Öğrencilerin kâbusu

Yeni YÖK tasarısı rektörlere, öğrencilerden eğitim maliyetinin yarısı kadar harç
alabilme yetkisi veriyor. Bu durumda harçlar 3 milyara kadar çıkabilecek.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Rektörlerin girişimiyle Meclis gündemine getirilen ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile ilgili yasanın birçok maddesinde değişiklik yapılmasını öngören kanun tasarısı öğrencilerin tepkisine neden oluyor. Tasarının öğrencileri en çok ilgilendiren yönü, harçları üniversitelerin
belirleyecek olması. Tasarıya göre üniversitelere, bir öğrencinin cari maliyetinin yarısı kadar harç belirleme yetkisi veriliyor.
Aylık gelirleri 80 ile 100 milyon arasında değişen öğrenciler ise yapılan değişiklikle dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarının eğitim hakkının ellerinden alınacağı görüşünde. Öğrencilere göre harçlar tasarıda öngörüldüğü gibi artarsa geçim sıkıntısı çeken birçok üniversiteli okulu bırakmak zorunda kalacak.
'Harcımı ödeyemedim'
Şimdiki düşük harçları bile ödemekte güçlük çektiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü öğrencisi Tuncer Topal şunları söylüyor: "Bizim için geçinmek zaten zor. Ben daha bu yılki harcımı bile ödeyemedim. Her an okuldan uzaklaştırılabilirim. Var
olan koşullarda kitaplarımızı almakta bile zorlanıyoruz. Harçlar belirtildiği ölçüde yükselirse birçok öğrenci okulu bırakmak zorunda kalır. Parası olmayan üniversiteye girmeyi aklından bile geçiremez."
Fırsat eşitsizliği
Maddi durumu iyi olmayan öğrencilere burs desteği sağlanacağı yönündeki maddeyi de gerçekçi bulmadığını söyleyen İTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ergin Demirhan ise, "Dünyada eğitime ayrılan payın en düşük olduğu ülkelerin başında Türkiye geliyor. Böyle bir ülkede paralı eğitim uygulaması belli bir kesimin okuyamaması anlamına gelir. Gelir dağılımındaki uçurum zaten fırsat eşitliğini engelliyor. Ortaöğretimde bir eleme başlıyor.
Parası olup iyi okullara gidenlerin ya da özel dersler alıp, dershaneye gitme imkânı olanların üniversiteye girme şansı yükseliyor. Şimdi üniversite kapısında da eleme yapılacak. 'Parası olan okur' söz olmaktan çıkıp gerçekleşecek" diye konuştu.
'Gelir azalıyor'
İTÜ İnşaat Mühendisliği öğrencisi Özge Ozan da, "Ben okulun yurdunda kalıyordum ve aylık 120 milyon ödüyordum. Ancak ekonomik nedenlerle bu parayı ödeyemediğimiz için bir arkadaşımla 95 milyon lira kiraya bodrum katında ve rutubet içinde bir eve taşınmak zorunda kaldım. Bazı insanlara az gibi görünen harçları, var olan ekonomik koşullar içinde ödemekte zorlanıyoruz. Ailelerimizin geliri de gün geçtikçe artmıyor azalıyor" dedi.
İÜ Peyzaj Mimarlığı öğrencisi Rüya Kurtuluş da okuduğu bölümün yeterince masraflı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bir proje en az 100 milyon liraya mal oluyor. Benim şu anki harcım 165 milyon lira onu öderken bile çok zorlandım. Okulumuzda devam mecburi ve dersler ağır, yine de çoğumuz çalışmak zorundayız. Harç artarsa birçok öğrenci okulu bırakmak zorunda kalır."
Yemekten bile tasarruf
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Haldun İpal de, "Birçoğumuz okul saatlerinde bile çalışıyor. Aldıkları para kira ve yol parasına yetiyor. Bazen öğün atlayarak tasarruf yapmaya çalışıyoruz. Şu an bizim harcımız 120 milyon lira. Bu para az gözükebilir ama bir öğrenci için hiç de az değil. Seneye harç miktarları artırılırsa zaten kültürel ve sosyal olarak gerileyen öğrenciler için hayat da zorlaşır" dedi.
Tasarı neler getiriyor?

  • Öğrencilerin ödedikleri harçları üniversiteler belirleyecek. Bu doğrultuda her üniversiteye göre her bölümün harç miktarı farklı olacak. Yani İstanbul veya Ankara'daki bir üniversite ile Diyarbakır'da bir üniversitenin harcı aynı olmayacak.
  • Öğrencilerin ödeyeceği harç miktarları yükselecek. Çünkü tasarıya göre üniversiteler harç miktarını öğrenci başına cari hizmet ödeneğinin yarısına kadar yükseltebilecek.
  • Özellikle ikinci öğretim harçları çok yükselecek. Yine üniversite tarafından belirlenecek harç miktarı, normal eğitimin en az üç katı olacak.
  • Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun denetiminde olan krediler üniversitelere devredilecek. Burs almak isteyen öğrenciler kendi rektörlüklerine başvuracak.
  • Yabancı uyruklu öğrencilerin ücretlerini her üniversite kendi belirleyecek.
  • Başarılı öğretim üyelerine prim verilecek.
    Maliyetler yüksek
    2001-2002 öğretim yılı için öğrenci maliyetleri tıp fakültelerinde 6 milyar
    100 milyon, eczacılık fakültelerinde 2 milyar 200 milyon, mühendislik fakültelerinde 1 milyar 200 milyon, hukuk, iktisat ve siyasal bilgiler fakültelerinde 906 milyon, eğitim ile dil tarih ve coğrafya fakültelerinde 806 milyon lira. Bu yıl öğrenciler tıpta 230, mühendislikte 150, hukuk, siyasal, iktisat ve işletmede 120 milyon lira harç ödeyecek.
    Erdin: Burs yetiştiremezler
    Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Kadir Erdin, kanun tasarısına tepki göstererek şunları söyledi:

    "Yükseköğretimde yaşanan kaynak sorununun aşılması şart. Ancak, bu gerekçeyle hiçbir gencin eğitim hakkı elinden alınamaz ya da parasal kaygılarla yönlendirilemez. Bu durumda zaten var olan fırsat eşitsizliği daha da artar. Devletin öncelikli görevi eğitime ayırdığı payı artırmasıdır. Sürekli krizlerle boğuşan ve kişi başına düşen milli gelirin çok düşük olduğu Türkiye'de yükseköğretim harçlarının yükseltilmesi
    'Parası olan okusun' mantığının bir
    uzantısıdır."
    Tasarıda öğrenciden sağlanan kaynağın artırılmasının ardından ödeme zorluğu çeken öğrencilere burs verileceğinin öngörüldüğünü belirten Erdin'e göre bu pek gerçekçi değil: "Araştırmalara göre Türkiye'deki öğrencilerin büyük bir bölümünün aylık geliri 80 milyon civarında. Halkın büyük bir çoğunluğunun ve öğrencilerin yaşam savaşı vediği bir dönemde, geliri artamayan aksine azalan insanlardan alınacak yüksek harç doğru değil. Burs verilmesi ise bir başka nokta. Öğrencilerin yüzde 90'ı ödeme zorluğu çekeceği için bursa başvuracak. Bu taleplerin istenilen düzeyde karşılanması mümkün değil."