Öğretmenin dünyası...(8)

Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları birer birer çıkıyor ama okullarda öğretmenlere trajikomik nedenlerle soruşturmalar açılmaya devam ediliyor.

Öğretmene 'trajikomik' cezalar
Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları birer birer çıkıyor ama okullarda öğretmenlere trajikomik nedenlerle soruşturmalar açılmaya devam ediliyor.
Şişli'de 19 Mayıs İlköğretim Okulu, Halil Rıfat Paşa Lisesi ve Kartal Samandıra Lisesi'nde öğretmenlere açılan soruşturmalar hakkında bilgi veren Eğitim-Sen 3 No'lu Şube Başkanı Ekber Işık, sıradan nedenlerle açılan soruşturmalarda önyargı ile hareket edildiğini söylüyor. Işık'ın verdiği bilgilere göre, 19 Mayıs İlköğretim Okulu'nda Rıza Dalkılıç ve üç öğretmene şu gerekçeyle soruşturma açıldı ve 'kınama' verildi:
"Okulda bir grubunuz olduğu, öğretmenler odasında ayrı yerleriniz ve sandalyeleriniz olduğu, sandalyelerinize birisi oturduğunda tepki gösterdiğiniz iddiaları sübut bulunmuştur. 657 sayılı kanunun 125/C maddesi uyarınca 'bir günlük maaş kesimi' cezası ile tecziyeniz teklifi getirilmiş ise de, savunmanız göz önüne alınarak, kınama cezası ile tecziye edildiniz."
Karne günü heyecanı
Yine aynı okuldan öğretmen Hakan Yardımcı'ya ise 'okul bahçesinde sigara içtiği' gerekçesiyle soruşturma açıldı ve 4207 sayılı 'Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'a göre 462 milyon 400 bin lira para cezası verildi. Işık, sigara içen öğretmenin başına gelenleri anlattı:
"Öğretmen arkadaşımız okulun son günü olduğu için bahçede öğrencilerine karnelerini verdikten sonra çok duygulu anlar yaşamış. Mezun olan
öğrencilerinden ayrıldığına üzülen öğretmen bahçede, farkında olmadan sigara yakmış. O sırada okulda olan müfettişler öğretmeni görmüş. Müfettişler bir veliyi çağırıp şikâyet dilekçesi yazdırmış. Velinin şikâyeti var diye öğretmene soruşturma açıldı. Bu çok art niyetli bir davranış. Ülkemizde kapalı yerlerde sigara içme yasağından bile para cezası alan kişi sayısı çok az. 23 yıllık öğretmen olan arkadaş, hakkındaki para cezasının kaldırılması için dava açtı."
Öğretmenin avukatı ise kanunda yasağın 'kapalı alanlar' olmak üzere belirtildiğinden hareketle itiraz etti. Avukatın itiraz nedenleri şöyle: "Yasaya göre tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde, yasağı ve buna uymamanın sonuçlarını belirten uyarılar, asgari 10 santimetrelik puntolarla görülebilecek yerlere asılmalı. Kanunda yasağın uygulama alanının kapalı alanlar olduğunun altı çiziliyor. Zira hiçbir yerde açık havada böyle bir uyarı yazısı yoktur."
Kartal'daki Samandıra Lisesi'nde öğretmenlik yapan Musa Arslan'a ise, 'Okulda öğretmen arkadaşlarınız ile problem yaşadığınız, tenefüslerde dahi öğretmenler odasına girmediğiniz, öğrencilerle kol kola gezdiğiniz tespit edilmiştir' denerek soruşturma açıldı. Eğitim-Sen 3 No'lu Şube Başkanı Işık, soruşturmalara şube avukatı ile çözüm bulmaya çalıştıklarını belirtiyor.
Her hafta mahkemedeyim!
2.5 yıllık başkanlık dönemi boyunca mutlaka haftada bir kez soruşturma geldiğini söyleyen Işık, şöyle konuşuyor: "AB uyum yasaları iç tüzüğe de yansıtılmalı. Ben de her hafta Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası 2911'e muhalefetten mahkemeye gidiyorum. İlçe Milli Eğitim ve okul müdürlerinin sendika yasasına karşı da bilgisizlikleri var. Ciddi bir araştırma yapılmadan soruşturma açılıyor. Soruşturma açılan arkadaşların hepsi sendika üyesi. Özellikle sendikalı arkadaşlara yapılıyor bunlar."
Rıdvan öğretmenin mucizeleri<
Adıyaman'ın Göçeri Köyü'nün eski bir gübre deposundan bozma okulu, öğretmen Rıdvan Sadık'ın Göçeri'ye atanmasıyla birlikte en güzel eğitim mucizelerinden birine tanıklık etti.
Aylar önce bir köy öğretmeninin gönderdiği e-posta dolaşmaya başladı internette. Mektup aslında bütün köy öğretmenlerinin sıkıntılarını
ortaya koyuyordu. Dokuz yıllık öğretmen Rıdvan Sadık, önce Kâhta'da,
ardından Diyarbakır'da karşılaştığı sıkıntıları anlatıyordu mesajında ve herkesin eğitime duyarlı olması gerektiğini söylüyordu.
36 yaşındaki Rıdvan öğretmen, örnek bir davranış sergiledi ve öğretmenlerin bireysel çabalarıyla da çok şeyin değişebileceğini gösterdi. Adıyaman'ın Kâhta ilçesinde öğretmenliğe başlayan Rıdvan Sadık, daha önce gübre deposu olarak kullanılmış, eğitim araç gereci olmayan bir okul, okula kayıtlı 434 öğrenciden sadece 198 öğrencinin okula devam edebildiği bir yerde başlattığı kampanya ile üç yılda Göçeri İlköğretim Okulu'nun çehresini değiştirdi.
Yüzlerce öğrenci okula kazandırıldı, okula 10 bin kitaplı bir kütüphane açıldı. Okuma-yazma kurslarıyla okuryazarlık oranı yüzde 9'dan yüzde 64'e çıktı. Şimdi Diyarbakır'da Yiğityolu Köyü Mehmetçik İlköğretim Okulu'nda görev yapan Rıdvan öğretmen, burada da bir kampanya başlattı. Başlatılan kampanya basında da geniş yer alınca birkaç ay içinde okulda büyük değişimler yaşandı.
Hâlâ eksikleri olan okul eğitim-öğretim yılı başından beri birçok sıkıntısını giderdi. Kampanya başında diğer öğretmenlerin çok umutlu olmadığını söyleyen Sadık, "Okulun eğitim ortamı düzelmeye başlayınca motivasyon arttı" diye konuşuyor.
Öğrencilerin ve velilerin mutluluklarını tarif etmenin zor olduğunu anlatan Sadık şöyle konuşuyor: "Üşümeyen, ders araç gereçleri sağlanan ve köy imkânsızlıklarından çok uzaklarda bir eğitim ortamına kavuşmak motive etti çocukları. Okula bakış açıları değişti. Veliler okula gelmeye başladı.
432 veliden 339 tanesi veli toplantısına katıldı geçen gün. Okul gereksiz imajı kalktı. Dünyada her şeye değer biçebilirsiniz ancak öğretmenin eserine asla! Çünkü o eser ya her şeydir, ya hiçbir şey! Öğretmenlik mesleğinin 40 dakikalık dersten ibaret olmadığını özümsemek zorundayız.
Toplumumuzun buna ihtiyacı var."



Radikal okurları tartışıyor

Çocuklar öğretti
Biz, eğitim sisteminin sorunlarını gösteren en güzel örnekleriz. Eğitim fakültelerine giren kaç öğrenci ilk tercihine girmiştir? Gençlerin bu tercihlerini belirleyen nelerdir? Mezun olan gençlerin pratikleri yeterli midir? Göreve başlayanlardan kaçı gelişmeleri izliyor? Branş dışı öğretmenler olarak mesleğimizin sekizinci yılındayız. Mesleğe yeni bir bakış getirdiğimizi fakat bunların geniş tabanlı paylaşımlarda göz ardı edildiğini düşünüyorum. Öğretmenin öğretmediğini, yalnızca öğrenmeye eşlik ettiğini ve birlikte öğrenildiğini biz çocuklarımızdan öğrendik. Biz, öğrenmek için izledik, denedik, yanıldığımızı gördük, düzelttik.
  • Nermin Kalyoncu, sınıf öğretmeni

    Müfettişler, dikkat!
    Sekiz yıllık öğretmenlik hayatımda beni en çok etkileyen olay; bizim gibi öğretmenlik mesleğinden gelmiş olan müfettişlerin tutumu. Sınıflarımıza girip sadece nutuk atarak kendi egolarını tatmin etmeye çalışıyorlar. Kendimizi savunmaya başladığımızda ise sinirleniyorlar. Böyle bir denetim sistemi içinde kendimizi geliştirmek bir yana, var olan özgüvenimizin bile zedelendiğini hissediyoruz.
  • Seçkin Şirin, Antakya

    Grevle olmaz
    Elbette sendikalar olmalı ama sendikaların işçi ya da diğer memur sendikaları gibi çalışması hiçbir sorunu çözmez. Eğitimde sendikaların grevleriyle mağdur ettiği kişiler yalnızca öğrenciler olur. Yapılması gereken öncelikle sendikaların birleşmesi. İstemeleri gereken de para yerine daha iyi çalışma şartları ve bilgi hızına uygun ders araçları. Türkiye'de sendikacılık, üyelerinin siyasi destek sağlama çabasından başka bir şey değil.
  • Erdem Kılıç, Uşak

    Görüşlerinizi 100 kelimeyi geçmeyecek şekilde gönderin yayımlayalım. Faks: 0212 505 65 80 - dizi@radikal.com.tr
    -------------------------------------
    YARIN: Rehber öğretmenlerin sorunları