Okan Bayülgen'in havası mı değişti?

Okan Bayülgen'in havası mı değişti?
Okan Bayülgen'in havası mı değişti?
Okan Bayülgen'in Temmuz başında katıldığı bir panelde 'Gezi Parkı' ile ilgili yaptığı yorumlar sosyal medyanın gündemine yerleşti. Peki Bayülgen, kendisini eleştirilerin odağına getiren bu panelde neler söylemişti?
Haber: CEMAL İVE / Arşivi

Temmuz ayının başında katıldığı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Merkezi’nde Online Medya Derneği tarafından düzenlenen 'Sosyal Medya' konulu panelde konuşan Okan Bayülgen, gösterilere katılan eylemci sayısının havanın güneşli olması nedeniyle arttığını iddia etmişti.

EYLEMLERİN SEBEBİ HAVANIN GÜZEL OLMASI

Son birkaç gündür sosyal paylaşım sitelerinde yeniden alevlenen Bayülgen'in 'Gezi Parkı' ile ilgili yorumu yoğun bir şekilde tartışılıyorken, eleştirilerin odak noktasında ise şovmenin Gezi eylemlerinin ilk günlerinde takındığı tavırdan farklı bir tutum içerisinde olması öne sürülüyor. Peki, ünlü şovmen o panelde eylemler hakkında neler söylemişti? Gelin isterseniz Bayülgen'in sözlerine kısaca bir göz atalım:

Bayülgen, “Hava güzeldi. Gençlerin gidecekleri yeteri kadar spor salonu, müsabaka, eğlenceli filmler, konserler, buluşup yarattıkları sosyal etkinlik ve heyecan yoktu. İnsanlar sokakta heyecanı ve eğlenceyi keşfetti. Aynı şey soğuk havada olmazdı. Hatta Twitter’da Ankaralılar, İstanbulluları yağmurda gösteri yapamamakla suçladılar.” diye konuştu. Türkiye ’deki en büyük kışkırtıcıların politikacılar olduğunu kaydeden Bayülgen ayrıca, “Çünkü en büyük onların karı vardır. İkinci olarak medyanın kışkırtmadan karı mevcuttur. Çünkü medya ya iktidara yakın durarak, ya da muhalif durarak kar sağlıyor.” demişti.

Okan Bayülgen'den 'Sokaktaki Genç Adam'a mektup


Protestoların en hararetli olduğu zamanlarda Twitter hesabı üzerinden destek mahiyetinde paylaşımlarda bulunan Okan Bayülgen, eylemlerdeki birçok kişinin yaptığı gibi, yaralanma veya bilinç kaybı tehlikesine karşı koluna kan grubunu bile yazdırmıştı. Ancak, yine de sosyal ağlar üzerinden yaptığı paylaşımlarda soğuk kanlı ve sükunet çağrılarının hakim olduğu bir dil kullanan Bayülgen, 'sokaktaki genç adam'a mektup' adı altında bir paylaşımda bulunmuş, burada da eylemcilere itidalli olma çağrısı yapma yoluna gitmişti.

'GEZİCİLER BANA DÖNEK DİYOR'

Peki, ne oldu da Bayülgen yeniden eleştirilerin odağına yerleşti?

“3 gün Gezi’yi destekledim. Ama şimdi Geziciler bana dönek diyor” diyen Okan Bayülgen’e göre Gezi olayları bir uyanıştı. Üstelik, bu uyanış politik değil AVM’ye karşı bir uyanış. İşte Bayülgen’in çok tartışılan sözleri:

“Gezi’nin uyanışı şudur: Bu uyanış alışveriş manyağı yapmaya çalıştımız, abuk subuk dizilerle uyuşturmaya çalıştığımız genç adam ya da genç kadın sokağa çıkmış sokakta bir heyecan bulmuştur. Heyecan olarak polise taş atmayı kast etmiyorum. Arkadaşları ile tartışmış kendisine benzeyen insanlarla br araya gelmiştir. Demokrasi mücadelesi her zaman yapılır. Bırakıp tatile gidilmez. Sabah iş akşam direniş olmaz. Demokrasi mücadelesi 24 saat 365 gündür. İktidar mücadelesi ise sandıkta yapılır. Sen iktidar mücadelesi yapmak için sokağa çıkarsan adam sana gaz değil kurşun da sıkar. Çünkü sen rejim değişikliği yapmaya çalışıyorsun. O zaman kolluk güçleri hakikaten karşı kaşıya gelirsin. Plastik mermi değil gerçek mermi sıkar. İktidar mücadelesinin yolu politik mücadeledir. Var olan partileri istemiyorsun, o zaman başka yollar bul. Gezi iklimi bize şunu sağladı. Kimse sanmasın ki televizyonlar aynı şekilde izleniyor, AVM’ler eskisi gibi doluyor. Bu bir uyanış.”

Okan Bayülgen: 'Aynı şey soğuk havada olmazdı'

HENÜZ ÖZÜR DİLEMEYECEK KADAR GENCİM

Görüntülerin sosyal ağlarda yayılmasının ardından hızlıca Twitter'ın gündemine yerleşen Bayülgen ise, yine kendi Twitter hesabından bir açıklama yaparak; "Bu arada 'hava' meselesiyle neyi anlattığımı anladıklarında 'ayıp ettik' diyecek olanlar var. O konuşmanın montajını görüyorlar. Ne dediğim zaten yazdıklarımda var. Bekleyip görelim. Ben alışığım yirmi senedir bu tartışmalara. Bu yüzden kızmam yazılanlara." diyerek tepkisini dile getirdi. 

"Henüz özür dileyemeyecek kadar gencim. Babalar, ben yirmi senedir, kafama göre davranıp kendi aklıma göre hareketler yapıyorum. Sözlükler hakkımda tartışmalarla dolu. Yani... Merak etme genç adam, moralini bozan ben olmayacağım. Bırak kim ne istiyorsa yapsın! Ben kendi hikayem şık duruyor mu ona bakarım!"