Öğrencisiz demokrasi!

Öğrencisiz demokrasi!
Öğrencisiz demokrasi!

Üniversite sorunlarının konuşulduğu toplantıda öğrencilerin kürsüye çıkabilmek için polisin elinden kurtulması gerekti. FOTOĞRAF: UMAY AKTAŞ SALMAN

Rektör ve akademisyenlerin katıldığı Yükseköğretim Çalıştayı'na öğrencinin girmesi kolay olmadı. 11 kişi gözaltına alınırken tek istedikleri kürsüden harç zammını eleştirmekti
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Çeşitli üniversitelerden rektörler ve akademisyenlerden oluşan Yükseköğretim Platformu, yükseköğretimin sorunlarını konuşmak üzere dün bir-araya geldi. Bunu haber alan öğrenciler “Geleceğimiz konuşuluyor, biz de konuşmak istiyoruz!” diyerek toplantının düzenlendiği otelin önünde eylem yaptı. Öğrencilerden üçü toplantıya, dışarıda kalanlarsa gözaltına alındı. İçeriye giren bir öğrenci, “Arkadaşlarımız gözaltına alındı. Bu nasıl demokrasi!” deyince yine toplantı salonundaki Genç-Sen’li Emre Öztürk’le birlikte yaka paça dışarı çıkarıldı. Kapıda serbest kalan Öztürk, salona geri döndüğünden kürsüye çağrıldı. Öztürk, ‘susturulmak istenmesine’ sebep sözleri şunlardı: “Türkiye’de 10 milyon işsiz var. Bu işssizlerin, emekçinin, işçinin çocukları yüzde 8 ile 500 oranında yapılan zamlı harçları ödeyemez.” 

Çubukçu da salondaydı
The Marmara Oteli’nde iki gün sürecek Yükseköğretim Çalıştayı dün başladı. Pek çok üniversiteden rektör, akademisyen ve mütevveli heyeti başkanları yükseköğretimin sorunlarını konuşmak için toplandı. Çalıştaya YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan katılmadı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise açılış konuşmasını yaptı.
Toplantının başlamasına yakın saatlerde DİSK’e bağlı Genç-Sen ve Öğrenci Kollektifleri’ne üye 100 kadar öğrenci “Biz de üniversite bileşeniyiz. Toplantıya katılmak istiyoruz” diye otel önünde toplandı. Öğrenciler harç zamlarını protesto eden pankartlar açarken, zamma ilişkin görüşlerini toplantıda dile getirmek ve hazırladıkları dosyayı sunmak istediklerini söyledi.
Pazarlık sonrası Genç-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Emre Öztürk, Öğrenci Kollektifleri’nden Fatih Usta ve Lütfi Usluer içeri alındı. Onlar otele girerken, otel önündeki öğrencilerden 11’i gözaltına alındı.

Bu nasıl demokrasi
Gözaltı içeriye ulaşınca, toplantıdaki Fatih Usta, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu ve İstanbul Politikalar Merkezi’nin Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder sunum yaptığı sırada, “Demokratik eğitimden bahsediyorsunuz. Aşağıda 11 arkadaşımız gözaltına alındı. Bu nasıl demokrasi” dedi. Usta polisin sert müdahalesiyle karşılaştı. Polis, Usta’yı ve ona yapılan müdahaleyi eleştiren Emre Öztürk’ü kargatulumba gözaltına aldı.
Salondaki öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet İnsel ve Prof. Dr. Burhan Şenatalar, sert müdahaleye tepki gösterip “Yapmayın” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi’nden Pof. Dr. Eser Karakaş, öğrencileri protesto yapmayacakları sözü üzerine içeri aldığını belirterek, “Sözlerinde durmadılar, kınıyorum” dedi. İnsel ise yaşanan olaya salondakilerin sessiz kalmasını eleştirerek “Üniversitelerin özerk olması için yapılan bu toplantıda bile güvenlik güçlerinin öğrencilerin üzerine atlaması, ne kadar tahammülsüz olunduğunu gösteriyor” dedi. Bakan Çubukçu ise yorum yapmadı.
Kısa bir süre sonra iki öğrenci serbest bırakıldı. Öztürk söz hakkı istediği salondaki yerini aldı. Oturumların ardından Öztürk el kaldırıp söz istedi. Ayakta konuşan Öztürk, kürsüye davet edildi.
Uzun bir mücadelenin, gözaltının ardından söz almayı başaran Emre Öztürk, şunları söyledi:
“Bu çalıştayda harçlar da değerlendirilsin isteriz. Türkiye ekonomisi yüzde 13 küçülürken yüzde 8- 500 arasında zam yapılamaz. Türkiye’de 10 milyon işsiz var. Bu işsizlerin, emekçinin, işçinin çocukları yüzde 8 ile 500 oranında yapılan zamlı harçları ödeyemez. Rektörlerimizin ve hocalarımızın bu konuda YÖK’e baskı yapmasını istiyoruz. Çözüm istiyoruz” 

YÖK, MGK gibi
Öte yandan, toplantıda, YÖK’ün üniversite sayısını ve kontenjanlarını artırması ve ÖSS’ye girişte meslek liselerine uygulanan katsayı uygulamasını kaldırması sert bir dille eleştirildi. Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burhan Şenatalar ise “Son birkaç yılda birçok üniversite kurulması, ilahiyat kontenjanlarının artırılması akademik kriterlere uygun değil. İstanbul Üniversitesi Rektörü’nün YÖK üyeliğine atanmasını da doğru değil” dedi.
Prof.Dr. Ahmet İnsel ise “Milli Güvenlik Kurulu (MGK) nasıl Türkiye’yi kuşatmak için kurulan bir kurumsa, YÖK de üniversitelerin MGK’sıdır” dedi.