Öldüren duyarsızlık

The New York Times Türkiye'deki ölüm orucu
eylemini pazar ekinin kapağına taşıdı. Scott Anderson'ın yazısında hükümet ve kamuoyunun tavrı eleştirildi.

NEW YORK - Dünyanın en saygın gazetelerinden The New York Times, pazar eki Magazine'in bu haftaki kapağına Türkiye'deki ölüm orucu eylemlerini taşırken, haberde 'modern tarihte bir iktidara karşı yapılan en
uzun ve en çok kayıp verilen ölüm orucu eylemi' ifadeleri kullanılıyor. Scott Anderson imzalı haberde, New York Times muhabirinin ölüm oruçlarıyla ilgili çarpıcı gözlemleri yer alıyor. Küçükarmutlu'daki 'direniş evlerinde' yapılan eylemin aktarıldığı haberde, muhabirin 'olağanüstü güzel, adeta bir melek gibi' ifadeleriyle anlattığı 22 yaşındaki Fatma Şener'in öyküsü yer alıyor.
Anderson, eylemcilerin genellikle tarihte resmi iktidarlardan yoğun baskı görmüş topluluk ve coğrafyalardan gelmesine dikkat çekiyor. Bu kadar sarsıcı bir eylem karşısında Türk kamuoyunun duyarsızlığının şaşırtıcılığına vurgu yapılarak, kitlelerin yoğunlukla iktidarın bakışını benimsemiş göründüğü belirtiliyor.
Bu bakışın eylemcileri, 'beyinleri yıkanmış teröristler' olarak görmeyi tercih ettiği kaydedilirken, 11 Eylül'deki intihar saldırılarını yapan 19 hava korsanına bakışla bunun arasındaki benzerlik vurgulanıyor. Anderson, bu ağır ve giderek acı verici hale gelen eylemi yapan insanlarla
konuştuğunda gördüğü kararlılık ve inancın etkileyiciliğini belirtiyor. Anderson, Türkiye'deki baskıcı iklimin, demokratik tepkilerin önüne set çektiğini ve çözümü zor olmaması beklenen bir konunun onlarca insanın öldüğü ölüm orucuna varmasında etkisi olduğunu belirtiyor.
Adalet sistemindeki çarpıklıklar İktidarın
F tipi cezaevleriyle ilgili başlayan eylemleri çok 'sert' bir şekilde çözme yoluna gittiğinin belirtildiği haberde,
'Hayata Dönüş' olarak adlandırılan operasyonda 30 mahkûm ve iki güvenlik görevlisinin öldüğünün altı çiziliyor. Anderson, Türkiye'deki adalet sistemindeki sorunların, şu an ölüm orucuna yatmış insanlar üzerinde yarattığı etkileri de anlatıyor. Türkiye'de insanların tutuklanıp aylarca yargılanmadan içeride bırakılabildiği, aylar, yıllar süren yargılamaların ardından aklanabildiğine dikkat çekiliyor. (Dış Haberler)