Okuyamamak 13 yaşındaki Meryem'in canına tak etti

Okuyamamak 13 yaşındaki Meryem'in canına tak etti
Okuyamamak 13 yaşındaki Meryem'in canına tak etti

Meryem Polat'ın başında öğretmeni Sezen Demirkol bekledi.

Diyarbakır'da yaşayan 13 yaşındaki Demet'in ismini üvey babası Meryem olarak değiştirdi. Okumak istemesine karşılık defalarca okuldan alındı ve tarlada çalıştırıldı. Öğretmeninin yardımıyla tekrar döndüğü okuldan yine alınmak istenince Meryem'e çizilen kadere isyan etti.






FERİT ASLAN- MUHARREM KONTAZ


DİYARBAKIR - Çermik İlçesi’de 13 yaşındaki Meryem Polat’ın yaşadığı dram, onu intiharın eşiğine kadar sürükledi. Annesi ve babası 4 yaşındayken boşanan ve o dönem adı ‘Demet’ olan, ancak nüfusa kaydedilmeyen Meryem, annesi Emine'nin yanında kaldı. Anne Emine, eşinden ayrıldıktan bir yıl sonra, başından 5 evlilik geçmiş 15 çocuklu 75 yaşındaki Ahmet Polat ile evlendi. Ahmet Polat, küçük kızın Demet olan adını Meryem olarak değiştirip nüfusuna aldı. Ancak üvey baba 3 yıl önce ilköğretim 3'üncü sınıftayken Meryem'i okuldan alıp tarlada çalıştırmaya başladı. Kaymakamlığın düzenlediği kampanya ile yeniden okula dönen Meryem Polat, tekrar okuldan alındı. Öğretmeni Sezen Demirkol'a duygu yüklü bir mektup yazıp yeniden okuluna dönen Meryem Polat, bu kez annesi tarafından yine okuldan alınınca, hap içerek intihara kalkıştı. Diyarbakır’da hastanede tedavisi süren Meryem Polat, “Üvey babamın evine dönmek istemiyorum. Yurda yerleşip okumak istiyorum” dedi.
Adı Meryem olacak olan Demet'in çilesi, 4 yaşındayken 2000 yılında anne ve babasının boşanmasıyla başladı. 3 erkek kardeşi babaları Zülküf Karakış tarafından alınırken, o dönem nüfusa kaydedilmemiş olan Demet ise annesi Emine Karakış ile yaşamaya başladı.
Anne Emine Polat, bir yıl sonra başından 5 evlilik geçmiş, 15 çocuklu 75 yaşındaki Ahmet Polat ile evlendi. Ahmet Polat, yeni eşinin kızı Demet'i nüfusuna geçirirken adını değiştirip Meryem yaptı. Meryem’in annesinin bu evliliğinden de 4 çocuğu olurken, 5’incisine hamile kaldı.

 

ÜVEY BABA OKULDAN ALDI
Kışın Çermik merkez, yaz aylarında ise Kuyu Köyü’nde yaşayan Meryem Polat’ı üvey babası 3 yıl önce İlköğretim 3’üncü sınıfa giderken okuldan alıp, zorla köyde tarla işlerinde çalıştırmaya başladı.
Çermik Kaymakamlığı’nın yeni eğitim öğretim yılının başında ‘Yetiştirici Sınıf Projesi’ kampanyasında, okumayan çocukları okula kazandırmak için yaptığı çalışmada Meryem Polat’ın okula gönderilmediğini belirlendi. Meryem Polat, en azından 5’inci sınıfı bitirinceye kadar okula gönderilmesi konusunda ailesi ikna edilerek okula kazandırıldı.
Çermik Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda, ‘Özel Yetiştirici Sınıfı’na alınan Meryem Polat, burada eğitimin sürdürürken, kendisini okuldan almak isteyen üvey babası ile sorunları da devam etti. Hafta sonlarında okuldan alınıp köye götürülen Polat, defalarca okula gönderilmedi. Bunun üzerine köye giden öğretmenler aileyi ikna ederek her seferinde Meryem'i okula getirdi. Meryem'in Polat’ın başarılı ve zeki bir öğrenci olduğunu farkeden öğretmeni Sezen Demirkol, öğrencisine özel ilgi göstererek her konuda yardımcı oldu.

 

GÖZ YAŞARTAN MEKTUP
Üvey baba okula göndermek istemediği ve zaman zaman dövüp baskı uyguladığı iddia edilen Meryem Polat’ı 15 gün önce hafta sonu iznine geldiğinde bir daha okula göndermedi. Bunun üzerine büyük üzüntü yaşayan Polat, öğretmeni Sezen Demirkol’a mektup yazarak yardım istedi. Öğretmen Demirkol’a yazdığı mektupta okumak istediğini dile getiren Meryem, üvey babasından gördüğü baskı ve duygularını şöyle dile getirdi:
“Sevgili Sezen öğretmenim ne olur beni kurtarın. Ben okumak istiyorum. Hocam, gerekirse beni annemden ayırın. Sanki annem bana bir gün annelik yaptı mı? Babamdan boşanıp gitti evlendi, hiç beni düşünmedi. O zamanlar onun daha gerçek yüzünü görmemiştim. Şimdi evlenmiş, beni de kendisiyle götürdü. O beni kurtardığını düşünüyor. Ama o beni daha çok yaktı. Ben bu dünyadan hiç bir hayır görmedim. Şimdi annemin kocası bana çok çektiriyor. Her zaman yemek kuruyoruz. Bana diyor ki, sen yemeği babanın evinden mi getirdin. Arada bir dövüyor ama dövmekten de beter ediyor. Sen şimdi ben okula gelirken ‘küçük bir çocuk geliyor’ diyordun. Beni arkadaşlarımın yanında hep gülüyordum. Ama için kan ağlıyordu. Çünkü okulda az da olsa yine de mutluydum. Ama şimdi yine aynı cehenemdeyim. Üvey babam her zaman bana hep küfür söylüyor. Bana hep kavaga edince ben ‘Eğer beslemek zorundaysan, istemeseydin beni’ diyorum. O da bana ‘Seni zorla tutan mı var’ diyor. Ama benim başka kimsem yok. Onun için her şeye katlanıyorum. Eğer bilseydim babamdan ayrılmazdım. Ama ayrılmasaydım da, o da annem gibiydi. O da beni hiç düşünmeyecekti. Benim için en uygun olarak yer Çocuk Esirgeme Kurumu’dur. Ama hiç kimse bana yardım etmiyor. Ama ben yine de Allah’a hep yalvaracağım. Öğretmenim eğer annemle konuşursanız ona söyleyin ki, kardeşim Saray okulunda 1- B’de okuyor. Anneme söyleyin kardeşim de benimle birlikte burada yatılı okulda okusun. Ben okumak istiyorum ama o kadar çok istiyorum ki, hiç kimse bu kadar okumayı isteyemez. Ne olur devlet bana, benim gibi tüm kızlara ve erkeklere sahip çıksın. En son umudum sensin, ne olur beni kurtarın. Öğretmenim sana ve devlete yalvarıyorum. Meryem Polat’tan Sezen öğretmene.”

 

‘BAŞLIK PARASIYLA EVLENDİRİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM’
Çermik Yatılı İlköğreim Bölge Okulu'nda sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan 24 yaşındaki Sezen Demirkol, Meryem Polat’ın gönderdiği mektubu okuduktan sonra gözyaşlarını tutamadı. Bekar olan ve öğrencisini çok seven Demirkol şunları söyledi:
“Yazdığı mektup beni çok etkiledi. Meryem çok başarılı ve zeki bir öğrenciydi. Onunla özel olarak ilgileniyordum, Zaman zaman beni evimde ziyaret ediyor, ben de onun ihtiyaçları konusunda yardımcı oluyordum. Ailesi hafta sonlarında gittiğinde onu okula göndermiyordu. Ancak biz ailesini güçlükle ikna gidip, yeniden okula getiriyorduk. Mektubu alınca onun başlık parası karşılığı küçücük yaşta evlendirilebileceğini düşündüm. O gerçekten farklı bir öğrenci, potansiyali ve geleceği olan bir çocuk. O yüzden mekubu alır almaz durumu okul müdürüne bildirdim.”
Çermik Kaymakamı Murat Erkan da Meryem'in mektubunda söz ettiği dövülme olayı ve okuldan alındığı iddiaları üzerine, mektubun bir kopyasını Cumhuriyet Savcılığı’na gönderip yasal soruşturma başlattı. Ardından jandarma ile birlikte öğretmenler köye giderek Meryem Polat’ı alıp okula getirdi.
Meryem Polat’ın bu durumunu öğrenen DHA muhabirleri de Çermik’e giderek kendisi ve öğretmenleriyle görüştü. Meryem Polat, yeniden okula kavuştuğu için çok mutlu olduğunu dile getirdi.



HAP İÇİP İNTİHARA KALKIŞTI
Ancak, geçen cuma günü annesi Emine Polat, Meryem'i okuldan alıp köye götürmek istedi. Köye gitmek istemeyen Meryem, annesi ile birlikte öğretmeni Sezen Demirkol’un evine gitti.
Burada Meryem, öğretmenine üvey babasının yanına gitmek istemediğini söyledi. Annesinin ikna olmayacağını farkeden Meryem Polat, öğreteminin evinden ayrılıp gittiği eczaneden bir kutu ağrı kesici hap alıp teyzesinin evine gitti. Polat, burada hapların hepsini içerek intihara kalkıştı.


HASTANEDE ANNESİ DEĞİL ÖĞRETMENİ KALDI
Annesi ve öğretmeni bir süre haber alamadıkları Meryem’i aramaya çıkarken, teyzesi hap içtiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine öğretmen Sezen Demirkol, öğrencisini hemen Çermik Devlet Hastanesi’ne götürdü. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Polat, ambulansla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı.
Hastanede ilk gün annesinin arayıp sormadığı Polat’ın yanında, öğretmen Demirkol kalıp geceyi geçirdi. Öğrencisinin durumunun iyi olduğunu söyleyen Demirkol, “Annesi bir gün sonra geldi. Meryem, annesine üvey babasının yanına gitmek istemediğini söyledi. Benimle yaptığı sohbetlerle de üvey babasının yanına dönmek istemediğini ve yurtta kalmak istediğini anlattı. O sahip çıkılırsa geleceği olan çok çocuk, bu duruma düşmesine çok üzülüyorum” dedi.(dha)