Öğretmen 'kapan'da

Devlet kapısından çevrilen öğretmen adaylarının yaklaşık 50 bini dershane, 28 bini özel okulda çalışıyor. Büyük şehirlerde kolejlerde iş bulanlar memnun gibi. Yine de bazıları 'yere daha sağlam basmak için' devlette iş istiyor.
Dershanelere yönelen öğretmenlerse 'düşük ücret', 'uzun çalışma' ve 'sosyal güvenceden mahrum olma' gibi nedenlerle mutsuz. Zira dershaneler, 'en iyiyi' değil, 'en düşük ücretle çalışanları' seçiyor.
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA - Devlet kapısından geri çevrilen öğretmen adaylarının yaklaşık 50 bini dershanelerde, 28 bini aşkın kısmı da özel okullarda istihdam ediliyor. Özel okullarda, özellikle de büyükşehirlerdeki kolejlerde iş bulmayı başaran öğretmenler, hallerinden memnun görünüyor. Ancak yine de bazıları 'ayaklarını yere daha sağlam basmak için' devlette kadrolu öğretmen olmak istiyor. Zorunlu olarak özel dershanelere yönelen genç öğretmenlerse 'düşük ücret', 'uzun çalışma saatleri' ve 'sosyal güvenceden mahrum kalma' gibi nedenlerle mutsuz.
Düşük ücretten dertliler
Eğitim fakültelerinden her yıl ihtiyacın çok üzerinde öğretmen adayının mezun olması, dershanelerde ucuz işgücü istihdamının önünü açıyor. Yaklaşık 180 bin işsiz öğretmenlerin, talebinin çok fazla olması, 'dershaneye girmek isteyen öğretmenler arasından en iyi olana değil de en düşük ücretle çalışacak olana' iş imkânı veriyor.
Daha önceki yıllarda, başarılı öğretmenleri bünyesine katmak için cazip imkânlar sunan dershane yöneticileri, artık eleman bulmak için çok çaba harcamak zorunda kalmıyor. 2007 verilerine göre, dershanelerde, 50 bine yakın öğretmen istihdam ediliyor. Dershanelerde çalışma şansı bulan bu öğretmenlerin büyük çoğunluğu 'düşük ücret' ve 'uzun çalışma saatlerinden' şikâyet ediyor.
Dershanelerde çalışan öğretmenler ortalama haftada altı gün, günde 10 saat çalıştırıldıklarını, buna karşın 500-600 YTL ücret aldıklarını belirtiyor. Bu öğretmenlerin özellikle de yeni mezunların büyük çoğunluğunun sigortası bulunmuyor.
Kâbus ayı: Haziran
Dershane öğretmenleri için, eğitim-öğretimin sona erdiği haziran, sözleşmelerin yenilendiği dönem olması nedeniyle, adeta kâbus ayına dönüşüyor. Her yıl haziran ayında, yüzlerce dershane öğretmeni işsizlikle yüz yüze kalıyor. Ancak büyük dershanelerde çalışan, yüksek gelirli çoğu emekli ya da bir devlet okulunda çalışan öğretmenleri bu grubun ışında tutmak gerekiyor. Bu öğretmenler çoğunlukla ders saatine göre ücret alıyor ve tüm gün aynı dershanede bulunmak zorunda kalmıyor. Buna karşın, genç nesil dershane öğretmenleri, ders hocalığı yanında, etüt uygulamalarını yürütüyor, mesaiye kalıyor, tek izin günlerinde bile etüt, sınav gözetmenliği gibi nedenlerle işe çağrılabiliyor.
Yüzde 8'inin sorunu yok
Ankara'da 23-30 yaşlarında 100'ün üzerinde dershane öğretmeniyle yapılan ve 'www.dershaneogretmenleri.org.tr'de yayımanan ankete göre, öğretmenlerinin sadece yüzde 4'ü uzun zamandır aynı kurumda çalıştığını belirtiyor. Dershanesinde bir sorun yaşamadığını dile getiren öğretmenlerin oranı yüzde 8'le sınırlı. Geriye kalan yüzde 92'lik kesimin şikayetleri şöyle: Ücret (yüzde 86), Yoğun çalışma saatlerive izin günlerinin iptali (yüzde 72), Maaş gecikmeleri (yüzde 65), Sigortasız çalışma ve stajerliğinin kaldırılmaması (yüzde 46), İş arkadaşları arası rekabet ve dedikodu (yüzde 36), Bilgisiz yöneticiler (yüzde 15), Eğitimin kar amaçlı yapılması (yüzde 8). Ankete katılan dershane öğretmenlerinin yüzde 98'i, günde 7-12 saat arasında çalıştığını dile getiriyor.
Özel okullarda durum
Özel Okullar Birliği (ÖZOK) Başkanı Rüstem Eyüboğlu, özel okullarda istihdam edilen 28 bin 412 öğretmen bulunduğunu söylüyor. Bunlardan 1437'si okul öncesi eğitim kurumlarında, 18 bin 3'ü ilköğretim okullarında, 8 bin 972'si ortaöğretim okullarında görev yapıyor. Türkiye genelinde özel okul öğretmen ücreti, aylık brüt ortalama 1333 doları buluyor. Bir yılda özel okullar tarafından toplam 454 milyon 478 bin 352 dolar öğretmen ücreti ödeniyor. Eyüpoğlu, "Genel eğitim sistemimiz içindeki payı henüz yüzde 2'ye ulaşmamış olan özel okulculuk, bu sınırlı gücüne rağmen istihdam açısından önemli bir kaynak oluşturmuştur" diyor.



'Eşim atandı, ben taksici oldum'
İş bulmayı başaramayan öğretmenler psikolojilerinin bozulduğunu söylüyor.
Fikret Mataracı: 2005'te mezun oldum. Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) dört kez şansımı denedim, 80 puana çıktığım da oldu ama bir yerlere yerleşemedim. Her atama döneminde biraz daha psikolojim bozuluyor. Neden atanamadığımı anlatırken utanıyorum. Bir yıllık evliyim. Eşim öğretmen ve atandı. İki sene ücretli öğretmenlik yaptım. Ders başına ücret alıyordum ve aylık aldığım 500 YTL'yi geçmiyordu. Sosyal güvencem de yoktu. Bel fıtığından ameliyat olmam gerekiyordu ama sevk alamadığım için okulların tatil olmasını bekledim. Şimdi taksicilik yapıyorum. Çünkü eşim hamile. Bu, biraz daha paraya ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor.
Müberra Rüzgâr: 1998'de mezun oldum. KPSS'ye ilk kez 1999'da girdim. Geçimimi sürdürmek için bir işe ihtiyacım vardı ve önceliği özel okullardan yana kullandım. Henüz stajerliğim kalkmadığı için asgari ücretle günde 12 saat çalışmam istendi. Asgari ücrete insan bir yerde razı olabiliyor ama günde 12 saat nasıl çalışabilirdim? Bir ailem var, kocam, çocuğum var. Şimdi bir bilgi işlem şirketinde çalışıyorum.