Oktay oğlu Oktay ne yaşar ne yaşamaz

Oktay oğlu Oktay ne yaşar ne yaşamaz
Oktay oğlu Oktay ne yaşar ne yaşamaz

İntihara inanmayan aile, oğullarının, Koşaner in ses kaydında Terörist diye masum erimizi alnından vurduk diye geçen er olduğunu savunuyor.

Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

Murat Oktay Can, zorunlu askerlik görevini Tunceli’nin Hozat ilçesinde yaparken 5 Ekim 2009’da hayatını kaybetti. Ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçti. Ancak baba Oktay Can ve anne Süsenber Can’a göre oğulları öldürüldü, intihar süsü verildi. Acılı aile üç buçuk yıldır hukuki mücadelelerine devam ederken bir şok daha yaşadı. Murat Oktay Can’a Kepez Askerlik Şubesi’nden ‘sefer görev emri’ geldi. Aile yapılan işin ciddiyetsizliğine isyan ediyor: “Bize oğlumuzun intihar ettiği söylenmişti. Bu durumda nasıl inanalım?”
Yıllar önce Kars’tan Antalya’ya göç eden Oktay Can, cebinde oğlunun son fotoğraflarıyla kalakalmış: Daha 20’sinde bir genç… Oktay ve Süsenber Can, ‘devlet kapısında’ oğullarının nasıl öldüğünü anlamaya çalışıyor. ‘Resmi olarak’ söylenen Murat Oktay Can’ın 5 Ekim 2009’da saat 18.00-19.00 nöbetini tutarken intihar ettiği. Ailesine göre ise Oktay Murat Can, intihar etmedi, öldürüldü. Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’e ait olduğu iddia edilen ses kaydındaki, “Terörist diye masum erimizi kendimiz alnından vurduk” denilen asker de ailenin iddiasına göre Oktay Murat Can.

Askerlik şubesine gitmezse işlem yapılacak!

Murat Oktay Can’ın ailesi sorumluları aramaya devam ederken, Antalya Kepez Askerlik Şubesi’nden ‘sefer görev emri’ geldi. 20 Şubat 2013 tarihli emir Askerlik Şubesi Başkanı Personel Yarbay Zafer Erşahin’in imzasını taşıyor. Emirde, üç buçuk yıl önce nöbet tutarken hayatını kaybeden Murat Oktay Can’dan işlemlerini yaptırması için en yakın askerlik şubesine gitmesi isteniyor. Çünkü ‘görev emri’ tebliğ edilecek. Murat Oktay Can, emri yerine getirmezse 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince hakkında işlem yapılacak!

‘Ciddiyet’ bu kadar Baba Oktay Can isyan ediyor:

“Ben Kürt’üm… Barışın gelmesini istiyorum. Oğlum için ‘Askerde intihar etti’ dediler. Yıllardır sorularımızın cevabını bulamadık. Şimdi de görev sefer emri gönderilmiş. Bu, askerin görevini ne kadar ‘ciddiye’ aldığını gösterir. Eğer barış gelecekse bizim gibi ‘Oğlu askerde intihar etti’ denilen çocukların gerçek failleri de bulunmalı. Ben bir babayım. Devlet oğlumun öldürülmediğine, intihar ettiğine beni inandırmak zorunda.”

Umut Anayasa Mahkemesi ve AİHM’de

Olayla ilgili olarak Elazığ 8’inci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı ile Malatya Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2’nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi kovuşturmaya yer olmadığı kararını verdi. Ailenin otopsi, kriminal ve balistik incelemenin sivil kurumlarda yapılması talepleri de geri çevrildi. Oktay Can, yeni delillerin ortaya çıkarılması için oğlunun mezarının açılmasını istedi. O da reddedildi.
İç hukuk yollarının tükenmesi nedeniyle aile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ve Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Şimdi gözleri bu mahkemelerde.

Soru işaretlerinin cevabı yok

Anne Süsenber Can, kendilerine oğullarının 18.00-19.00 nöbetini tuttuğu sırada ‘intihar ettiğinin’ söylendiğini hatırlatıyor. Oğluyla en son o gün saat 16’da konuşmuş. “İzne geleceğim. Mangal yakalım” demiş. Kara haber de saat 23’te gelmiş. Süsenber Can, “Önce ‘şehit oldu’ dediler. Şehit töreni yapıldı. Sonra kendini vurduğu söylendi” diyor. Ailenin içini yıllardır kemiren soru işaretlerinin cevabı şimdilik yok:
İki kez ateşlenmiş
“Otopsi raporuna göre silah alına düz ve dik tutulmuş. Bir insan 4 kilo 250 gramlık G3 piyade tüfeğini bu şekilde kendisine tutup nasıl ateş edebilir? Bunu yapmış bile olsa tüfeğinin savrulması gerekmiyor mu? Er Can’ın silahı yere dikey vaziyette elinde bulundu. Moralinin bozuk olduğu söylendi. Morali bozuksa neden eline silah verilip nöbete gönderildi? Fotoğraflarda Can’ın alnından ve burnunun kenarından vurulduğu görülüyor. Bir insan kendini başından iki kez nasıl vurur? Burnunun yanındaki mermi izi neden estetikle kapatılmaya çalışıldı? Otopsi yapıldığı zaman neden haber verilmedi? Mermi çekirdeği nerede?”