meşru yaşam", "Muhafazakârlık" gibi soyut mülahazalarla bu somut hukuki durum bertaraf edilemez, Anayasa ve yasalar çiğnenemez. Aksine davranış açıkça suç oluşturur. Hukuk devletinde ise kimsenin suç işleme özgürlüğü, ayrıcalığı bulunmamaktadır.

ANAYASADAKİ MADDELER Açıklamada ilgili Anayasa hükümleri de şöyle sıralandı:

Madde 11: Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz"

Madde 12/1: "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir".

Madde 17/1:"Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir".

Madde 19/1: "Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir".

Madde 20/1: "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz"

Madde 21/1 : "Kimsenin konutuna dokunulamaz. Milli güvenlik , kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.

Madde 137/2: " Konusu suç teşkil eden emir,hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.". bu çerçevede Türk Ceza Kanununun 24/3.maddesi de bu hükme paralel ve daha açıklayıcıdır: "Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur." (DHA)