Öğretmenim sen misin örgütlenen!

Öğretmenim sen misin örgütlenen!
Öğretmenim sen misin örgütlenen!
KESK'in de basıldığı operasyonda gözaltına alınan Eğitim-Sen üyesi 20 öğretmen cezaevinde. Örgüt üyesi olmakla suçlanan öğretmenlerden Haydar Deniz 'Tek örgütüm Eğitim-Sen' diyor



UMAY AKTAŞ SALMAN 

İSTANBUL - Bergama’da yaşayan Deniz ailesi, 28 Mayıs 2009’da sabaha karşı çalan kapının sesiyle uyandı. Gelen, jandarmaydı. 14 yıllık öğretmen ve Eğitim-Sen Denetleme Kurulu Üyesi Haydar Deniz’i arıyorlardı. Önce evi, iki küçük kızlarının önünde ve kızının okul çantasına varıncaya kadar beş saat boyunca aradılar.
‘Örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklanan Haydar öğretmen, sesini cezaevinden duyurmaya çalışıyor: “İşini iyi yapan bir öğretmenim. Sicil not ortalamam 90 üzeridir. Tutuklamanın amacı açık; toplumsal muhalefetin biricik örgütü KESK ve Eğitim-Sen’e bir darbe.”
İzmir, Ankara, İstanbul, Manisa ve Van’da 28 Mayıs’ta KESK’e ve bağlı sendikalarına yönelik yapılan operasyonlarda 35 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Gülçin İsbert de yer alıyordu. 14 kişi örgüt üyeliğinden tutuklanırken 21’i serbest bırakıldı. Ancak itiraz üzerine bunlardan sekizi daha cezaevine konuldu.

Sendikalı bir öğretmen
Tutuklananlardan biri Bergama Narlıca İlköğretim Okul Müdürü ve 14 yıllık öğretmen Haydar Deniz’di. Deniz, kendi gibi öğretmen olan eşi Yasemin Deniz’le birlikte Eğitim-Sen üyesi. Adıyaman ve Manisa’da görev yaptıktan sonra Bergama’ya gelmişler. 35 yaşındaki Deniz, mesaisi dışında İzmir’deki Eğitim-Sen şubelerini ziyaret ediyor, eylem ve etkinliklerine katılıyor, sendikal faaliyetler yürütüyor. Çiftin biri üç diğeri dokuz yaşında, iki kızları var.
Ailenin, bu sıradan ve mutlu hayatı bir ay önce evlerine yapılan jandarma baskınıyla alt üst oldu. Haydar öğretmen ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklandı. Eşi ve kızları travmayı atlatmaya çalışıyor.
Selçuk’taki bir ilköğretim okulunda sınıf öğretmeni olan eşi Yasemin Deniz, operasyon sabahında çok korktuklarını belirterek, şunları anlatıyor:
“Sabah 04.30 gibi geldiler. İki jandarma, bir de sivil polis arabası vardı. Kızlarım yatak odasında uyuyordu. O gürültüyle uyandılar. Büyük kızımın çantasına baktılar. Kızım ‘Niye çantamı arıyorsunuz’ diye ağladı. Küçük kızım, ‘Jandarmalar geliyor anne, korkuyorum’ diyor hâlâ. Eşimi alıp 08.45’te ayrıldılar. Evimizde hiçbir şey yoktu. Onlar da biliyorlardı. ‘Bu adamın evi aranır mı, çoluk çocuk sahibi. Ne işimiz var burada’ diyorlardı. Bilgisayarımızı, eşimin cep telefonunu götürdüler. Aldıkları kitabı geri getirdiler. Kitap, sendikanın Kürt sorunuyla ilgili kitaptı. Kızlarım ‘Babamız ne zaman gelecek’ diyor. İnsanlar o kadar farklı yakıştırmalar yapıyorlar ki. Hem üzülüyorum hem psikolojim bozuluyor. Ne bir örgüt ne de örgüt üyeliğiyle ilgimiz var.”

Örgütlenme telefonlarıydı
Haydar öğretmen ise Buca’daki Kırıklar Cezaevi’nde gönderdiği mektupta şunları söylüyor: “Sendikal nedenlerle yöneticileri, işyeri temsilcilerini, üyeleri telefonla arardım. Aradıklarımın bir kısmının telefon görüşmeleri üzerinden kurgu yapılıp evim basıldı. Neyle suçlandığımı tam bilmiyorum. Bu tutuklamanın amacı açıktır ki: Toplumsal muhalefetin biricik örgütü KESK ve Eğitim-Sen’in örgütlülüğüne, laik, demokratik, bilimsel eğitim mücadelesine, barışa bir darbe.”
Deniz’in avukatı Mehmet Tiryaki ise telefon görüşmeleri dışında suçlama olmadığını belirterek, “Tek suçlama sendikanın üye ve üst düzeydeki yöneticilerinin politik içerikli konuşmaları” dedi. Tiryaki, tutuklamaların hukuka aykırı olduğunu ve AİHM’e başvuracaklarını söylüyor.

‘KESK yıpratılmak isteniyor’
28 Mayıs 2009 günü polisin PKK’ya yönelik operasyonu kapsamında KESK Genel Merkezi’nin de aralarında bulunduğu pek çok adrese baskın düzenlenmişti. Beş ayrı ilde 35 kişi gözaltına alınırken 15’i Eğitim-Sen üyesi öğretmen 22 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu. Daha önce tutuklanan KESK üyeleriyle birlikte şu anda cezaevinde bulunan KESK’li sayısı 32’ye yükseldi. KESK’ten yapılan açıklamada “Siyasi iktidarın KESK’e yönelik baskıları giderek arttırması ve tam da KESK’in 2010 Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecini başlatmayı planladığı günlerde zirveye çıkarması nedensiz değildir. Bu baskılarla KESK’in toplum nezdinde meşruiyetini sorgulanır hale getirmek, Toplu İş Söleşmesi sürecinin bastırılması hedeflenmektedir” deniliyor. KESK’e bağlı 11 sendikada 2008 rakamlarına göre 223 bin 460 kayıtlı üye bulunuyor.